Göçmen kadınlar: Evlerimize dönebilmek için 10 Mart Anlaşması uygulansın

Tebqa’daki belediye stadyumu kampında kalan yerinden edilmiş aileler, kışın ağır koşulları altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kamp sakinleri, evlerine dönmek için 10 Mart Anlaşması’nın uygulanmasını istiyor.

TABARAK AL-ALİ

Rakka- Kış aylarının etkisini artırmasıyla birlikte mülteci kamplarında yaşam, zorla yerinden edilmiş aileler için her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Kuzey ve Doğu Suriye’nin Efrîn, Şehba ve Til Rifat kentlerinden göç etmek zorunda kalan onlarca aile, Tebqa kentindeki belediye stadyumu kampında zorlu koşullar altında hayatta kalmaya çalışıyor. Kampta bulunan çadırların büyük bölümü yıpranmış ve yetersiz durumda. Isınma imkanlarının sınırlı olması, yağmur ve soğuk havanın çadırlara doğrudan girmesine neden olurken, temiz suya erişim ve hijyen koşulları da ciddi sorun teşkil ediyor. Sağlık hizmetlerinin düzensizliği özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için risk oluşturuyor. Aileler, artan hastalık vakaları ve temel ihtiyaç eksikliği nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Suriye’de Baas rejiminin düşmesinin ardından cihatçı Heyet Tahrir El-Şam (HTŞ) ülke yönetimine getirildi. Rejimin devrilmesini takiben Suriye geçici hükümetiyle yapılan anlaşmanın ardından, göçmenler evlerine dönebilecekleri umudunu taşıyor. Kamp sakinleri, 10 Mart’ta imzalanan anlaşmanın bir an önce hayata geçirilmesini ve güvenli bir geri dönüşün sağlanmasını talep ediyor.

‘İhtiyaçlarımızı karşılayacak yeterli destek yok’

Efrîn’den zorla yerinden edilen Hamida Habash, yaşadıkları zorluklara dikkat çekerek, “Efrîn’den Şehba’ya, oradan da Tebqa’ya göç etmek zorunda kaldık. Buradaki koşullar çok ağır. Şiddetli yağmurlar çadırlarda su baskınlarına neden oldu. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak yeterli destek yok. Çocuklar ve yaşlılar arasında hastalıklar hızla yayılıyor. Çocuklar hastanelere kaldırılıyor, bazıları hayatta kalıyor, bazıları ise yaşamını yitiriyor. Isınma imkanı yok, hiçbir temel donanıma sahip değiliz. Yerinden edilen ailelerin yaşadığı bu acıların sona ermesini istiyorum. Uluslararası kuruluşlara ve dünyaya sesleniyorum: Maddi ihtiyaçlarımızı karşılayın. Acılarımız ancak evlerimize güvenli bir şekilde dönebildiğimizde sona erecek” ifadelerinde bulundu.

‘Yaşam koşulları bizi çok zorluyor’

Bir yıldır Tebqa’daki kampta çadırlarda yaşadığını belirten Farida Ahmed, kış koşullarının yaşamı daha da zorlaştırdığını söyledi. Farida Ahmed, “Kış aylarında durumumuz çok trajik. Buraya ilk geldiğimizde kalacak bir yerimiz bile yoktu ve yaşadığımız zorluklar çok fazlaydı. Aradan zaman geçmesine rağmen koşullar iyileşmedi. Şimdi ise kışa karşı hiçbir imkanımız olmadan, çadırlarda yaşamaya çalışıyoruz. Yaşam koşulları bizi çok zorluyor. İlgili yetkililerin ihtiyaçlarımızı karşılamasını ve durumumuzu iyileştirmesini umut ediyoruz. Savaş istemiyoruz, tek isteğimiz evlerimize dönmek ve barış içinde yaşamak” dedi.