Federe Kürdistanlı kadınlar: Öncülerimize yönelik katliamlar bize geri adım attırmayacak
Federe Kürdistanlı kadınlar, Paris Katliamı’nı kınayarak “Doğu Kürdistan ve Rojava’da kadınlar, Leyla ve Sakine ve Fidanların bize bıraktığı miras sayesinde işgalcilere karşı direniyor” dedi.
Haber Merkezi – Federe Kürdistanlı kadınlar, Paris’te 13 yıl önce katledilen öncü kadınlar Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i andı.
Paris Katliamı’nın Kürt özgürlük hareketinin demokratikleşmeyi sağlamak için iyi niyet adımı attığı bir dönemde gerçekleştirildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Katil, Türk devleti tarafından katliam için hazırlanmış bir Türk milliyetçisiydi. Yakalandıktan sonra suçunu itiraf etti. 10 yıl sonra, aynı komplo Fransa’daki 3 aktiviste yönelik düzenlendi. Katil şu anda hapiste olmasına rağmen, katliam gerçekleri henüz kamuoyuna açıklanmadı, Fransız yargısı da bunu gizlemeye çalışıyor. Bu bir katilin tek başına işlediği bir suç değildi, Fransa başta olmak üzere Avrupa devletlerinin, halkımızın öncülerini yok etmek için Türk devletiyle koordine olduğu açık bir şekilde görülüyordu. Eğer ilk katliamın gerçekleri ortaya çıkarılmış, komplonun arkasındaki eller açıklanmış ve gerçek katiller cezalandırılmış olsaydı, ikinci katliam yaşanmazdı. Güney Kürdistanlı kadınlar olarak, kadın öncülerimize yönelik bu tür katliamların bizi mücadeleden soğutmayacağını ve hedeflerimizden geri adım atmamıza neden olmayacağını bir kez daha bildiriyoruz. Aksine mücadeledeki ısrarımızı arttıracak ve cinsiyetçi, ırkçı, faşist ve ataerkil zihniyeti yok etmeye doğru ilerlememizi sağlayacaktır” ifadeleri yer aldı.
‘Rojava ve Rojhilat direniyor’
Doğu Kürdistan ve Rojava’da süren direnişe dikkat çekilen açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Kadınlar, Leyla, Fidan ve Sakinelerin bize bıraktığı miras sayesinde işgalcilere ve halkımızın düşmanlarına karşı direniyor. Hep birlikte sesimizi yükseltmemiz ve her türlü şiddete karşı ciddi bir tavır almamız, oldukça önemli. Bu davalarda adalet sağlanana kadar, özellikle siyasi terörizm ve soykırımın işlendiği ülkelerde demokrasi, insan hakları ve özgürlükten söz edilemez. Adalet, özgürlük ve demokrasiye örgütlenme ve mücadele yoluyla da ulaşılıncaya dek bu katliamı hafızalarımızda canlı tutacağız.”