Psikolog Şehin Ömer: Psikolojik destek tabu olmaktan çıkarılmalı
Halepçeli psikolog Şehin Ömer, ekonomik zorluklar ve teknolojinin bilinçsiz kullanımının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek, psikolojik destek almanın tabu olmaktan çıkarılması gerektiğini vurguladı.
MİHRİBAN SELAM
Halepçe - Günlük yaşamın artan baskısı, ekonomik sıkıntılar ve teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesi ruh sağlığını her zamankinden daha kırılgan hale getiriyor. Uzmanlara göre depresyon, kaygı ve psikolojik baskılar zamanında ele alınmadığında hem bireysel yaşamı hem de aile ve toplum ilişkilerini derinden etkiliyor. Halepçeli psikolog Şehin Ömer, ruh sağlığının yalnızca hastalık olmaması değil; huzur, umut ve yaşamı sağlıklı yönetebilme kapasitesi anlamına geldiğini belirterek, ruhun da beden gibi korunması gerektiğine dikkat çekti.
Halepçeli psikolog Şehin Ömer, ajansımıza yaptığı değerlendirmede ruh sağlığının duygular üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu belirterek, “Psikolojik yönümüzün farkında olmalı ve sağlıklı kalmasına önem vermeliyiz. Ruh sağlığı düşünme biçimimizi ve toplum içinde başkalarına karşı davranışlarımızı etkiler” dedi.
Ruh sağlığının herkes için önemli olduğunu ancak kadınlar açısından ayrı bir hassasiyet taşıdığını ifade eden Şehin Ömer, kadınların çocuklarla temas ve yetiştirme sorumluluğu nedeniyle psikolojik olarak dengeli olmalarının sağlıklı bir nesil ve sağlıklı bir toplum açısından belirleyici olduğunu vurguladı.
‘Teknoloji ruhsal hastalıkların başlıca nedenlerinden biri’
Uzmanlar, psikolojik baskı, kaygı ve depresyonun erken dönemde ele alınmaması halinde daha büyük sorunlara yol açabileceğini; iş hayatını, eğitimi ve sosyal ilişkileri olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Bu nedenle ruhsal sorunlar hakkında konuşmanın bir utanç ya da tabu olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulanıyor.
Şehin Ömer, özellikle teknolojinin hızla yayılmasının ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler yarattığına dikkat çekerek, düzenli ve sağlıklı uykunun bozulmasının doğrudan psikolojik dengeyi etkilediğini, bunun da depresif duygulara yol açabildiğini ifade etti. Kişinin farkında olmadan kaygı, iç sıkıntısı ve ruhsal ağrı biriktirebildiğini belirten Şehin Ömer, bu durumun gençler, çocuklar ve yetişkinler için geçerli olduğunu söyledi.
Teknolojinin artık evlerin içine kadar girdiğini dile getiren Şehin Ömer, bu nedenle bilinçli kullanımın şart olduğunu vurguladı. Planlı ve programlı bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde ekonomik ve sosyal koşulların da ruh sağlığı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Şehin Ömer, günlük temel ihtiyaçların karşılanamamasının ise bireyde psikolojik boşluk ve yetersizlik duygusu yaratabileceğini ifade etti.
‘Bedenimize verdiğimiz önemi ruhumuza da vermeliyiz’
Şehin Ömer, maaşsızlık ve ekonomik güvencesizliğin ruh sağlığının bozulmasında temel etkenlerden biri olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Kadın ve erkeklerin birlikte, planlı bir şekilde kendileri üzerinde çalışmaları gerekiyor. Karşılıklı suçlamalar psikolojiyi yıpratır. Özellikle kadınların planlı hareket etmesi önemli. İnsanlar nasıl ki el ya da ayak ağrısı için doktora gidiyorsa, psikolojik sıkıntılar için de bir uzmana başvurmalı. Çünkü biriken ruhsal sorunların geleceği belirsiz ve daha ağır sonuçlar doğurabilir.
Psikoloji uzmanlarının en büyük kaygısı, ruhsal sorunların her geçen gün artıyor olması. Eğer anne depresifse, depresif bir çocuk yetişir. Aile içindeki ruhsal durumun çocuklar üzerinde çok etkisi var. Herhangi bir belirti ortaya çıktığında vakit kaybetmeden uzman desteği alınması, durumun tehlikeli aşamalara ulaşmasını engeller.
Ruh sağlığı yalnızca hastalık olmaması anlamına gelmez; huzur hissi, geleceğe dair umut ve yaşamı yönetebilme kapasitesidir. Bedenimize verdiğimiz önemi ruhumuza da vermeliyiz.”