Gazze’de savaşın ortasında çalışan ödüllü kadın gazeteciler için etkinlik

Gazze’de savaş sürecinde yaptıkları haber ve belgesellerle uluslararası ve yerel ödüller kazanan Filistinli kadın gazeteciler onurlandırıldı.

RAFIF ESLEEM

Gazze- Gazze’de savaş koşullarında görev yapan ve uluslararası ile yerel ödüller kazanan Filistinli kadın gazeteciler, Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen bir etkinlikle onurlandırıldı. Filistin Gazeteciler Sendikası’nın düzenlediği programda konuşan gazeteciler, ağır bombardıman, kayıplar ve zorlu yaşam koşullarına rağmen sahada kalarak gerçeği dünyaya aktarmayı sürdürdüklerini belirterek, bu tür takdirlerin mesleklerini sürdürmeleri için önemli bir moral kaynağı olduğunu vurguladı.

Filistinli kadınların olağanüstü yetenekleri var

Filistin Gazeteciler Sendikası Cinsiyet Komitesi üyesi gazeteci Şirin el-Kiyali, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Gazze’deki savaş sırasında yaptıkları çalışmalarla uluslararası ve yerel ödüller kazanan kadın gazeteciler için bir onurlandırma programı düzenlediklerini söyledi. Şirin el-Kiyali, etkinlikte 10 kadın gazetecinin ödüllendirildiğini belirterek, bu gazetecilerin yazılı haberler, araştırma dosyaları, belgesel filmler ve insani hikayeler gibi farklı alanlarda çalışmalar yaptığını ifade etti. Çalışmaların aralarında yaşamını yitiren gazeteci Şirin Ebu Akile Ödülü’nün de bulunduğu birçok ödüle layık görüldüğünü kaydetti. Şirin el-Kiyali, ayrıca, hayatını kaybeden gazeteci Meryem Ebu Daka’nın da savaşın haberleştirilmesindeki cesareti nedeniyle verilen uluslararası bir ödül dolayısıyla onurlandırılan gazeteciler arasında yer aldığını belirtti.

‘Ortaya koydukları emek takdiri hak ediyor’

Filistinli kadınların olağanüstü yeteneklere sahip olduğunu vurgulayan Şirin el-Kiyali, özellikle kadın gazetecilerin savaş süresince mesleki çalışmalarını sürdürürken aynı zamanda aile sorumluluklarını da yerine getirmeyi başardığını söyledi. Şirin el-Kiyali, sahadaki olayları belgeleyen gazetecilerin onurlandırılmasının, gerçekleri dünyaya duyurmak için gösterdikleri çabanın takdir edilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Ortaya koydukları emek takdiri hak ediyor” dedi. Şirin el-Kiyali, ayrıca dünyanın her yerindeki kadınları selamlayarak, kadını toplumun ışığı, yarısı ve erkeklerle birlikte inşa ve özgürleşmenin ortağı olarak nitelendirdi.

‘Ödül, Gazze’de tehlike altında çalışan gazetecilere verilen bir takdir’

Belgesel film yapımcısı ve ödül alan gazetecilerden biri olan Şuruk el-Ayile, Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü’nü aldı. Şuruk el-Ayile, sendikanın bu jestini güzel bir adım olarak nitelendirerek, zor koşullara rağmen gazetecilik görevlerini sürdüren kadın gazetecilerin rolünü güçlendirdiğini ifade etti. Aldığı ödülün belirli bir haber ya da görüntülü çalışma için verilmediğini söyleyen Şuruk el-Ayile, Gazetecileri Koruma Komitesi’nin her yıl çatışma bölgelerinde çalışan gazetecileri belirlemek için yaptığı araştırmalar sonucunda ödül sahiplerini seçtiğini belirtti. Bu yıl Gazze’deki kadın gazetecilerin komitenin dikkatini çektiğini ve bu nedenle kendisinin aday gösterildiğini ifade eden Şuruk el-Ayile, başlangıçta ödülü kabul etmekte tereddüt ettiğini, çünkü savaşta ailelerini kaybeden birçok gazetecinin bu ödülü daha fazla hak ettiğini düşündüğünü söyledi.

