Rojhilat ve İran’da genel grev: Kadınlar ve gençler hedefte, tutsaklar açlık grevinde

Rojhilat ve İran’ın birçok kentinde pazarlar kapandı, günlük yaşam durdu. Siyasi tutsaklar açlık grevine girerken, güvenlik güçlerinin özellikle kadınlar ve gençler üzerinde yoğunlaşan gözaltıları devam ediyor.

Haber Merkezi - Yedi Kürt partisinin ve sivil toplum örgütlerinin ortak çağrısına yanıt verilerek bugün Rojhilat ve İran’da daha geniş çaplı bir genel greve gidildi.

Sabahın ilk saatlerinden itibaren yansıyan video ve haberlerde, Rojhilat Kürdistanı’nın birçok noktasında kent merkezleri ve mahallelerde pazarların kapalı olduğu görüldü. Bölgedeki bağımsız haber grupları ve insan hakları ağları, Sine ve Kirmanşah’ın “tam greve” katıldığını; İlam, Pawe, İslamabad-ı Garb, Dehgolan, Serpolê Zehab, Sakız, Bane, Merîwan, Dîwandere, Mahabad ve Bokan kentlerinde de esnaf ve işyerlerinin günlük faaliyetlerini durdurduğunu bildirdi. Ayrıca Tahran, Tebriz, Şiraz, Kirman ve Sari gibi İran’ın diğer kentlerinden de grevlere katılım olduğu yönünde haberler geldi.

Tutsaklar grevde

Pazar greviyle eş zamanlı olarak, Sine Cezaevi’ndeki bir grup siyasi tutsak, İran İslam Cumhuriyeti’nin yoksulluk, eşitsizlik ve baskı politikalarına karşı yürütülen halk protestolarıyla dayanışma amacıyla açlık grevine başladıklarını açıkladı. Ortak yayımlanan açıklamada, tutuklular bugün itibarıyla açlık grevine girdiklerini belirterek, “ülke çapında birlik ve dayanışmanın özgürlük ve kurtuluşun habercisi olmasını umut ettiklerini” ifade etti.

Açlık grevine katılan tutukluların isimleri şöyle sıralandı: Serve Pûr Muhammedî, Refîq Selîmî, Muhammed Sadıkî, İdris Menberî, Nadir Behemenî, Yusuf Ahmedî, Feryad Qadirî, Ferdin Moludî ve Muhammed Rehimî (Refîq). Dün de farklı cezaevlerinde kalan Werîşe Muradî, Zeyneb Celalîyan, Sekîne Pervane, Metleb Ahmediyan ve Parîsa Kemalî açıklama yaparak genel grevlerle dayanışma amacıyla açlık grevine katıldıklarını duyurmuştu.

Siyasi partilerden çağrı

Genel grev çağrısı, İran Kürdistanı’ndaki yedi Kürt partisi tarafından ortaklaşa yapıldı. Partilerin yayımladığı bildiride grev, “ülke genelindeki protestolarla dayanışmanın bir göstergesi” ve “baskı ve idamlara karşı bir itiraz” olarak tanımlandı. Vatandaşlardan pazarları kapatmaları ve akşam saatlerinde barışçıl eylemlere katılmaları istendi. Çağrı, dijital medyada geniş biçimde paylaşıldı; esnaf ve bölge halkı da çağrıyı yeniden yayımladı. Bu durum, grevin yerel ve örgütlü bir zemine dayandığını, dış kaynaklı veya dağınık bir çağrı olmadığını gösterdi.

Özellikle kadınlar ve gençler hedef alınıyor

Öte yandan protestoların bastırılmasına yönelik baskı dalgası da sürüyor. Özellikle kadınlar, üniversite öğrencileri ve lise öğrencileri arasında gözaltıların arttığı bildiriliyor. İnsan hakları kaynakları, “Jin, Jiyan, Azadî” hareketinde yaşamını yitirenlerden birinin kardeşi olan Mahsa Basir Tovana’nın şiddet kullanılarak gözaltına alındığını duyurdu. Kürt insan hakları örgütlerinin aktardığına göre, Somesara’da “Jin, Jiyan, Azadî” hareketi sırasında hayatını kaybeden Mehran Basir Tovana’nın kardeşi Mahsa Basir Tovana, Fuman kentindeki bir sokakta sivil giyimli güvenlik güçleri tarafından ağır şiddet uygulanarak gözaltına alındı. Mahsa Basir Tovana, arkadaşı Zeynep Hoşyar ile birlikte, çocuklarının gözleri önünde, onlarca motosikletli güvenlik görevlisi tarafından zorla ıssız bir sokağa sürüklendi. İki kadına yardım etmeye çalışan yurttaşlar ise şok cihazları kullanılarak ve tehdit edilerek dağıtıldı. Gözaltına alınan kadınların nereye götürüldüğü ve yanlarında bulunan çocukların durumu hala bilinmiyor.

Gözaltındakilerin durumları belirsiz

İnsan hakları kaynakları, gözaltındakilerin mevcut durumuna ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığını açıkladı.  İran’ın farklı kentlerinden gelen haberler, öğrenciler, üniversiteliler ve kadınlara yönelik geniş çaplı gözaltıların sürdüğünü ortaya koyuyor. Rojhilat kentleri başta olmak üzere İran genelinde onlarca kadın protestocunun gözaltına alındığını bildiriyor. Gözlemciler, baskının özellikle kadınlar ve genç kuşaklar üzerinde yoğunlaşmasının, iktidar yapısının bu grupların son protesto dalgalarındaki öncü rolü ve dinamizminden duyduğu korkuyu yansıttığını belirtiyor.

Kirmanşah eyaletine bağlı Gilanê Garp kentinde yaşayan Delaram Kazemi de kentte devam eden halk protestoları sırasında İran güvenlik güçleri tarafından ikinci kez gözaltına alındı ve bilinmeyen bir yere götürüldü. Edinilen bilgilere göre Delaram Kazemi birkaç gün önce de gözaltına alınmış, üç gün sonra serbest bırakılmıştı. Ancak Gilanê Garp’ta protestoların sürmesi üzerine yeniden güvenlik güçlerinin hedefi oldu. Haber yayına hazırlandığı ana kadar İranlı yetkililerden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Kentteki yerel kaynaklar, gözaltıların arttığını ve protestocuların bilinmeyen gözaltı merkezlerine sevk edildiğini bildiriyor.