Süryani ve Ermeni kadınlar: Saldırılar halkların birliğini hedef alıyor

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara tepki gösteren Ermeni ve Süryani kadınlar, bu saldırıların halkların birliğini ve kadınların devrim kazanımlarını hedef aldığını vurgulayarak, ortak direniş ve öz savunma çağrısı yaptı.

RONİDA HACÎ

Hesekê - Suriye geçici yönetimindeki Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ve IŞİD bağlantılı çeteler, Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Saldırılar, 6 Ocak’ta Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde başlarken, Kobanê kenti de kuşatma altına alındı. Saldırılarda çok sayıda sivil katledildi, birçok sivil yaralandı ve binlerce kişi göçe maruz bırakıldı. Benzer saldırılar daha önce Hesekê kentinde de yaşanmıştı. Saldırılarda amaç, ön cephede bir iç savaş çıkarmak ve dayanışma içinde yaşayan toplulukların birliğini bozmak. Süryani ve Ermeni örgütlerinden kadınlar ise ajansımıza yaptıkları açıklamada, devrim sürecinde kadınların elde ettiği kazanımları korumanın herkesin görevi olduğunu vurguladı.

‘Kazanımlarımızı hedef almak istiyorlar’

Süryani topluluğundan Newal Selûm, saldırıların bölge halkını hedef aldığını belirterek, bu bölgelerde sadece Kürt ve Arapların değil, aynı zamanda Süryani ve Ermeni topluluklarının da yaşadığını belirtti. Newal Selûm, “Biz her zaman birlikte yaşadık ve birlik içinde birçok kazanıma sahip olduk. Ama şimdi bu kazanımları hedef almak istiyorlar ve biz bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.

‘Kadınlar silahlanarak, topraklarını korumalı’

Newal Selûm, bu aşamada kadınların rolünün kadın birliği açısından son derece önemli olduğunu vurguladı ve bu saldırıların kadınların elde ettiği kazanımları hedef aldığını belirtti. Özerk Yönetim sisteminde kadınların kendilerini örgütlediğini ve kritik bir rol oynadığını ifade eden Newal Selûm, bu aşamada Kürdistan’ın tüm bölgelerinde ve tüm topluluklarda kadınların birlikte hareket ederek, kadın iradesini kırmayı amaçlayan zihniyete karşı durması gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda Newal Selûm, “Tüm mezhep ve topluluklardan kadınlar artık silahlanarak kendi evlerini ve topraklarını savunmalıdır. Zaman, kendimizi ve varlığımızı savunma zamanıdır” sözlerine dikkat çekti.

‘Saldırlar halklara yöneliktir’

Ermeni topluluğundan Anahîd Qasbiyan ise, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik, özellikle Kürt bölgelerine yapılan saldırıların uluslararası bir komplo olduğunu ve 1999’daki komplonun devamı niteliğinde olduğunu vurguladı. Anahîd Qasbiyan, “Bizim mesajımız şudur: Nasıl ki Önder Apo’ya yönelik komplo boşa çıkarıldıysa, biz de bölge topluluklarıyla birlikte, dayanışma ve destekle bu komployu bozacağız ve mirasımızı, varlığımızı koruyacağız. Tüm dünya bilmelidir ki bu saldırılar Süryani, Asur, Ermeni, Arap ve Kürtlere yöneliktir ve herkes inkar ve imha politikalarına karşı durmalıdır” çağrısında bulundu.

Özerk Yönetim’in Kürt, Arap, Süryani ve diğer halkların kanıyla kurulduğunu vurgulayan Anahîd Qasbiyan, “Özerk Yönetim boşuna ortaya çıkmadı. Bu nedenle yönetimimize sahip çıkıyoruz, çünkü o bizim irademizdir. Halkın iradesi her zaman kazanır. Bu bölgenin halkları olarak birliğimizle kendimizi savunacak ve zaferi çocuklarımızın geleceğine taşıyacağız” dedi.