İran’daki siyasi tutsaklardan Rojava çağrısı

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara tepki gösteren İran’daki Kürt siyasi tutsaklar Werişe Muradî, Zeynep Celaliyan ve Motabal Ahmadian, “Sloganlarla değil, gerçek dayanışmayla Rojava’nın yanında yer alınmalıdır” çağrısında bulundu.

Haber Merkezi – Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar ve Kobanê kentinin kuşatma altına alınmasına bir tepki de, İran cezaevlerindeki siyasi tutsaklardan geldi. İran hapishanelerinde bulunan üç Kürt siyasi tutsak Werişe Muradî, Zeynep Celaliyan ve Motabal Ahmadian, Kobanê’ye destek amacıyla kaleme aldıkları ortak mektupta, İran ve dört parça Kürdistan’daki tüm özgürlük arayanları ve gençleri Kuzey ve Doğu Suriye’nin yanında olmaya çağırdı.

Mektupta şu ifadeler yer aldı:

“Bugün Kobanê ve Rojava’da yaşananlar, Ortadoğu’da ve özellikle Kürdistan’da aynı tarihsel şiddet döngüsünün tekrarının bir işaretidir. Bu döngü sivilleri defalarca yok etmiş, kuşatmış ve baskı altına almıştır. 2014’teki Kobanê savaşı yalnızca bir askeri çatışma değil, direnişin anlamını ulusal sınırların ve siyasi denklemlerin ötesine taşıyan bir savunmaydı. Bu savaşta, Kobanê’nin düşmemesi için her yaştan insan, gerek evlerinde ve gerekse de savunma hatlarında yer aldı. Direniş sırasında 815’ten fazla direniş gücü mensubu ve sivil hayatını kaybetti. Bu, halkın IŞİD’in karanlık güçlerine karşı direnişteki tarihsel rolüne açık bir tanıklıktır.

Bugün de direnişin anlamını boşaltma çabaları devam ediyor. Rojava halkı üzerindeki baskılar, Kobanê direnişinin sembolünü zayıflatma ve direnişi başarısız olarak yeniden tanımlama girişimleri sürüyor. IŞİD ve onun şiddet yanlısı yeni versiyonları, bölgesel ve küresel güçlerin desteğiyle farklı biçimlerde ortaya çıksa da, bu değişiklikler direnişin gerçek anlamını yok edemez. Bu coğrafyanın insanlarının deneyimi, direnişin bilinç, toplumun özgür iradesi ve kendini savunma hakkına dayanıyorsa sonuçsuz olmadığını göstermiştir.

Biz, İran'da aynı türden baskı güçlerinin pençesinde hapsolmuş Kürt siyasi tutsaklar olarak, bu savunmanın siperlerinde bulunmaktan mahrum bırakıldık. Ancak bu mahrumiyet, uyanmış vicdanların omuzlarındaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Şimdi Kürt halkının, Rojhilat Kürdistan gençliğinin, İran gençliğinin ve tüm özgürlük arayanların, sloganlarla değil, gerçek dayanışmayla Rojava’nın yanında yer almalıdır. Direnişin anlamını koruma, insanlığı, onuru ve özgürlüğü savunmanın sahada zafer getirebileceğini bir kez daha kanıtlama zamanıdır.”