Tunus’ta gazeteci Şezâ el-Hac Mübarek için dayanışma eylemi
Tunus’ta gazeteci Şezâ el-Hac Mübarek’in temyiz duruşması sonrası düzenlenen dayanışma eyleminde, sağlık durumu kritik olan gazetecinin derhal serbest bırakılması ve cezaevindeki tıbbi ihmallerin sona erdirilmesi çağrısı yapıldı.
Tunus – Gazeteci Şezâ el-Hac Mübarek hakkında görülen davanın temyiz mahkemesindeki üçüncü duruşmasının yapılmasının ardından, “Zulme ve Baskıcı Rejime Karşı Kadınlar” grubu tarafından dayanışma eylemi düzenlendi. Eylemde, özellikle sağlık durumu kritik olan gazeteciye yönelik haksızlıklara karşı dayanışma mesajı verildi.
Bugün, düzenlenen dayanışma eylemine katılan gazeteciler ve aktivistler, Şezâ el-Hac Mübarek’in serbest bırakılması, sağlık durumunun dikkate alınması ve “yıllardır cezaevlerinde tutulan tüm ezilenlerin özgürlüğüne kavuşması” talebiyle pankartlar taşıdı.
Söz konusu eylem, gazeteci Şezâ el-Hac Mübarek’in ailesinin yaptığı acil çağrının ardından gerçekleştirildi. Aile, Şezâ el-Hac Mübarek’in cezaevinde maruz kaldığı tıbbi ihmal nedeniyle karın ve göğüs bölgesinde iki kötü huylu tümöre yakalandığını açıklayarak, acil tedavi ve cerrahi müdahale çağrısında bulundu ve hayatını tehdit edebilecek herhangi bir durumdan hükümeti sorumlu tuttu.
Adaletsizliğe maruz kaldı
Tunus Gazeteciler Sendikası üyesi Havle Şebah, gazetecilerin bugün meslektaşları Şezâ el-Hac Mübarek’le dayanışma içinde olduklarını belirterek, Şezâ el-Hac Mübarek’in dört yılı aşkın süredir süregelen bir adaletsizliğe maruz kaldığını ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle beş yıl hapis cezasına çarptırıldığını ifade etti.
Havle Şebah, Şezâ’nın yalnızca bir medya kuruluşunda görev yaptığını, kendisine isnat edilen iddialarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını vurguladı. Cezaevinde tutulmasının ciddi psikolojik ve sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Şebah, bu durumun gerçek bir adaletsizlik olduğunu ve artık sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
‘Acil tedavi gerekli’
Gazeteci Rim es-Suudi ise, Şezâ el-Hac Mübarek’in yargılandığı duruşmayla eş zamanlı olarak gazetecilerin bir kez daha mahkeme önünde toplandığını belirterek, bugün temel talebin sağlık durumu hızla kötüleşen Şezâ el-Hac Mübarek’in derhal serbest bırakılması olduğunu dile getirdi.
Rim Es-Suudi, “İki kötü huylu tümörden söz edilmesi bile acil tedavi amacıyla serbest bırakılması için yeterlidir. Hakimden, sağlık durumunu dikkate alarak adaletli bir karar vermesini istiyoruz” dedi ve bu koşullar altında cezaevinde tutulmasının hayatı için ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.
‘Hukukun insani yönü ona tedavi hakkı tanır’
Gazeteci Yüsra el-Belali de Şezâ el-Hac Mübarek’le dayanışmanın ahlaki ve mesleki bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, dosyanın içinin boş olduğunu ve somut bir mahkûmiyet gerekçesi bulunmadığını savundu. Şezâ el-Hac Mübarek’in yalnızca gazetecilik yaptığını belirtti.
Yüsra El-Belali, Şezâ’nın iki kötü huylu tümör nedeniyle sağlık durumunun ağırlaştığını, ayrıca işitme engelli olduğunu ve cezaevinde iki kez diğer mahkûmlar tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığını aktardı. “Serbest bırakılmalı ve hayati risk taşıyan sağlık durumu dikkate alınmalıdır. Hükümlü olsa bile, hukukun insani yönü ona tedavi hakkı tanır” dedi.
Tıbbi ihmal eksikliği
Gazeteci Şezâ’nın annesi Reşide el-Hac Mübarek ise kızının Mesadin Sivil Cezaevi’nde, kamu davasından tutuklu bir mahkûm tarafından fiziksel saldırıya uğradığını, elinde ciddi bir yaralanma meydana geldiğini ve bu yaranın bir yılı aşkın süredir tedavi edilmediğini söyledi. Bu durumun kızının sağlık sorunlarını daha da ağırlaştırdığını belirtti.
Reşide el Hac Mübarek, kızının sağlık durumunun artık son derece kritik olduğunu, hayatını her an tehdit ettiğini ve acilen iki ayrı cerrahi müdahale yapılması gerektiğini ifade etti. Buna rağmen şimdiye kadar hiçbir ameliyat tarihi belirlenmediğini, işitme engelli olan kızının tıbbi ihmal nedeniyle ölümcül hastalıklara yakalandığını dile getirdi.
Yetkililere çağrıda bulunan Reşide el-Hac Mübarek, “İnstalingo” davası olarak bilinen ve en tehlikeli dosyalardan biri olarak nitelendirilen davada yargılanan kızının sağlık ve insani durumunun göz önünde bulundurulmasını istedi. Kızının gözlerinde de sağlık sorunları başladığını belirten anne, cezaevinde geçen her dakikanın hayatı için ayrı bir tehlike oluşturduğunu vurguladı.
Protestoya katılanlar, Şezâ el-Hac Mübarek’e cezaevi içinde saldırı ve tıbbi ihmal konusunda bağımsız ve ciddi bir soruşturma açılması çağrısında bulunarak, kendisine herhangi bir zarar gelmesi halinde sorumluların hesap vermesi gerektiği uyarısında bulundu.