MSD Eşbaşkanı: Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar Suriye’nin birliğini tehdit ediyor
MSD Eşbaşkanı Leyla Kahraman, Halep’te Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırıların insanlığa karşı suç niteliği taşıdığını belirterek, bu saldırıların bir siyasi çözümün yokluğunu ve dışlayıcı politikaların devam ettiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Haber Merkezi – Suriye Demokratik Meclisi (MSD) Eşbaşkanı Leyla Kahraman, Halep’te Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların Suriye toplumunun birliğine yönelik doğrudan bir tehdit oluşturduğunu belirterek, bu saldırıların dışlayıcı politikaların ve kapsayıcı bir siyasi çözümün yokluğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Halep’te yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunan Leyla Kahraman, Suriye’nin yeni ve son derece hassas bir süreçten geçtiğini vurguladı. Leyla Kahraman, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların, Suriye coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olan yerleşim alanlarına karşı bir savaş ilanı niteliği taşıdığını ve ülkenin tamamının güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğini ifade etti.
Yaşananların münferit ya da geçici olaylar olmadığını dile getiren Leyla Kahraman, söz konusu saldırıların, Suriye krizinin başlangıcından bu yana mahalle halkının sürdürdüğü direniş ve dirence rağmen devam eden baskı ve saldırıların bir parçası olduğunu kaydetti. Bu durumun, Suriye toplumunun farklı bileşenlerine yönelik dışlayıcı yaklaşımın yeniden üretildiğini gösterdiğini dile getirdi. Kürt halkının Suriye’nin asli ve ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizdi.
‘Suriye tekçi bir anlayışla inşa edilemez’
Leyla Kahraman, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırıların insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu saldırıların asılsız gerekçelerle gerçekleştirildiğini ifade etti. Söz konusu gelişmelerin, geçici yönetimin gerçek ve kapsayıcı bir siyasi geçiş sürecine girme konusunda samimi olmadığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Leyla Kahraman, Suriye’nin tekçi bir anlayışla inşa edilemeyeceğini vurguladı.
Geçmiş deneyimlerin bu yaklaşımın başarısızlığını defalarca kanıtladığını dile getiren Leyla Kahraman, sahil bölgelerinde ve Süveyda’da yaşanan olaylar, kiliselere yönelik saldırılar ve Halep’teki son gelişmelerin bunun açık göstergesi olduğunu belirtti.
Dışlayıcı politikaların ülkeyi yeni krizlere sürüklediğini ifade eden Leyla Kahraman, bu yaklaşımın ulusal ortaklık zeminini zayıflattığını ve Suriye toplumunun birliğini ve geleceğini tehdit ettiğini kaydetti. Suriye’nin ancak tüm bileşenlerin eşit katılımıyla istikrara kavuşabileceğini vurguladı.
Yıllardır süren saldırı ve kuşatmalara maruz kaldı
Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê sakinlerinin yıllardır süren saldırı ve kuşatmalara maruz kaldığını hatırlatan Leyla Kahraman, yaşananların Suriye’nin farklı bölgelerinde süregelen açık insan hakları ihlallerinin bir parçası olduğunu söyledi. Geçici yönetimle diyalog ve müzakere çağrılarına rağmen sahadaki göstergelerin ciddi bir iradenin bulunmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Mevcut sürecin güçlü bir ulusal birlik ve ortak duruş gerektirdiğini dile getiren Leyla Kahraman, güvenli ve istikrarlı bir Suriye’nin kan dökülerek inşa edilemeyeceğini vurguladı. Yaşananların Suriye halkının kanının soğukkanlılıkla akıtılması anlamına geldiğini belirtti.
Leyla Kahraman ayrıca, Şêx Meqsûd halkı ile iç güvenlik güçlerinin sergilediği direnişin, Suriyelilerin hayalini kurduğu yeni Suriye’nin başlangıcı olabileceğini ifade ederek, bunun gerçek bir ulusal birlik ve hakların tesisine giden yolun işareti olduğunu söyledi.
Son olarak MSD’nin Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu belirten Leyla Kahraman, yaralılara acil şifalar, yaşamını yitirenlere rahmet dileyerek, önümüzdeki dönemin temel başlığının ayrım gözetmeksizin tüm bileşenleri kapsayan ulusal birlik ve uyum olması gerektiğini vurguladı.