Kadınlardan mesaj: İşgalci devletlerin savaşları son bulmalı
Bakur Küdistan’da kadınlar, kadın bedenini ganimet olarak gören savaşlara karşı olduklarını belirtiyor. Kadınlar, göç yollarında yaşanan ihlallere dikkat çekerek, “Savaş istemiyoruz” diyor.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Savaşların olduğu tüm coğrafyalarda kadınlar sistematik olarak tecavüze uğruyor ve şiddetin her türlüsünü yaşıyor. Savaşlar sona erse bile kadınlar yaşamları boyunca savaşın izlerini taşıyor. Bu nedenle kadınlar savaşa karşı her zaman barış cephesinde yer almaya devam ediyor
Ortadoğu merkezli başlatılan savaşlar giderek etkisini artırıyor. Savaş nedeniyle yerlerinden edilen halk, göç yollarında yaşadığı zorlukların yanı sıra gittiği ülkelerde de hayatta kalmak için üstün bir çaba vermek zorunda kalıyor.
Siviller hedef alındı
ABD ve İsrail ile İran’ın karşılıklı saldırıları 12’inci gününe girdi. İran Kızılayı saldırılarda bugüne kadar ABD ve İsrail’in 6 binden fazla sivil birimi hedef aldığını açıkladı. İran’ın BM Daimi Temsilcisi ise, savaşta 300'ü çocuk, bin 332 sivilin öldürüldüğünü belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, savaşın ne zaman sona ereceğine İsrail Başbakanı Netanyahu ile birlikte karar vereceklerini belirtti ve İran'dan kayıtsız şartsız teslimiyet talep etti. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ise bu talebi reddederek, uzun süreli bir savaşa hazır olduklarını söyledi.
Ortadoğu’da savaş sivil kayıplara ve göçlere neden olurken, kadınlar bir kez daha “savaş istemiyoruz” mesajı verdi.
‘Savaşın hedefinde kadınlar ve çocuklar var’
Kadınların savaş istemediğini vurgulayan Wan Rêya Armûşê (İpekyolu) Belediye Meclis üyesi Öznur Evin, “İran ve diğer ülkelerde yaşanan savaşlar en çok kadınları ve çocukları etkiliyor. İran’da bir okula atılan bombada birçok kız çocuğu hayatını kaybetti. Savaş süreçlerinde insanlar göçe mecbur kalıyor. Kadınların göç yollarında zaman zaman hayatını kaybetmesinin yanı sıra gittikleri ülkelerde tacize ve tecavüze maruz kalıyor” dedi.
Devletlerin göçmen kadınlar için yeterli ve iyileştirici bir politika yürütmediğini ifade eden Öznur Evin, “Bu noktada devletlerin kadınlara yönelik daha korumacı politikalar geliştirmesi gerekir” diye belirtti.
Öznur Evin şöyle dedi: “Her savaşta yeni bir göç başlıyor. Göç yollarında en çok kadınlar, çocuklar görülüyor. Savaşta katledilmeyenler ya göç yollarında ya sürgünde hayatını kaybediyor. Bir savaş başladığında hedefine kadını ve çocuğu koyar. Savaşı yürütenler değil kadınlar ve çocuklar savaşın odağında durur.”
‘Ortadoğu’daki savaşların son bulmasını istiyoruz’
Artemêt (Edremit) Belediye Eşbaşkanı Rabia Başak Koç da, “Kadınlar evinden, yurdundan ediliyor. Bu sebepten Ortadoğu’da gerçekleşmesi gereken barış bütün halklar için elzemdir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında Ortadoğu’daki savaşların son bulması ve kadınların kendi evlerinde, yurtlarında, eşit, özgür bir yaşam sürdürebilmelerini temenni ediyorum. Her koşulda kadınlarla omuz omuza olacağız” şeklinde konuştu.
‘Barışın arabulucusu kadındır’
Kürt Dili ve Kültürünü Geliştirme Derneği (KURDİGEH) Eşbaşkanı Arife Arslan, her savaşın bir önceki savaşın devamı niteliğinde olduğunu söyledi.
Arife Arslan, “En fazla etki ettiği kesim ise kadınlar oluyor. Bir yerde savaş başladığında en çok kadını etkiler ama barışın arabulucusu da yine kadındır. Savaşlar kadın bedeni, hakkı, çocukları üzerinden yürütülüyor. Ortadoğu’da göç, talan ve katliamlar yaşanıyor. Emperyalist devletler eliyle bu savaşlar gerçekleştiriliyor. Kadınlar savaş istemiyor” sözlerini kaydetti.
‘Barışın sesini yükseltelim’
27 Şubat 2025 yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının Ortadoğu halkları için bir barış ve demokratik yaşam çağrısı olduğunu vurgulayan Arife Arslan, “Yapılan çağrı sadece Kürt halkı için değil, bütün Ortadoğu için geçerlidir. Çağrının gereklilikleri yerine getirildiği takdirde bütün Ortadoğu’da bir barış ve huzur ortamı oluşabilir. Kürt halkı da Önderliğin çağrısını esas almalı ve yaygınlaştırmalı. Savaş sadece insanları değil canlı olan her şeyi katleder. Biz Ortadoğu halkları için barış, huzur ve özgürlük istiyoruz. Bütün dünyanın vicdani esaslar üzerinde birleşmesi talebindeyiz. Barışın ve özgürlüğün sesini yükseltelim” diye konuştu.
‘Kadınlar ve çocuklar için en temel ihtiyaç barıştır’
Şax (Çatak) Belediye Meclis üyesi Edibe Babur ise, savaşların erkek aklı ve işgalci devletler tarafından yapıldığının altını çizerek, “Bu kirli savaşı kabul etmiyoruz, savaş son bulmalı” dedi.
Edibe Babur, şöyle devam etti: “Kadınlar ve çocuklar özgür bir yaşam sürmeli. Başlayan barış süreci Ortadoğu ve dünya için çok önemli bir noktada. Herkes elini barıştan yana uzatmalı ki barış kalıcı olabilsin. Kadınlar ve çocuklar için en temel ihtiyaç barıştır.”