TJA ve DEM Parti’den çağrı: Kadın Devrimi’ne sahip çıkalım
TJA ve DEM Parti Kadın Meclisi, Halep’in üç mahallesinde halka yönelik saldırılara dair açıklama yaparak, tüm halklara Rojava Kadın Devrimi’ne sahip çıkma çağrısında bulundu.
Haber Merkezi - Cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve Türk devletine bağlı çetelerin Halep’in Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahallelerine yönelik saldırılarına tepkiler gelmeye devam ediyor.
Tevgera Jinen Azad (TJA) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, açıklama yaparak Rojava Kadın Devrimi’ne sahip çıkılması çağrısında bulundu.
‘Kadın devrimine açık bir tehdit’
TJA açıklamasında, “Şam rejimi, bu saldırılar ile Suriye’nin idari ve siyasi bütünlüğüne açık bir tehdit olmakla birlikte aynı zamanda Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkın direnişiyle oluşturulan eşitlikçi demokratik özerk yönetime yönelik büyük bir tehdit niteliğindedir” dedi.
‘Şam yönetimi mutabakatı boşa çıkardı’
10 Mart Mutabakatı’na dikkat çekilen açıklamada, “Bu saldırılar gündeme gelmişken, SDG ile Şam geçici yönetimi arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatı uyarınca, 2025 Nisan ayında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Kürt mahallelerinden çekilmiş ve güvenliği yerel asayişe devretmişti. Şam geçici hükümetine bağlı güçlerin yaptığı bu saldırılar, 10 Mart Mutabakatı’nı tamamen boşa çıkarmaktadır. Bu saldırılar; kadınların özne olduğu bir toplumsal örgütlenmenin hedef alındığı, Kürt halkına savaşın dayatıldığı ve bununla Suriye’nin geleceğine kast edildiği bir saldırganlığı ifade etmektedir” ifadeleri yer aldı.
Açıklamanın devamında şunlar belirtildi: “HTŞ gibi kadın düşmanı ideolojilere sahip yapıların Rojava’ya yönelmesi, açık hedefli olup doğrudan özgürlükçü hattı tasfiye etmeye dönük ideolojik bir saldırganlığı ifade etmektedir. Şam geçici rejiminin toplumsallığı hedef alan saldırıları, kadınların kamusal alandan, siyasetten ve öz savunmadan tamamen dışlanmasını öngören ataerkil düzen anlayışının katliamcı yansımasıdır.
‘İmha saldırıları’
Bu saldırılar, Suriye’nin idari ve siyasi bütünlüğüne büyük bir tehdit olmanın yanı sıra, Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin ısrarıyla inşa edilmeye çalışılan; çoğulcu, yerel demokrasiye dayalı ve toplumsal uzlaşıyı esas alan barış fikrini de doğrudan baltalamaktadır. Şam yönetiminin, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mevzilerini doğrudan hedef hâline getirdiğini açıklamasıyla gelişen bu saldırılar; askerî mevzilere değil, kadınların toplumsal varlığına, özgürlük fikrine ve barış içinde bir yaşamı geliştirme iradesine yönelik imha saldırılarıdır.
‘Kadın özgürlük çizgisine sahip çıkacağız’
TJA olarak, bu saldırgan, gerici, kadın düşmanı imhacı zihniyeti hiçbir şekilde kabul etmiyor; her zeminde karşısında durarak, onunla mücadele ederek kadın özgürlük çizgisine sahip çıkacağımızı ifade ediyoruz. Suriye’deki kaos ve çatışmanın bitmesinin, Suriye’deki tüm halkların eşit ve demokratik yaşam haklarının sağlanacağı ortak bir yönetimin oluşmasından geçtiğini belirterek; kadın mücadelesine ve direnişine inanan, bunun için mücadele eden herkesi Şam rejiminin saldırılarına karşı durmaya, güçlü bir tavır almaya ve kadın devrimine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
‘İnsanlık suçuna sessiz kalmayın’
DEM Parti Kadın Meclisi de, uluslararası kurumlara, “İnsanlığa karşı işlenen bu suça sessiz kalınmamalıdır” çağrısı yaptı.
DEM Parti Kadın Meclisi’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Mahallelerden çıkmak isteyen aileleri, kadınları ve gençleri kaçıran bu çetelerin kimler olduğunu, hangi zihniyetten beslendiğini çok iyi biliyoruz. Bizler bu çeteleri Şengal’de, Rojava’da kadınları katleden, köle pazarlarında satan zihniyetten tanıyoruz. Zennubiya Kadın Topluluğu üyelerini katledenlerden biliyoruz. IŞİD ve türevi örgütlerin içerisinde yer aldığı bu çeteler eliyle sivillerin yaşam hakkı sistematik bir şekilde ihlal edilmekte ve Suriye’de erkek egemen, tekçi, cinsiyetçi ve mezhepçi bir rejimin inşası hedeflenmektedir. Bu saldırıların karşısında Suriyeli ve Rojavalı kadınlarla dayanışmayı büyütmekten vazgeçmeyeceğiz.
‘Harekete geçin’
Tüm uluslararası kurumlara, hak örgütlerine ve kadın örgütlerine çağrımızdır: Suriye’de kadınlara, gençlere, halklara yönelik bu saldırıların derhal durdurulması için harekete geçilmeli, insanlığa karşı işlenen bu suça sessiz kalınmamalıdır. Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz diyerek bir kez daha vurguluyoruz: Suriye halklarının, kadınların ve gençlerin özgür ve eşit bir şekilde yaşayabilmesinin yolu, Demokratik bir Suriye’nin inşasıyla mümkündür.”