Toplumsal baskılara rağmen Güney Tunuslu kadınlar yazmaktan vazgeçmiyor

Güney Tunus’ta toplumsal baskı ve yayın zorluklarına rağmen eserleriyle seslerini duyuran kadın şairler ve öykü yazarları, şiir ve öyküyle hem kendilerini hem de kadınların rolünü görünür kılıyor.

İHLAS HAMRUNİ

Tunus- Güney Tunus’ta kadın şairler ve öykü yazarları, hem muhafazakar toplumun baskıları hem de eserlerini yayınlama ve tanıtma zorluklarıyla karşı karşıya. Sosyal kabulün sınırlı olması ve tanıtım fırsatlarının yetersizliği, kadın yazarların yaratıcı alanlarını daraltsa da onlar, direnç ve kararlılıkla kendilerini ifade etmeye devam ediyor.

Tunus’un Tozeur vilayetinden şair ve öykü yazarı Zoubeida Arfaoui, toplumsal geleneklerin özellikle kadın şairleri etkilediğini söyleyerek, özgürlüğün yazıyla ayrılmaz bir bütün olduğunu belirtiyor. Zoubeida Arfaoui, “Toplumumuzda kadınlar, hayal güçlerini ve özgürlüklerini yazıda serbest bırakmadan önce binlerce kez düşünüyor. Okuyucular metni şairden ayırmıyor, her eserimde beni görüyorlar. Yazmak sadece bir yaratıcı eylem değil, aynı zamanda kişisel öyküyü ve kendini ifade etme biçimidir. Eserimi yazarken, yaratıcılık ile kişisel yaşamımı birbirinden ayıramıyorum” diyor.

‘Baskılarım üstesinden geldim’

İnsan bedeni ile ilgili konuları ele alırken karşılaşılan sosyal zorluklara dikkat çeken Zoubeida Arfaoui, "Bir erkek insan bedeni hakkında yazdığında normal karşılanıyor, ancak bir kadının metni bu konuda reddediliyor, şaşkınlık ve eleştiriyle karşılanıyor. Kadınların metinleri 'kaba' veya 'düşüncesiz' gibi uygunsuz terimlerle etiketleniyor. Bu baskılar beni ilk yıllarda çok etkiledi, ancak daha sonra bunların üstesinden geldim. Bu görüşleri umursamayı bıraktım" diye belirtiyor.

‘Alay ile aşağılamayla karşılaştım’

Yayıncılık ve dağıtım konusuna da değinen Zoubeida Arfaoui, asıl zorluğun yayınevlerinin tutumu olduğunu belirtiyor. Özellikle kâr amacıyla romanlara odaklanılması nedeniyle şiir basımının ve yayıncılığının kolay olmadığını vurgulayan Zoubeida Arfaoui, "İlk kitabımı kendim dağıttım, kültür merkezlerini, okulları ve enstitüleri ziyaret ettim ve alay ile aşağılamayla karşılaştım" sözleriyle yaşadığı engellere dikkat çekiyor.

Kültür toplulukları ve yerel yetkililerden destek aldıklarını belirten Kebili şehrinden şair Najwa Noui ise, bunun yetersiz kaldığını söylüyor. İç bölgelerdeki kadın edebiyat hareketinin daha fazla tanınmaya, desteğe ve farkındalığa ihtiyacı olduğunu vurgulayan Najwa Noui, kadın şiirinin kadınların kalıplaşmış imajını değiştirme ve onlara aktif, bağımsız bir rol kazandırma potansiyeli taşıdığını kaydediyor. Najwa Noui, kadın şairlerin edebi ve sanatsal eserlerini yayınlamada çeşitli zorluklarla karşılaştığını ifade ederek, "Öncelikle kadınlar, ailelerinden başlayarak sosyal eleştirilerle yüzleşiyor. Bazıları bu deneyimler nedeniyle reddediliyor” sözleriyle bazı toplumların kadınları yazar olarak kabul ettiğini, ancak eserlerini yayınlamalarına izin vermediğini aktarıyor.

