Afganistan-Pakistan sınırında gerilim: Siviller hedefte

Afganistan ile Pakistan arasındaki sınır bölgelerinde artan çatışmalar ve karşılıklı saldırılar sivillerin yaşamını tehdit ediyor. BM, bu yıl saldırılar nedeniyle Afganistan’da bin 100’den fazla sivilin yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını bildirdi.

Haber Merkezi- Afganistan ile Pakistan arasındaki sınır bölgelerinde şiddet ve sınır ötesi çatışmaların tehlikeli biçimde tırmanması, sivillerin yaşamını yitirmesine ve yaralanmalara yol açıyor. Kabil ve İslamabad ise egemenlik ihlali ve yerleşim bölgelerinin hedef alınması konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunuyor.

Pakistan ile Afganistan arasındaki karşılıklı saldırılar sivillerin yaşamını tehdit etmeyi sürdürüyor. Son saldırılar 1 Ekim Perşembe günü yaşanırken, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), iki ülke arasındaki ortak sınırda devam eden gerilim ve aralıklarla yaşanan şiddet olaylarının sivilleri risk altında bırakmaya devam ettiğini belirtti.

Çocuklar hedefte

Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), Kunar ve Helmand vilayetlerinde düzenlenen hava saldırılarında çoğunluğu çocuklardan oluşan en az 10 sivilin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını açıkladı. Misyon, bu yıl Afganistan’da sınır ötesi silahlı şiddet nedeniyle bin 100’den fazla sivilin yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını kaydetti.

Diyalog çağrısı

BM misyonu, daha fazla sivilin zarar görmesini önlemek amacıyla gerilimin düşürülmesi ve diyaloğun başlatılması çağrısında bulundu. Uluslararası hukuka uyulması gerektiğini vurgulayan misyon, sivillerin korunmasının güvence altına alınmasını istedi.

Afganistan’da insani yardım krizi derinleşiyor

Afganistan’daki insani yardım faaliyetleri ise ciddi bir finansman kriziyle karşı karşıya. İnsani yardım ve müdahale planı kapsamında ihtiyaç duyulan toplam kaynağın yalnızca yüzde 30’u karşılanmış durumda.

OCHA, yaşanan büyük finansman açığının uluslararası ortakları bazı bölgelerde hayati yardımları askıya almak zorunda bıraktığını belirtti. Bu durumun binlerce aileyi gıda güvensizliği, art arda yaşanan iklim kaynaklı krizler ve temel hizmetlere erişimde ciddi yoksunlukla karşı karşıya bıraktığı ifade edildi.