Naima Ouhmu’nun şiir ve resim arasındaki yolculuğu dikkat çekiyor
Faslı şair ve ressam Naima Ouhmu, halk şiiri (zajal) ile soyut sanatı birleştirerek kadın, kültür ve insani meseleleri özgün bir anlatımla ele alıyor; kelime ve fırçayı, kendini ifade ettiği iki vazgeçilmez pencere olarak görüyor.
RAJA KHAYRAT
Fas- Faslı şair ve ressam Naima Ouhmu, halk şiiri (zajal) ile soyut resmi bir araya getirerek sanatını hem toplumsal hem de insani meselelerin ifadesine dönüştürüyor. Kelimenin gücü ile fırçanın imkânlarını aynı potada eriten Naima Ouhmu, kadın, kültür ve sözlü miras temalarını merkezine alarak iki farklı anlatım biçimi arasında kendine özgü bir köprü kuruyor.
Naima Ouhmu, bu deneyimi hakkında “İçimde olup bitenleri ve çevremde yaşananlara dair duygularımı ifade etmek için zajal şiirini ben seçmedim; şiir beni seçti. Amcamın eşi vefat ettiğinde cenaze törenindeydim. Aralarında çok güçlü bir bağ vardı. Güçlü kişiliğine rağmen amcamın, eşinin boş kalan yerine bakarak içten içe ağlaması hafızama kazındı. Eve döndüğümde bu sahnenin bende bıraktığı etkiyi yazmaya başladım. Bu, kaleme aldığım ilk şiirdi. Sonrasında farklı vesilelerle zajal şiirleri ardı ardına geldi” şeklinde konuşuyor.

Kadınlar güçlü üretimler yapıyor
Kültürel miras, kadın ve kadın meseleleri üzerine yazan Naima Ouhmu, bu temaları resimlerinde de işledi. Sözlü kültürün ve halk atasözlerinin, saf insani deneyimlerin özünü yansıttığını ve esasen kadınlara ait bir üretim olduğunu düşünüyor. Ona göre gündelik hayatta atasözlerini yaşatan ve aktaranlar kadınlar. Faslı kadın şairlerin zajal alanındaki deneyimlerinin, kadınlara çizilen sınırları aştığını; halk şiirinde ustalaşarak festivaller, buluşmalar ve kültürel etkinlikler aracılığıyla kültürel sahnede güçlü bir yer edindiklerini belirtiyor.
Ancak, Faslı kadınların halk şiirindeki güçlü üretimine rağmen bu deneyimin hak ettiği incelemeyi görmediğini ifade ediyor.
‘Kadınlar yaşamın ve hikayelerin kaynağı’
Kadın ve erkek deneyimleri arasındaki farklara da değinen Naima Ouhmu, erkeklerin şiirinde çoğunlukla siyasi temaların baskın olduğunu ve bunun eleştirmenlerin ilgisini çektiğini; kadınların ise daha çok insani ve toplumsal meselelere odaklandığını, ayrıca sözlü halk mirasından yoğun biçimde yararlandığını söylüyor. Naima Ouhmu’ya göre halk şiiri de klasik Arap şiiri gibi semboller, estetik biçimler, imgeler, metaforlar ve ölçüler üzerine kurulu. Şiirlerinde özellikle kadın meselelerine yer verdiğini belirten Naima Ouhmu, kadınların yaşamın ve hikayelerin kaynağı olduğunu; sözlü mirasın da büyük ölçüde kadın üretimi sayılması gerektiğini vurguluyor.

Kendini ifade etmenin yolu: Soyut sanat
Naima Ouhmu için fırçaya ne zaman sarılacağı ya da ne zaman şiir yazacağı önceden planlanan bir durum değil. Yaşadığı duygusal hale göre ifade biçimi değişiyor: “Ne zaman resim yapacağıma ya da şiir yazacağıma karar vermem. İçsel halime göre yaratıcılık bazen bir zajal şiiri olarak, bazen de soyut bir tablo olarak ortaya çıkar. Mutfakta meşgulken bir anda kağıt kalem arayıp notlar alırım; sonra dönüp tamamlarım. Ya da bir tabloya ilk çizgileri atar, daha sonra bitiririm.”
Naima Ouhmu, sanatçının ne zaman üreteceğine bilinçli olarak karar vermediğini yaratıcılığın uygun koşullarda gelen duygusal bir halin ürünü olduğunu belirtiyor. Plastik sanatlara ilişkin ise şunları söylüyor: “Ben plastik sanatlar öğretmeniyim; bu alanda eğitim aldım ve uzmanlaştım. Diğer ressamlar gibi gerçekçilik başta olmak üzere klasik akımlardan geçtim. Sonunda kendimi bulduğum soyut akımda karar kıldım. Resim, benim için kelimelere dökmeden duygularımı ve izlenimlerimi ifade ettiğim bir nefes alma alanıdır.”

Kendini sürekli yeniliyor
Naima Ouhmu, 2016 yılında Marakeş’te düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP22) kapsamında gerçekleştirilen bir sergiye başka bir ressamla birlikte katıldığını belirtiyor. “Çevre” temalı “İnleme” adlı eseri halen Marakeş Bölgesel Eğitim ve Öğretim Akademisi’nde sergileniyor. Soyut sanatın ona daha geniş bir ifade alanı sunduğunu söyleyen Naima Ouhmu, farklı araçlar ve teknikler kullanarak kendini sürekli yenilediğini ifade ediyor. Renkler ve geometrik biçimlerle oluşturduğu kompozisyonların güçlü bir görsel deneyim yarattığını; soyut üslubun izleyiciye yorum özgürlüğü tanıyarak ressam ile sanatsever arasında söze ihtiyaç duymayan bir etkileşim kurduğunu dile getiriyor.
Şair ve ressam Naima Ouhmu, sözlerini şu ifadelerle tamamlıyor: “Şiir ve resim gibi iki farklı anlatım biçimini bir arada kullanmak, bana umutlarımı, kırgınlıklarımı ve hayallerimi özgürce ifade etme imkanı verdi. Bu iki alan pek çok noktada kesişiyor ve her ikisi de vazgeçilmez.”