Kastik katil sistemine karşı komünal yaşam- 2
Kadın özgürlük sistemi, komünal demokratik toplumun inşasında temel bir rol oynar. Çünkü komünal olmayan bir toplum demokratik olamaz. Kastik katilin yok edilmesi, kadın özgürlük sisteminde gizlidir.
Kadın özgürlük sistemi olarak ‘Komünal yaşam’
NESRİN KILIÇ*
Hücre, canlıların en küçük yapı ve işlev birimidir. Yani bir canlının “yaşıyorum” diyebilmesini sağlayan en temel parçadır. Metabolizma yapar, enerji üretir, çoğalabilir ve çevresiyle etkileşir. Hücrenin kendisi başka hücrelerle bağlantılı olarak komünaldır; toplumsallığın bir bütün içinde kendi işlevinin sürekliliğini sağlayan temel bir ögedir. Tek başına bir hücre bütün işlevselliği ve devamlılığı sağlayamaz.
Hücre tek başına bir bütün gibi görünse de içinde birçok farklı yapı (organel) vardır. Örneğin mitokondri enerji üretir, ribozom protein yapar, lizozom temizlik yapar. Hiçbiri “her şeyi” yapmaz; iş bölümü ve paylaşım vardır. Organeller birbirine bağımlıdır; biri durursa hücrenin dengesi bozulur. Bütün canlılarda iş bölümü, karşılıklı bağımlılık ve ortak amaç (canlılığı sürdürme) üzerine kurulu komünal bir sistem vardır.
Yani canlılardaki biyolojik yapı baştan sona “birlikte var olma”, yani komünal bir yapıyı temsil eder. Hücrenin işlevselliği ve varlığı yaşamsallığın ilk nüvelerini oluşturur. Ama bir hücre tek başına bir yaşamsal işlevselliğe kavuşmaz, tek başına bir canlıyı oluşturmaz. Toplumsallaşamaz, bütünleşemez, varlığını ve çeşitliliğini sürdüremez.
Toplumun hücresi: Komünler
Toplumun hücresi komündür. Komünal olmayan hiçbir toplum bir bütün içinde kendi varlığını sürdüremez. Kendi rengini, kendi enerjisini ve kendi bütünselliğini sağlayamaz. Komün, toplumu gövdeye kavuşturan; enerjisini, rengini ve devamlılığını sağlayan; farklılıklar içinde bir bütün oluşturan toplumsal hücrenin ta kendisidir.
Hücrenin kendisi toplumsaldır, yani komünaldır. Komünal olan ise yaşamsaldır; enerji akışının bütünsellik içinde sürmesidir. Bütün hücreler kendi işlevselliğini kolektif bir işleyiş içinde sürdürerek komünal yapıyı oluşturur. Hücreler kendi içinde uyumlu ve dengeli bir işleyiş içinde birbirinin devamlılığını ve bütünselliğini sağlar.
Her hücrenin varlığı başka bir hücrenin varlığıyla bağlantılıdır. Hücreler varlıklarını bir ahenk içinde sürdürerek farklılıkların bütünselliğini oluşturur. Hiçbir hücre diğer bir hücre üzerinde tahakküm kurmaz; tam tersine uyumlu bir ahenk ve renklilik yaratır.
Toplumun ilk kök hücresi: Kadın
Bu yönüyle komün, demokratik toplumun bedenleşmiş halidir; toplumsal hücrenin kendisidir. Komünal olan özgürdür, sosyalisttir, renklerin bütünlüğünü oluşturduğu için enternasyonalisttir. Komünal olan aynı zamanda dişildir. Dişil olan ise kadındır; kadının var etme enerjisinin toplumsallaşmasıdır. Eğer hücrenin kendisi komünal bir yapıysa, o zaman ilk hücre dişildir; yani kadındır. Kadın toplumun ilk kök hücresini oluşturan, ona hayat veren, renk veren, çoğalmasını ve sürekliliğini sağlayandır. Tarihten günümüze kadar toplumsallık kadın etrafında kendini örmüştür.
