Saha araştırması: ‘Umut hakkı’nın uygulanmaması süreci yavaşlatır
SAMER’in Barış ve Demokratik Toplum Süreci bağlamında yaptığı saha çalışmasına göre, yurttaşların yüzde 50,5’i “umut hakkı”nın uygulanmamasının süreci yavaşlattığını düşünüyor.
Amed - SAMER Saha Araştırmaları Merkezi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci bağlamında Kürdistan’ın 16 kentinde gerçekleştirdiği saha çalışması sonrası hazırladığı raporu yayınladı.
Çalışma, 16 ilde, 2-5 Mayıs 2026 tarihleri arasında bin 506 kişi ile yüz yüze gerçekleştirildi.
Rapor, Kürdistan’da yaşayan yurttaşların, barış ve müzakere sürecine ilişkin tutumlarının temkinli, parçalı ve sınırlı güvene dayalı bir görünüm sergilediğini ortaya koydu.
Sürece güven güçlü ve istikrarlı bir zemine oturmadı
Raporda, yurttaşların sürece yaklaşımına dair, “Toplumun önemli bir kısmı sürecin sağlıklı ilerlemediğini düşünürken, sürece duyulan güvenin tam anlamıyla güçlü ve istikrarlı bir zemine oturmadığı ölçülmüştür. Araştırma bulguları, ekonomik kriz ve işsizliğin tüm sosyo-demografik gruplar açısından temel sorun olmaya devam ettiğini, barış ve müzakere sürecinin ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun büyük ölçüde hükümet ve Meclis’e yüklendiğini, önemli bir kesimin sürecin ilerleyebilmesi için samimi ve yapıcı bir yaklaşım, somut adımlar, yasal güvenceler ve demokratik reformların gerekli olduğunu düşündüğünü ortaya koymuştur. Ayrıca gündemde olan ‘umut hakkı’nın tanınmaması, bölgede yaşayan geniş bir toplumsal kesim tarafından sürecin ilerlemesini yavaşlatan önemli eşiklerden biri olarak değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Rapora göre, “Türkiye’nin en önemli birinci sorunu nedir?” sorusuna “Ekonomik kriz, işsizlik” yanıtını verenlerin oranı yüzde 43,8, “Kürt sorunu” yanıtını verenlerin oranı ise yüzde 27,1. Yine, “Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerlediğini düşünüyor musunuz?” sorusuna yüzde 47,5 oranında “Hayır” yanıtını veren yurttaşlar, yüzde 30,2 oranında “Evet” yanıtını verdi. Yurttaşların yüzde 22,3 ise “Kısmen” yanıtını verdi.
Sorumluluk hükümette
“Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun hangi kurum/yapı veya kişide olduğunu düşünüyorsunuz?” sorusuna verilen yanıtlar, yurttaşlar nezdinde en büyük sorumluluğun hükümette olduğunu ortaya koydu. Yurttaşlar bu soruya, yüzde 62,3 oranında “Hükümet”, yüzde 23,4 “Meclis”, yüzde 5,7 “Muhalefet”, yüzde 4,9 “Abdullah Öcalan”, yüzde 2,7 “PKK”, yüzde 1,1 “STK’ler” yanıtı verdi. “Yürüyen sürece duyduğunuz güveni 1’den 5’e kadar puanlamanızı istesek kaç puan verirsiniz?” sorusuna ise, “Hiç güvenmiyorum” diyenlerin oranı yüzde 18,5 iken, “Çok güveniyorum” diyenlerin oranı 8,4. Rapora göre, sürecin olumlu sonuçlanacağını düşünenlerin oranı yüzde 26,6 iken, olumsuz sonuçlanacağını düşünenlerin oranı 28,6, bu noktada kararsız olanların oranı ise 12,8.
‘Umut hakkı’
“Umut hakkı’nın henüz sağlanmamış olmasının sürecin hızlanmasını yavaşlattığını düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen yanıt ise, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü noktasındaki talebi ortaya koydu. Yurttaşların yüzde 50,5’i bu soruya “Evet” yanıtını verirken, yüzde 23,5 “Hayır” yanıtını verdi.
Yine raporda, “Barış ve müzakere sürecinin neden sağlıklı ilerlemediğini düşünüyorsunuz?” sorusuna en çok verilen yanıt, somut adımların atılmaması üzerinden olduğu görüldü. Yüzde 36,3 oranında “Somut adımlar atılmıyor” yanıtı verilirken, yüzde 15,5 oranında “Hükümet üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiyor” yanıtı verildi. Aynı soruya, “Taraflar sürece samimi ve istekli yaklaşmıyor” yanıtını verenlerin oranı 8,2’yken, “Taraflar müzakere içinde olmadığı için” yanıtını verenlerin oranı ise, 7,8.
“Bu Pazar bir genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna yüzde 43,1 oranında “Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti)”, yüzde 15,6 oranında “Oy kullanmayacağım”, yüzde 15 oranında “Kararsızım”, yüzde 14,2 “AKP”, yüzde 6,8 oranında ise “CHP” yanıtı verildi.