Ayşe Efendi: Tişrîn Barajı direnişi tarihin akışını değiştirdi

Tişrîn Barajı direnişine üçü kez tanıklık eden Eyşe Efendî, Tişrîn'de verilen sözlerin gerçekleştiğini, direnişin başarılı olduğunu ve bir ülkenin kaderinin değiştiğini söyledi.

BERÇEM CÛDÎ

Kobanê – Kuzey ve Doğu Suriye halkı, Türk devleti ve çetelerinin Tişrîn Barajı’na yönelik saldırılarına karşı barajlarını korumak amacıyla dört ay boyunca nöbet tuttu. 8 Ocak 2025’te bölgenin tüm kantonlarından ilk konvoy baraja doğru yola çıktı, ancak Türk devleti tarafından ağır bombardımana uğradı. Saldırıda 5 sivil yaşamını yitirirken, 16 kişi yaralandı. Buna rağmen halk, kararlılık ve cesaretle Tişrîn’e ulaşmaya devam etti. Her kantondan gönderilen konvoylarla sistematik nöbetler düzenlendi ve halk barajı korumak için güçlü bir irade sergiledi.

Direniş, 100 günden fazla süren mücadele sonunda 5 Mayıs 2024’te Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından sona erdirildi ve bu süreç hem baraj koruma kampanyasının tamamlandığını hem de direniş ruhunun zaferini simgeledi. Çocuklar, kadınlar, gençler, yaşlılar, şehit aileleri ve özel gereksinimli bireyler dahil toplumun tüm kesimleri direnişe katıldı. Tişrîn Barajı’na üç kez giden Fırat Kantonuna bağlı Kobanê şehrinden Eyşe Efendî, Tişrîn Barajı direnişinin birinci yıldönümü hakkında ajansımıza anlattı.

Çocuklarının izinden yürümeye karar verdiler

Baraj savunmasında yaşamını yitirenlere verdikleri sözü hatırlatan Eyşe Efendî, Tişrîn direnişinin duygusal ve ahlaki boyutuna dikkat çekti. Kobanêli kadınların, özellikle de şehit annelerinin yıllardır süren mücadelesine vurgu yapan Eyşe Efendî, çocuklarına özgürlük ve başarı sözü verdiklerini belirterek Tişrîn Barajı’na ulaşmayı bu sözlerin en somut karşılığı olarak gördüğünü ifade etti. Devrimci özveriyle çocuklarının izinden yürümeye karar verdiklerini dile getiren Eyşe Efendî, bu kararlılığın kendilerini şehitlik, aydınlanma ve zafer umuduyla direnişin eşiğine taşıdığını söyledi.

IŞİD çetelerine karşı Kobanê direnişinde de yer alan Eyşe Efendî, iki direniş arasındaki benzerliğe dikkat çekerek Tişrîn’in kendileri için aynı mücadele hattının devamı olduğunu ifade etti. Baraja gitme kararını verdiklerinde bunun yarı yolda bırakılmayacak bir sözün ve yürüdükleri yolun gereği olduğunu bildiklerini belirten Eyşe Efendî, Kobanê’de olduğu gibi Tişrîn’de de güçleri yalnız bırakmadıklarını vurguladı. Devrimci halk savaşı anlayışını esas aldıklarını dile getiren Eyşe Efendî, Kürt halkının direniş iradesinin her yerde aynı olduğunu, Kobanê’de sınır boylarında tutulan nöbetlerdeki azim ve kararlılığın Tişrîn direnişinde de aynı şekilde ortaya konduğunu söyledi.

‘Tişrîn Barajı’na ulaşana kadar 3 kilometre yürüdük’

Tişrîn’e akın eden ilk konvoyların ağır bombardımana maruz kaldığını dile getiren Eyşe Efendî, “Direnişin ilk 50 gününde 24 kişi katledildi ve 221 kişi yaralandı. İkinci konvoydaydım. Yoldayken bombalandık. Bu saldırıda ambulans şoförü şehit düştü, birçok arkadaşımız yaralandı. Bombardıman hiç durmadı. Yol tamamen tahrip olmuştu ama buna rağmen araçlardan indik, kendi yolumuza devam ettik. Tişrîn Barajı’na ulaşana kadar yaklaşık 3 kilometre yürüdük. O anları düşündüğümde bu cesaretin ve gücün bize nasıl geldiğini gerçekten bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu: Bu güç, şehitlerin mirasına ve onların hayallerine verdiğimiz sözlerden geliyor. Korku yoktu, sadece kararlılık vardı” sözlerine yer verdi.

‘Tüm zorluklara rağmen halayımızı çektik, eylemlerimizi sürdürdük’

Eyşe Efendî, 100 günü aşkın süren Tişrîn direnişinin ayrıntılarını kısaca şöyle aktardı:

“Bir şehit annesi Tişrîn’de diz çöküp toprağı öptüğünde, aslında çocuğunun şehit düştüğü yeri de öpüyordu. Yoldaşımız Edlê ‘Biz ölümden daha büyüğüz’ dediğinde, bu söz daha önce Kobanê direnişinde şehit Zehra tarafından, ondan önce ise Amed zindanında şehit Mazlum Doğan tarafından dile getirilmişti. Bu zafer kararlılığı nereden geliyor? Direnişten, muhteşem bir mirastan ve şehitlerimizin umutlarından geliyor. Bu şekilde baraj direnişi tamamlandı. Bir yandan şehitlerimizi toprağa verirken, diğer yandan bombardımanlar nedeniyle Rakka ve Kobanê’ye ulaştıramadığımız yaralıları mevcut imkanlarla tedavi etmeye çalışıyorduk. Bombardımanlara karşı halaylar çekiyor, devrim şarkıları söylüyorduk. O anlarda özellikle gerilla çocuklarımızın halaylarını hatırlıyor, onların ‘kar, yağmur ve bombardımana rağmen eylemlerimizi başarıyla sürdürdük, ardından halay çektik’ sözlerini anımsıyorduk. Annelerimiz direnişin anneleridir. Bu yüzden tüm zorluklara rağmen halayımızı çektik, eylemlerimizi sürdürdük. Oturup üzülmek, ağlamak ve sızlanmak yerine, zaferi halaylarımızla karşıladık.”

‘Tarihin akışını değiştirdik’

Eyşe Efendî, Tişrîn direnişinin yalnızca bir baraj savunması olmadığını, aynı zamanda Kürdistan ve Ortadoğu’ya yönelik planları boşa çıkaran tarihsel bir mücadele olduğunu vurguladı. Bölge için hazırlanan özel bir planın bu direniş ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu proje sayesinde değiştirildiğini belirten Eyşe Efendî, “Her zaman söylerim; Biz iğnelerle kuyuları kazdık ve çocuklarımızın kanı o kuyulardan aktı. Haritamızı çocuklarımızın kanıyla çizdik ve tarihin akışını değiştirdik. Böylece baraja karşı direnişimizi başarıyla taçlandırdık. İstenmesi durumunda Eşrefiyê, Şêxmaqsûd, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê'ye gitmeye hazırız" diyerek sözlerini noktaladı.