Toplumsallığın ilk demokratik yapısını kendi işleyişiyle sağlayan hücrenin kendisi olan kadındır. Kadın, bütünsellik içinde özgürlüğün mihenk taşını oluşturan yapının kendisidir. Kadının enerjisi toplumsallığından ve yaşama verdiği renklerden oluşur. Kadın her renktir; bütün renklerin enerjisini kendi içinde barındırır, doğurur, büyütür ve bütünselliğe ulaştırır.
Önder Apo’nun dile getirdiği şu söz bu gerçeği açıkça ifade eder:
“Komünsüz özgür bir kadının olamayacağı bilinmelidir. Her yere kadın komünleri inşa edilebilir. Yaşamın olmazsa olmaz değeri komündür. Kadın eşittir komünalliktir.”
Bu yaklaşım, kadın özgürlük sisteminin temelini oluşturur. Kadının özgürlüğü ancak komünal örgütlülük içinde gelişebilir. Kadın komünal yaşamın vazgeçilmez, hayati bir hücresidir.
Komünsüz bırakılan kadın bugün kapitalist ve ulus devlet sisteminin reklam panolarında her parçası ayrı bir pazarlık konusu haline getirilmiştir. Toplumsallıktan uzaklaştırılan kadın kendi kök hücresi olan toplumdan koparılmış ve sistemin nesnesi haline getirilmiştir.
Kadını komünaliteden soyutlayan kapitalist modernite, etik ve estetikten yoksun, ruhsuz ve tek tipleştirici bir toplum yaratmaya çalışmaktadır. Kadının bedenini ve emeğini ganimet olarak gören bu sisteme karşı kadın özgürlük sistemi, komünal toplum paradigmasıyla demokratik toplumun inşasının temelini oluşturur.
Çünkü komünal olan etiktir. Paylaşımı esas alır ve farklılıklara rağmen bütünleştirici bir rol oynar. Aynı zamanda estetiktir; bütün renklerin ahengini içinde barındırır ve özgür bir bilinç ile iradeyi ifade eder.
Bu nedenle kadının komünalitesi, kadının örgütlülüğüyle doğrudan bağlantılıdır. Kadın ne kadar örgütlüyse o kadar komünaldir; kadın ne kadar komünalse o kadar özgürlükle bağ kurabilir.
Nasıl ki bir hücre tek başına bütün bir canlıyı oluşturamazsa, kadının olmadığı bir toplumda ya da kadının özgür olmadığı bir toplumda da komünaliteden söz edemeyiz.
Kadın ve doğa ilişkisi
Kadın ve doğa komünaliteyi birlikte oluşturur. Kadın nasıl komünsüz özgür olamayacaksa doğa da kendi ekosistemine kavuşmadığı sürece kendi komünalitesine ulaşamaz. Doğanın ekosistemi; bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar ile onların içinde bulunduğu toprak, su, hava ve güneş ışığının oluşturduğu yaşam bütünüdür. Buna insanın dahil olduğu ikinci doğa da eklenir. Canlıların kendi doğası içinde özgürce yaşayabilmesi, üretebilmesi ve çoğalabilmesi ekolojik komünaliteyi oluşturur. Doğa kendi işleyişini sürdürebildiği ölçüde komünalleşir. Toplum ise kendi kendini yönetebildiği ölçüde demokratikleşir. Demokratikleşen toplum aynı zamanda komünalleşen toplumdur.
Demokratik toplumun tini, yani ruhu komünalitedir. Etik ve estetikten kopmuş bir toplum doğadan kopmuş, ruhsuz bir toplumdur. Ruhsuz toplum ise tekçi bir yapının dışına çıkamaz. Dogmalar ve kalıplarla sıkıştırılmış bir yaşamın mengenesinde acılarla yaşamaktadır.
Bu nedenle kadın özgürlük sistemi, komünal demokratik toplumun inşasında temel bir rol oynar. Çünkü komünal olmayan bir toplum demokratik olamaz.
Kastik katilin yok edilmesi, kadın özgürlük sisteminde gizlidir. Nasıl ki kastik katil kendi sistemini kadın özgürlük sistemi üzerinde kurduysa, demokratik komünal sistemle de çökecektir.
*Mêxmûr Jineoloji Komite Üyesi