Tunus’ta zorbalık intihara sürükledi: Aile, okul ve sivil topluma çağrı
Kasserine’de Zeineb Kasmi'nin zorbalık nedeniyle intihara sürüklenmesi, eğitim kurumları ve aile yapısındaki eksiklikleri gündeme getirirken, kadınlar, zorbalığın önlenmesi için aile, okul ve sivil toplumun işbirliğine dikkat çekti.
İHLAS HAMRUNİ
Tunus – Kasserine’nin Tala bölgesinde yaşayanlar, sekizinci sınıf öğrencisi Zeineb Kasmi’nin okulda yaşadığı zorbalık nedeniyle intihara sürüklenmesi ardından derin şok ve üzüntü yaşıyor. Düşük gelirli bir aileden gelen Zeineb Kasmi, her gün dağlardaki Sidi Souheil Hazırlık Okulu’na yürüyerek gidiyor ve yüksek akademik başarı göstermesine rağmen bazı sınıf arkadaşlarının alayına maruz kalıyordu. Olay, bölgedeki kadınlar, eğitimciler ve sivil toplum aktivistleri arasında geniş yankı uyandırdı ve zorbalığın kök nedenlerinin anlaşılması, önlenmesi ve öğrencilerin korunması çağrısını gündeme getirdi.
Sosyal eğitim uzmanı Farah Balfaleh, zorbalığın özellikle kırsal kesimlerde arttığını belirterek, bu sorunun kök nedenlerinin çeşitli faktörlere dayandığını ifade etti. Ferah Balfaleh, kırsal bölgelerde zayıf altyapı, gençlik merkezlerinin eksikliği ve uygun eğlence alanlarının olmamasının çocukları zorbalığa ve olumsuz davranışlara ittiğini vurguladı. Ferah Balfaleh, "Bu durum, çocukların hayatlarında bir boşluk yaratıyor ve onları olumsuz faaliyetlere yönlendiriyor" dedi.
‘Okullarda nitelikli eğitimci eksikliği var’
Ayrıca, eğitim kurumlarının özellikle çocuk kulübü faaliyetleri konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirten Ferah Balfaleh, kırsal kesimlerdeki okullarda nitelikli eğitimci eksikliğine de dikkat çekti. Zorbalığın sözlü, fiziksel, sosyal ve siber zorbalık gibi birçok biçimde ortaya çıktığını söyleyen Ferah Balfaleh, siber zorbalığın özellikle ebeveyn gözetiminin zayıf olması nedeniyle yaygınlaştığını ve çocukların elektronik cihazlarla yalnız bırakılmasının, onları şiddet ve zorbalık içerikli materyallere maruz bıraktığını ekledi.
Ferah Balfaleh, kırsal kesimlerde zorbalığın arttığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Sözlü zorbalık, kırsal kesimlerde en yaygın biçimlerden biridir. Çocuklar, aralarındaki küçük farklılıkları kullanarak, önemsiz nedenlerle akranlarına zorbalık yapıyorlar. Bu durum, mağdurlara ciddi psikolojik ve fiziksel zararlar veriyor. İstikrarsız bir aile ortamı, zorbalığın yayılmasında çok önemli bir rol oynuyor. Aile içindeki zorbalık, çocukları kendilerini ifade etmek ve dikkat çekmek için sağlıksız yollar aramaya itiyor. Bölgeler arasındaki sosyoekonomik eşitsizlikler de soruna katkıda bulunuyor çünkü çocuklar, kendi durumlarını diğer bölgelerdeki akranlarıyla karşılaştırdıklarında baskı hissetmekte ve bu da zorbalık olarak kendini gösteren içsel şiddete yol açmaktadır."
‘Görmezden gelemeyiz’
Ferah Balfaleh, Zeineb Kasmi gibi zorbalık nedeniyle intihara sürüklenme vakalarının artmasını örnek göstererek, "Bu olguyu görmezden gelemeyiz. Eğitim kurumlarındaki yöneticilerin müdahalesi şart ve sürekli farkındalık kampanyaları düzenlemeliyiz. Gençlik örgütlerine tek başına güvenilemez, özellikle gençlerin bunlara katılma isteksizliği göz önüne alındığında. Bu nedenle aile, okul ve sivil toplumun çabaları birleştirilmeli. Bu sürecin yeterli zaman ve fon gerektirdiğini unutmamalıyız. Ulusal eğitim entegre edilmeli, psikologlar istihdam edilmeli, ebeveynler farkındalık programlarına dahil edilmeli ve çocukların maruz kaldığı çevrimiçi içeriklerin izlenmesi güçlendirilmelidir" ifadelerinde bulundu.
