‘Suriye’deki seçimler halkları temsil etmiyor’
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nden Meryem İbrahim, Suriye’de planlanan seçimlere dikkat çekerek, Suriye halkını temsil etmeyen seçimlerin, merkezileşmeyi dayattığını ve durdurulması gerektiğini ifade etti.

NUR EL-AHMED
Rakka- Suriye, Eylül ayında yapılması planlanan parlamento seçimlerine hazırlanıyor. Ancak bu seçimler, 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin ardından ülkede gerçekleştirilecek ilk seçim olmasına rağmen tartışmaların gölgesinde ilerliyor. Seçimlerin 15-20 Eylül tarihlerinde yapılacağı belirtiliyor. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sosyal İşler ve Emekçiler Konseyi Eşbaşkanı Meryem İbrahim, planlanan parlamento seçimlerini “merkezileşmenin dayatılması” olarak nitelendirirken seçimlerin birçok kenti kapsamaması nedeniyle sonuçlarının gayrimeşru olacağını söyledi.
Suriye’de kabul edilen yeni seçim yasası, halkın iradesi dışında hazırlanarak Cumhurbaşkanı’na parlamentonun üçte birini atama yetkisi verdi. Ayrıca Rakka, Hesekê ve Süveyda seçim kapsamı dışında bırakıldı. Bu durumun 8 milyondan fazla insanın iradesinin yok sayılması anlamına geldiğini belirten Meryem İbrahim, bunun “ülkeyi bölmeye dönük bir niyetin göstergesi” olduğunu vurguladı. Meryem İbrahim, seçimlerin "Suriye'nin durumunu yeterince temsil etmediğini" ve seçim ‘operasyonunun’ Halk Meclisi’ni göreceli temsil açısından etkileyeceğini dile getirdi.
‘Dışlanma parçalama niyetinin kanıtıdır’
Rakka, Hesekê ve Süveyda'deki seçimlerin ertelenmesi ve bu sandalyelerin boş bırakılması kararına ilişkin olarak Meryem İbrahim, "Rakka ve Hesekê'nin güvenlik ve asayiş eksikliği ve bu bölgelerdeki halkların seçim sürecinde temsil edilmemesi bahanesiyle dışlanması, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerini bölme ve parçalama niyetinin kanıtıdır. Kuzey ve Doğu Suriye en güvenli ve emniyetli bölgedir. Sekiz milyondan fazla Suriyelinin dışlanması gayri meşrudur ve nihai sonuçların meşruiyetini zayıflatacaktır" diye vurguladı.
‘Seçimler başarılı olmayacak’
Suriye halkının gerçek anlamda demokratik bir sistem ve temsili seçimler umuduna işaret eden Meryem İbrahim, "Suriye halkı krizin en ağır bedelini ödedi. On dört yıl boyunca birçok fedakârlık yaptılar, ancak hayal ettikleri Suriye'ye ulaşamadılar. Suriye halkı, seçim sistemi, ilan ediliş biçimi ve eski rejiminkine benzer otoriter zihniyetiyle benimsenen yaklaşım konusunda iyimser değil” şeklinde konuştu.
‘Güven zedeleniyor’
Meryem İbrahim, seçimlerin düşük katılımla, Suriyeliler için gerçek demokrasi ve adaletten uzak bir atmosferde gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini ifade ederek "Özellikle eski Esad rejiminin devrilip Heyet Tahrir el-Şam'ın geçici yönetime gelmesinin ardından yaşanan hassas koşullar ve gerginlikler ışığında, Suriye mezhep çatışmalarına ve mezhepsel anlaşmazlıklara tanık oluyor. Son zamanlarda mezheplere karşı katliamlar yapılıyor. Bu durum, Suriye halkının güvenlik ve sosyal durumunda bir istikrarsızlık yaratıyor. Yaşananlar yeni hükümet sistemine olan güveni zedeliyor. Suriye halkının bu seçimler hakkındaki görüşü de budur" diye ifade etti.
‘Kadın kotası beklentileri karşılamıyor
Meryem İbrahim, kadınların seçim sürecine katılım oranının gerçek rollerini marjinalleştirdiğini ifade ederek "Seçim sürecinde kadın kotası koymak, kadınların gerçek rolünü temsil etmiyor. Kadınların gerçek rolü marjinalleştirme olarak değerlendiriliyor. Bu küçük oran, kadınların siyasi yaşamdaki rolünün güçlenmesine katkıda bulunmayacak" dedi. Meryem İbrahim, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
"Özerk yönetim sisteminde kadın kotası deneyimi ve erkeklerle eşit varlığı, eşit ve katılımcı bir yaşam anlayışının pekiştirilmesinde, özgür ve demokratik bir toplum inşa edilmesinde en önemli dayanaklardan biridir. Bu nedenle, kadınları dışlamak değil, her alanda yer almalarını ve yüzde elli oranında temsil etmelerini sağlamak gerekiyor. Adil ve demokratik bir Suriye'ye giden yol budur."
‘Suriye’nin istikrara ihtiyacı var’
Şam ile müzakerelerde bulunan Özerk Yönetim heyetinin sözcüsü olan Meryem İbrahim, bölünmeyi artıran ve Suriye'nin geleceğine hizmet etmeyen bir yaklaşımdan uzaklaşılması çağrısında bulundu ve “Bu seçimler bu şekilde tek taraflı olarak yapılırsa, Suriye'de ekonomik ve siyasi istikrara doğru gerçek bir adım atılamaz. Çünkü Suriye, uzun süren krizin ardından istikrara acilen ihtiyaç duyuyor. Hâlâ birçok sosyal ve ekonomik zorluk ve engel mevcut ve uluslararası toplum, Suriye halkını temsil etmeyen bu seçimlere müdahale ederek onları durdurmalıdır” dedi.