Wanlı kadınlar: Güvende hissetmiyoruz, faillere caydırıcı cezalar verilmeli
Kadına yönelik şiddetin arttığı süreçte mikrofon uzattığımız kadınlar, kendilerini güvende hissetmediklerini belirterek, cezasızlık politikalarına son verilmesi çağrısı yaptı.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Türkiye ve Kürdistan’da gün geçtikçe artan kadın katliamlarına yönelik bir önlem alınmazken, kadına yönelik şiddet olaylarında “cezasızlık politikalarının” etkisi tartışılıyor.
Kadınlar, 8 Mart haftasında taleplerinin duyulmasını istiyor. Erkek-devlet şiddetine, her türlü şiddeti körükleyen savaşlara karşı günlerdir sokaklarda olan kadınlar, kadın mücadelesinin süreceği mesajını veriyor.
Wan’da mikrofon uzattığımız kadınlar, şiddetin nedenlerine dikkat çekiyor ve faillerin korunmasının kadın katliamlarını artırdığını belirtiyor.
Kadınlardan Berivan Tibelik, başta kadına yönelik şiddet olmak üzere toplumsal şiddetin sona ermesi için “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine işaret ederek, sürecin başarıyla sonuçlanmasıyla toplumsal değişimlerin olacağını söyledi.
‘Umut Hakkı uygulanmalı’
Berivan Tibelik, “Kürt Halk Önderi’nin paradigmasıyla kadınlara yönelik şiddet ve sömürü ortadan kalkabilir. Çünkü bugün dünyada kadınların eşitliği, özgürlüğü için sesini yükselten başlıca isim Abdullah Öcalan’dır. Umut Hakkı uygulandığı takdirde dünya üzerinde kadınların maruz bırakıldığı birçok sorun da iyileşmeler olacaktır. Sayın Abdullah Öcalan bugün yaşanan Ortadoğu savaşına dair önceden uyarılarda bulunmuştu. Bu anlamda bu savaşı çözüme kavuşturacak olan da Önderlik’tir” dedi.
‘Kadına karşı suç işleyenlere verilen cezalar yetersiz, caydırıcı değil’
Kadınlar olarak 8 Mart’ı coşku ile karşılamak istediklerini ancak yaşanan kadın katliamlarından dolayı buruk olduklarını ifade eden Gülfer Akgün, şiddetin son bulmasını istedi. Gülfer Akgün, “8 Mart talebim kadın cinayetlerinin son bulması. Toplumsal cinsiyet eğitimlerinin öncelikle erkeklere verilmesi gerekiyor. Toplumda erkeklerin yüceltilmesi, kadınların arka plana atılması kadına yönelik şiddeti artırıyor. Erkeklerin yaptığı birçok şey ‘erkek olmanın getirisi’ olarak kabul ediliyor. Artık bu zihniyet değişmeli. Kadına karşı suç işleyenlere verilen cezalar yetersiz, caydırıcı değil” diye belirtti.
Cahide Karataş da, kadın katliamlarının ve kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Cahide Karataş, “Artık korkuyoruz. Artık bu şiddetin son bulmasını istiyoruz. Çocuklarımız da suça yöneliyor. Önlenmesi lazım. Gençler mağdur ediliyor, bu da şiddete yönelmelerinin önünü açıyor. Kadın katliamları ve çocuk istismarlarının artışında bunların da etkisi var. Hem bir kadın hem bir ebeveyn olarak korkuyorum. Artık failleri durduracak, caydırıcı cezalar verilmeli” sözlerini kaydetti.
‘Kendimi güvende hissetmiyorum’
Genç bir kadın olarak kendini güvende hissetmediğini vurgulayan Lavin Tamaylan, “Türkiye’de kadın cinayetleri artıyor. Eskiden bölgemizde buna dair çok haber görmezdik artık burada da sıklaşmaya başladı. Yakın zamanda Fatmanur öğretmen, öğrencisi tarafından katledildi. Wan’da Rojin Kabaiş katledildi. Aradan geçen zamana rağmen Rojin Kabaiş’e ne oldu, faili kim bilmiyoruz. Kadınlar için adalet istiyoruz. Ama olaylar, suçlar örtbas ediliyor. Verilen cezalar caydırıcı değil” ifadelerini kullandı.