Kültürel alanların eksikliği
Zeineb Kasmi’nin sınıfındaki bir öğrencinin annesi Safwat Ben Kamel, zorbalığın "sessiz ve ölümcül bir tehlike" olduğunu belirterek, başarılı bir dokuzuncu sınıf öğrencisini intihara sürükleyerek ailesini derin bir üzüntüye boğduğunu doğruladı. Olayın yayılmasının, destek yapılarının yetersizliğinden kaynaklandığını ifade eden Safwat Ben Kamel, eğitim kurumlarının rolüne dikkat çekti. Safwat Ben Kamel, bu bağlamda, rekreasyon alanlarının, oyun parklarının ve kültürel etkinliklerin eksikliğine işaret ederek, "Bu ihtiyaçların yokluğu, çocukları ve gençleri enerjilerini boşaltmak ve psikolojik baskılarını hafifletmek için bir çıkış yolu aramaya itiyor" şeklinde konuştu.
Farkındalık kampanyalarına duyulan ihtiyaç
Eğitim kurumlarındaki denetçilerin müdahalesinin gerekliliğini ve bu olgunun göz ardı edilmemesinin önemini vurgulayan Safwat Ben Kamel, günlük baskılar, ebeveyn yükümlülükleri ve eğitim sisteminin kendisinin önemli bir uçurum yarattığını belirterek, sürekli farkındalık kampanyalarına duyulan ihtiyacın altını çizdi. Safwat Ben Kamel, "Okul ödevlerini takip etmek bile ailelerin ödevlerini tamamlamak için geceleri bir araya gelmesini gerektiriyor. Ancak ebeveynler, eğitim kurumlarının içinde veya dışında neler olup bittiğinden habersiz kalıyorlar" dedi.
Özellikle stresli bir eğitim ortamından muzdarip olan, uzun mesafeler yürümek zorunda kalan çocukları ve ailelerini korumak için eğitim, adli, sosyal ve ekonomik sistemlerin sürekli olarak geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Safwat Ben Kamel, bu konuda tüm tarafların sorumluluk taşıması gerektiğini belirtti. Tunus'un zorbalığın temel nedenlerini ele almak ve eğitim ile sosyal ortamları iyileştirmek konusunda önemli zorluklarla karşı karşıya olduğunu kaydeden Safwat Ben Kamel, sosyal ve psikolojik uzmanlar ile hükümet arasındaki işbirliğinin, sosyal ve ekonomik sistemin güçlendirilmesine odaklanarak hem geçici hem de kalıcı çözümlere yol açabileceğini vurguladı. Safwat Ben Kamel, "Sosyal durumun kırılganlığı, çocukların risklere maruz kalmasında önemli bir faktördür" diyerek, bu sorunun çözülmesi için tüm tarafların birlikte çalışması gerektiğini belirtti.
‘Zorbalık alarm verici düzeyde arttı’
İnsan hakları aktivisti Naeema Gharsallah de, eğitim kurumlarıyla olan bağlantısı ve bir anne olarak gözlemlerine dayanarak, zorbalığın alarm verici bir şekilde arttığını ifade etti. Çocukların çoğu zaman farkında olmadan birbirlerine zorbalık yaptığını belirten Naeema Gharsallah, bu olgunun aile ve çevreyle yakından bağlantılı olduğunu vurguladı. Zorbalığın önlenmesi için ailelerin kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğini kaydeden Naeema Gharsallah, çocuklara zorbalığın anlamı ve başkalarının psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini açıklamanın birincil sorumluluk olduğunu söyledi. Ayrıca, öğretmenlerin ve eğitimcilerin bu konuyu öğrencilere düzenli olarak anlatmak için yeterli zaman ayırması gerektiğini dile getiren Naeema Gharsallah, dijital zorbalığın ve akıllı telefonların bu sorunu daha da kötüleştirdiğine dikkat çekti.
Naeema Gharsallah, özellikle kırsal kesimlerde ebeveyn gözetiminin zayıf olması ve uygun rehberliğin eksikliği nedeniyle çocuk intiharlarının arttığını vurguladı. Çocukların korunmasında yakınlarının hayati bir rol oynadığını söyleyen Naeema Gharsallah, eğitim kurumları içinde yapılandırılmış bir ortamın, çocukları koruyarak onlara güvenli bir alan sağladığını ifade etti. Etkili çözümler arasında, çocukların özgüvenlerini artıracak programlar ve aktiviteler yoluyla eğitim kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının ortaklaşa çalışması gerektiğini dile getiren Naeema Gharsallah, böylece daha sağlıklı ve psikolojik olarak daha sağlam bir nesil inşa edilebileceğini söyledi.