‘Kadınlar hedef alınıyor’

Toplumun, özellikle kadınların teknolojiyle ilişkilerinde olumlu değişiklikler yaşandığını belirten şair Najwa Noui, teknolojinin kadınlara önce yayıncılık, sonra görünürlük ve üçüncü olarak da toplumsal katılım imkanı sağladığını söylüyor. Aynı zamanda teknolojinin olumsuz yönlerine de dikkat çeken Najwa Noui, taciz ve eleştirilerle kadınların sık sık hedef alındığını dile getiriyor. Najwa Noui, bu durumla kültürel ve sosyal farkındalıkla başa çıktığını ve tacizle doğrudan yüzleşmek yerine eserlerini olumlu şekilde sunmayı tercih ettiğini belirtiyor. Şair, bir kadının sunduğu her şeyin toplumda yankı bulması ve ikna edici olması gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü ikna, engelleri aşmanın anahtarıdır” diyor.

Başarıya giden yolda fedakarlığın önemine dikkat çeken Najwa Noui, yolun ister kültürel, ister yaratıcı, ister kişisel olsun kolay olmadığını söylüyor. Hedeflerine ulaşmak isteyenlerin zorluklara, engellere ve aksiliklere katlanması gerektiğini ifade ediyor. Yayıncılıktaki finansal zorluklara da değinen Najwa Noui, ailesinden ve özellikle eşinden aldığı desteğin çalışmalarını sürdürmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor. Şair, üçüncü şiir koleksiyonu ‘Düşen Aynalar’ı bu destek sayesinde hazırlayabildiğini ifade ediyor.

‘Fırsatlar mevcut, ancak yetersiz’

Kasserine kentinden şair ve öykü yazarı Fatima Barkawi de, edebi çalışmalarının şiir ve öykü arasında bölündüğünü söylüyor. 2023’te “Söylediklerimi Söylemem İçin Beni Tutun” adlı şiir koleksiyonunu yayımladığını ve daha önce iki öykü koleksiyonu çıkardığını hatırlatıyor: “Güven Zor Unutulabilir” (2015) ve “Gölgelerin Güneşten Bir Payı Var” (2020).

Fatima Barkawi, kadın şairlerin durumunun sosyal çevreye göre değiştiğini belirterek, “Bazı bölgeler, özellikle daha büyük valilikler, kadınlar için işleri kolaylaştırırken, diğerleri yazmanın topluma faydalı olmadığına dair yaygın görüş nedeniyle yolu zorlaştırıyor. Şiir yazmak kısa öyküye göre daha zorlayıcı. Kısa öykü yazımının arkasına saklanılabilirken, şiir yaratıcı benlikten doğan ve bazen kişisel deneyimle karıştırılabilen bir söylemdir. Ancak asıl zorluk, bu deneyimin sürekliliğini korumakta yatıyor” diye kaydediyor.

Özellikle dijital iletişimin yaygınlaşmasıyla birlikte yayıncılık ve kendini tanıtmanın zorluklarına işaret eden Fatima Barkawi, edebi gruplarla bağlantı kurmanın ve toplantılara katılmanın beceri ve azim gerektirdiğini açıklıyor. Fatima Barkawi, “Fırsatlar mevcut, ancak yetersiz. Kasserine bölgesinde edebi salonlar, forumlar ve radyo programlarıyla kültürel bir hareketlilik ve canlılık var, ancak edebi ortamın herkesi teşvik eden yeni bir yaklaşıma ihtiyacı var. Kadın şiiri, kadınların klişeleşmiş imajını değiştirebilecek kapasitede. Kadınlar için bir ses, değişim için çabalayan bir ses. Topluma isyan eden, acılarını, ıstıraplarını, umutlarını ve beklentilerini ifade eden bir ses” diye ekliyor.