Şuruk el-Ayile’nin ödüle layık görülmesinin nedeni, eşi gazeteci Rüşdi es-Serrac’ın saldırı sırasında hayatını kaybetmesine rağmen, henüz bebek olan kızına rağmen haber çalışmalarını sürdürmesi oldu. Şuruk el-Ayile, çalışmaya her gittiğinde kızına geri dönüp dönemeyeceğini bilmediğini ve aynı zamanda gazetecilik ekipmanını nasıl koruyacağını düşünmek zorunda kaldığını söyledi.

‘Mücadele tercih değil bir sorumluluk’

Şuruk el-Ayile, iki yıllık savaşın ardından fiziksel olarak hayatta kalmış olsalar bile birçok kadın gazetecinin derin psikolojik etkilerle mücadele ettiğini vurguladı. Bu nedenle moral desteğinin, özellikle de yapılan çalışmaların takdir edilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. “Başarı küçük görünse bile başkalarının takdirini hissetmek Dünya Kadınlar Günü’nde özel bir anlam taşıyor” diyen Şuruk el-Ayile, Gazze’de savaşın 14 binden fazla Filistinli kadının ölümüne yol açtığını da hatırlattı. Bu kadınların yokluğunun bugün hala hissedildiğini belirten Şuruk el-Ayile, kadınların ise mücadeleye devam etmenin bir tercih değil, bir sorumluluk olduğunu hatırlattığını söyledi.

Üç ödül ve araştırmacı gazetecilik çalışması

Gazeteci İbtisam Mehdi ise Gazze’deki savaş süresince üç ödül kazandığını, son olarak ARIJ kuruluşuyla birlikte hazırladığı “Hayalet Keskin Nişancının Kurbanlarını Ortaya Çıkarmak” başlıklı araştırma dosyasının 2025 yılında Arap ve Ortadoğu Gazeteciler Birliği tarafından yılın en iyi araştırması seçildiğini belirtti. İbtisam Mehdi, söz konusu araştırma üzerinde üç aydan fazla çalıştığını ve hedef alınan yerleri belirlemek için bölgeyi 25’ten fazla kez ziyaret ettiğini söyledi. Çalışmanın, kendisine gönderilen siyah-beyaz bir görüntü üzerinden görülen kurbanların kimliklerini araştırmaya dayanarak hazırlandığını ifade etti.

Araştırma sırasında baskılarla karşılaştığını ve birkaç kez tehdit edilip bölgeden çıkarıldığını söyleyen İbtisam Mehdi, buna rağmen kurbanların keskin nişancının iddia ettiği gibi asker değil, siviller olduğunu kanıtladığını dile getirdi. Bugünkü takdirin kendisine umut ve motivasyon verdiğini belirten İbtisam Mehdi, özellikle savaş koşullarında kadın gazeteciler için gazeteciliğin büyük riskler içerdiğini ve bazı hassas konuların ortaya çıkarılmasının zor olduğunu söyledi.

‘Ödül, kadın gazetecilere devam etme motivasyonu veriyor’

Gazeteci İsra el-Belavi ise Gazeteciler Sendikası’ndan ödül töreni daveti aldığında büyük bir minnettarlık hissettiğini belirterek, çalışmalarının takdir edilmesinin gazetecilik faaliyetlerini sürdürmesi için önemli bir destek olduğunu söyledi. İsra el-Belavi, “en iyi kısa insani hikaye yazarı” ödülüne layık görüldüğünü ifade etti.

Gazetecilik çalışmalarını, saldırılarda her şeyini kaybeden Filistinli kadınların sesini duyurmak için bir fırsat olarak gördüğünü söyleyen İsra el-Belavi, Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelen bu ödülün kendisi için büyük anlam taşıdığını dile getirdi. Tüm dünya kadınları gibi kendisinin de verdiği emeklerin görülmesine ve takdir edilmesine ihtiyaç duyduğunu belirten İsra el-Belavi, bu kadınların arasında yer almaktan ve onların alkışını almaktan gurur duyduğunu söyledi.