İran’da 9 avukat gözaltında: Af Örgütü’nden işkence ve kaybetme uyarısı
İran’da protestoların başladığı 28 Aralık 2025’ten bu yana ülke genelinde 9 avukat gözaltına alınırken, Uluslararası Af Örgütü ise binlerce kişinin işkence, cinsel şiddet, zorla kaybetme ve adaletsiz yargılanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Haber Merkezi - İran’da protestoların ardından gözaltı dalgası sürüyor. Ülke genelinde 9 avukatın gözaltına alındığı bildirildi. Uluslararası Af Örgütü ise yayımladığı açıklamada, protestolar kapsamında gözaltına alınan binlerce kişinin işkence, kötü muamele ve zorla kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
Af Örgütü’nden işkence ve zorla kaybetme uyarısı
Uluslararası Af Örgütü, 30 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı açıklamada, İran’daki insan hakları durumuna ve protestolar kapsamında gözaltına alınan binlerce kişinin akıbetine ilişkin uyarıda bulundu. Açıklamada, keyfi biçimde gözaltına alınan kişilerin işkence, kötü muamele, cinsel şiddet ve ağır biçimde adaletsiz yargılamalar sonucunda uzun süreli hapis ya da idam cezası riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.
Af Örgütü, birçok kişinin zorla kaybedilme durumunda olabileceğine dikkat çekerek, 28 Aralık 2025’te başlayan protestoların ardından yargı erkinin savcılara “tavizsiz hareket edin” talimatı vermesinin ve protestoları ağır suçlarla eş tutmasının endişeleri artırdığını kaydetti.
Gözaltılar, sağlıkçılara baskı ve hastanelerden alıkoymalar
Açıklamada, ülke genelinde gözaltına alınanlar arasında protestocuların yanı sıra insan hakları savunucuları, yaralılara yardım eden sağlık çalışanları, avukatlar, etnik ve dini azınlıkların üyeleri, gazeteciler ve üniversite öğrencilerinin de bulunduğu belirtildi. Af Örgütü, işkence altında alınan zorla “itiraflara” dayanılarak ağır cezalar verilebileceği uyarısında bulundu.
Ailelerin ve hak örgütlerinin birçok gözaltının nerede ve hangi koşullarda tutulduğuna dair bilgi alamadığı, yetkililerin ise sık sık gözaltıların akıbeti ve yerini açıklamayı reddettiği ifade edildi. Bu durumun uluslararası hukuka göre suç sayılan zorla kaybetme riskini artırdığı belirtildi.
Af Örgütü ayrıca, bazı kişilerin cezaevleri ve resmi gözaltı merkezlerine gönderildiğini, ancak bazılarının askeri kışlalarda, depolarda ya da resmi kaydı olmayan yerlerde tutulduğunu bildirdi. Bu koşulların işkence ve kötü muamele riskini yükselttiği vurgulandı.
Açıklamada yer verilen bir örnekte, Af Örgütü’nün belgelediği bilgilere göre güvenlik güçlerinin 9 Ocak 2026’da Gilan eyaletinin Reşt kentinde Amir Hüseyin Kadırzade adlı bir protestocunun evine baskın yaptığı, kendisi ve iki kız kardeşine cinsel şiddet uyguladığı kaydedildi. Açıklamada, güvenlik güçlerinin Amir Hüseyin Kadırzade ve kız kardeşlerini - biri 14 yaşında bir çocuk olmak üzere - evde bulunanların önünde zorla soyduğu ve vücutlarında metal saçma araması yaptığı belirtildi.
Af Örgütü, protestolar sırasında yaralanan kişilere yönelik şiddetin de kayda geçtiğini belirterek, güvenlik güçlerinin yaralı protestoculara yeterli tıbbi bakım sağlanmasını engellediğini, hatta bazı hastanelerden çıkarılan kişilerin gözaltına alındığını ifade etti. Açıklamada, gözaltında yaşamını yitirme riskinin bu nedenle arttığı vurgulandı.
Bunun yanı sıra sağlık çalışanlarına yönelik baskılara da dikkat çekildi. Af Örgütü’nün aktardığına göre, 8-9 Ocak 2026’daki protestoların bastırılmasının ardından İsfahan’da güvenlik güçleri hastane personeline, kurşun ya da metal saçma yaralanması olan hastaların bildirilmesi yönünde talimat verdi. İki kaynağa dayanarak yapılan açıklamada, İsfahan ve Çeharmahal ve Bahtiyari eyaletlerinde yaralı protestocuların, hayati tıbbi bakıma ihtiyaç duyanlar da dahil olmak üzere, hastanelerden gözaltına alındığı belirtildi.
Af Örgütü ayrıca, bazı sağlık çalışanlarının da protestoculara hastane dışında tıbbi destek verdikleri gerekçesiyle keyfi olarak gözaltına alındığını kaydetti.
Gözaltındaki 9 avukata dönük suçlamalar net değil
Şark gazetesinin haberine göre, protestoların başlamasından bu yana ülke genelinde 9 avukat gözaltına alındı. Habere göre gözaltına alınan avukatlar Şima Kuşe, Nazanin Beraderan, Muhammedhadi Caferpur, Mehdi Ensari, Cafer Zarei, Mehran Ensari, Cafer Keşaverz, İnayetullah Keramati ve Umid Darabi olarak sıralandı. Avukatların ikisinin Tahran’da, altısının Şiraz’da ve birinin Meşhed’de gözaltına alındığı aktarıldı.
Haberde ayrıca, birçok kentte başka avukatların da geniş çaplı şekilde ifadeye çağrıldığına yer verilirken, gözaltına alınan avukatlara yöneltilen suçlamalara dair net bilgi bulunmadığı belirtildi. Avukatların çoğunun aileleriyle yalnızca kısa görüşmeler yapabildiği, dosyalarının ise henüz soruşturma aşamasını aşmadığı ifade edildi.
Avukatlar soruşturma dosyalarına erişemiyor
Şark’ın haberinde, gözaltına alınan avukatların dosyalarını üstlenen meslektaşlarıyla yapılan görüşmelere de yer verildi. Avukatlar, soruşturma aşamasında dosyaları incelemelerinin engellendiğini belirterek, bu durumun ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti.
Avukat Mahmud Behzadi Rad, Şima Kuşe’nin dosyasının 23’üncü Devrim Mahkemesi’ne sevk edildiğini aktararak, dosyanın daha önce 4’üncü soruşturma şubesinde bulunduğunu ancak müvekkilinin tutukluluk kararına itiraz etmesi üzerine itirazın değerlendirilmesi için 23’üncü şubeye gönderildiğini söyledi. Behzadi Rad, soruşturma ve savcılık aşamasında avukatların dosyaya erişimine izin verilmediğini belirterek, yalnızca yargının 48’inci madde kapsamındaki avukatlarının savcılık aşamasında bulunabildiğini, bağımsız avukatların ise dosyayı inceleme ve takip etme imkânı olmadığını ifade etti. Behzadi Rad, Şima Kuşe’ye yöneltilen suçlamalara ilişkin net bilgi bulunmadığını da dile getirdi.