Dêrazorlu kadınlar Şex Maqsud ve Eşrefiye direnişini destekliyor
Dêrazor Kantonu'ndaki Hejin şehrinden kadınlar, cihatçı Heyet Tahrir el-Şam'ın saldırılarına karşı Halep'teki Şex Maqsud ve Eşrefiye mahallelerindeki halkla dayanışma içinde olduklarını belirttiler.
ZEYNEB XELİF
Dêrazor- Cihatçı Heyet Tahrir el-Şam’a bağlı Suriye’nin Halep kentindeki Kürt mahalleleri Şex Maqsud ve Eşrefiye’ye yönelik saldırıları devam ediyor. Bu saldırılar, 1 Nisan’da mahalle konseyi ile Suriye Özerk Yönetimi arasında imzalanan anlaşmanın açık ihlali anlamına geliyor. Saldırılarda ağır silahlar ve dronlar kullanarak savunmasız siviller hedef alındı. Bu saldırılar sonucunda aralarında kadınlar ve çocukların bulunduğu birçok kişi hayatını kaybetti.
Dêrazor Kantonu’na bağlı Hecîn bölgesinden kadınlar, Kürt mahallelerinin hedef alındığını vurguladı ve saldırı altında olan halka destek verdiklerini belirtti. Kadınlar, birlikte hareket ederek mahalle halkının sesini daha güçlü duyuracaklarını ifade ettiler.
‘Hayatımızı ve onurumuzu koruyoruz’
Dêrazor Kantonu Devrimci Gençlik Hareketi yöneticilerinden Nur el-Ehmed, “Şex Maqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik bu sert ve sistematik saldırılara karşı duruyor, duruşumuzu net bir şekilde gösteriyoruz. Bu saldırılar, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu birçok kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına sebep oldu” dedi.
Nur el-Ehmed, bombardımanların ciddi insani sonuçlar doğurduğunu ve sivillerin yaşamını tehdit ettiğini vurguladı. Nur el-Ehmed, sivillerin zorunlu göç ve ağır kuşatma altında yaşadığını ve mahallelerin temel yaşam ihtiyaçlarından yoksun bırakıldığını ifade etti. Nur el-Ehmed şunları söyledi: “Masum siviller hayatını kaybetti, çocuklar açlık ve tehlike ile karşı karşıya. Bazı kadınlar yaşamını yitirdi, bazıları yaralandı ve birçok aile haber alamıyor. Ama biz bu suçlara karşı sessiz kalmayacağız. Faaliyetlerimizi, yürüyüş ve protestolarımızı sürdürerek hayatımızı ve onurumuzu korumak için sesimizi yükselteceğiz.”
‘Her açıdan bir insanlık suçudur’
Şeyha El-Hemed de bu saldırıları kınayarak utanç verici olarak nitelendirdi. Şeyha El-Hemed, “Bu çeteler sivil ya da asker ayrımı yapmadan saldırıyor. Bu eylemler, uluslararası tüm anlaşmalara, dini ve insani değerlere aykırıdır” dedi. Şeyha El-Hemed, kuşatmanın ve mahallelerdeki zorlayıcı durumun, cezai bir politika yürütme anlamına geldiğini ve bunun bedelini kadın, çocuk, hasta ve yaşlıların ödediğini vurguladı. Sivillerin temel ihtiyaçlarından yoksun bırakılmasının her açıdan bir insanlık suçu olduğunu belirten Şeyha El-Hemed, ayrıca Özerk Yönetim’in Kürt mahallelerine yönelik uygulamalarının İslami hoşgörü ve insan hakları değerleriyle çeliştiğini söyledi. Şeyha El-Hemed, bölgesel ve uluslararası aktörlerin sessiz kalmasını kınadı ve sivillere yönelik bombardıman ve ağır silah kullanımının durdurulmasını talep etti.
‘Sivillere karşı organize bir katliam yürütülüyor’
Emel el-Mihemed ise yaşananları kınayarak, Şex Maqsud ve Eşrefiye’deki bombardımanların planlı bir saldırı olduğunu ifade ederek sivil alanlarda bulunan evlerin, okulların ve pazarların kadınlar, çocuklar ve yaşlılarla birlikte hedef alındığını belirtti.
Emel el-Mihemed, uluslararası toplumun sessizliğini kınadı ve bu katliamların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşınmasını ve sorumluların hesap vermesini talep etti. Ayrıca, sessiz kalan kişilerin veya bu suçları teşvik eden ve finanse edenlerin affedilmeyeceğini vurguladı.