Tasarladığı elbiseleriyle Amazigh kadınlarının kültürünü geleceğe taşıyor

Cezayirli tasarımcı Louisa Tabtouche, Kabyle kıyafetlerini modern dokunuşlarla yeniden canlandırırken, her parça ve sembol, Amazigh kadınının kimliğini, tarihini ve kültürel mirasını sessiz ama etkili bir şekilde yansıtıyor.

RABİA KHURAİS

Cezayir - Cezayir’in Tizi Ouzou bölgesine bağlı Maatkas kasabasından tasarımcı Louisa Tabtouche, 1985’ten bu yana ailesinden devraldığı mirası sürdürerek geleneksel Kabyle kıyafetini yeniden canlandırıyor. Amazigh kültürünün güçlü olduğu kırsal alanlardan Tizi Ouzou ve Bejaia gibi büyük şehirlere kadar Kabyle kadını, kimliği, direnişi ve tarihi temsil eden bu geleneksel kıyafetle özdeşleşiyor. Akdeniz kıyısına 30 kilometre uzaklıktaki Tizi Ouzou ile Kuzey Afrika’nın en eski şehirlerinden biri olan Bejaia, bu kültürel mirasın yaşatıldığı önemli merkezler arasında yer alıyor.

Geçmişle bağını koparmadan çağın estetik anlayışını yansıtıyor

Bu mirası modern bir ruhla korumaya ve canlandırmaya kendini adamış isimlerin başında gelen Louisa Tabtouche, Tizi Ouzou bölgesinin en tanınmış zanaatkar ve tasarımcıları arasında bulunuyor. Biri Draa Ben Khedda kasabasında, diğeri Tizi Ouzou şehir merkezinde olmak üzere iki geleneksel giyim butiği işleten Louisa Tabtouche, tasarımlarında geçmişle bağını koparmadan çağın estetik anlayışını yansıtmayı amaçlıyor. Kabile kadınının kişiliğini simgeleyen renkler ve semboller, onun çalışmalarında büyük bir titizlikle ele alınıyor.

Mouloud Mammeri Üniversitesi Görsel-İşitsel Çalışmalar (Medya ve İletişim Bilimleri) bölümünden mezun olan Louisa Tabtouche, akademik yol yerine mirasa olan tutkusunu takip etmeyi seçti. Ailesinin 1985’te başlattığı geleneği sürdürerek dikiş ve nakış dünyasına adım atan Louisa Tabtouche, Kabyle kültürünü hem yerel hem de uluslararası düzeyde tanıtmayı hedefliyor. Onun için tasarım yalnızca bir meslek değil, Kabyle kimliğini koruma ve bu kültürel zenginliği çağdaş bir estetikle geleceğe taşıma misyonu anlamına geliyor.

Doğanın tüm renklerini içinde barındırıyor

Louisa Tabtouche, “Thqandourt Kabylie” olarak da bilinen geleneksel Kabyle elbisesinin, bölgelere göre değişen stil ve varyasyonlarıyla öne çıktığını belirtiyor. Louisa Tabtouche’ye göre her bölge, elbiselere yansıyan kendine özgü bir karaktere sahip. Tizi Ouzou’nun güneyindeki Ouadhias bölgesinden adını alan ve “Thighlit Iwadhin” olarak bilinen Ouadhias elbisesi, saflık ve masumiyeti simgeleyen bembeyaz ipek kumaşıyla dikkat çekerken, Maatkas elbisesi ise Kabylie’nin köklü çömlekçilik geleneğinden ilham alan semboller ve geometrik desenlerle bezeli zengin el işlemeleriyle tanınıyor. Bu elbiselerde ayrıca geleneksel Cezayir gümüşünden esinlenen renkler öne çıkarken, güneşi simgeleyen sarı, doğanın gücünü ve yaşamı temsil eden yeşil, gökyüzünü anlatan mavi ile canlılığı ve sıcaklığı çağrıştıran kırmızı.

Kadınların yaşamlarını anlatan motifler

Kabyle kıyafetlerinin, otantik Amazigh kimliğini yansıtan geometrik ve hayvan sembollerini içeren zengin el işlemeleriyle öne çıktığını anlatan Louisa Tabtouche, bu sembollerin her birinin derin anlamlar taşıdığını vurguluyor. Louisa Tabtouche, “En belirgin sembollerimizden biri, Kabyle dilinde Thaqarfa olarak adlandırdığımız güvercindir, bu figür, bir kadının işi, eğitimi ve kişisel özgürlüğünü kısıtlayan toplumsal sınırlar karşısında duyduğu özgürlük özlemini simgeler” diyor. Louisa Tabtouche, işlemelerde hasadı temsil eden buğday başağına ve güç, dayanıklılık, sabır ile cömertliği anlatan zeytin ağacına da sıkça yer verdiklerini ifade ediyor. Bazı sembollerin ise kadının yaşamında karşılaştığı acıları ya da mutluluğu yansıttığını belirten Louisa Tabtouche, her motifin Kabyle kadınının hikayesini sessizce anlattığını kaydediyor.

Geçmişte evli Kabyle kadınlarının ataerkil geleneklerin dayattığı kısıtlamalar nedeniyle acılarını açıkça dile getiremediğini, bu yüzden duygusal ve psikolojik durumlarımızı sembollerle ifade ettiklerini söyleyen Louisa Tabtouche, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Kadınların annelerine mesaj iletmek için çömlek parçalarına işledikleri sembollerin her biri özel bir anlam taşıyor. Akrep aşağılanmayı ve dışlanmayı, vadi rahatlığı ve huzuru, bir dizi nokta ise çocukları simgelerdi. Böylece Kabyle kadını iç dünyasını kelimeler olmadan, sessiz ama güçlü bir biçimde sanat aracılığıyla anlatırdı. Geleneksel Kabyle kıyafeti de birbirini tamamlayan parçalardan oluşur. Thqendorth uzun elbiseyi, Foudha bele sarılan eşarbı, M’harma başörtüsünü, H’zam örgülü yün kemeri, Abzimu ise parçaları omuzlarda birleştiren gümüş tokayı ifade eder. Foudha’nın bağlanış biçimi bile sosyal bir anlam taşır. Evli kadınlar eşarbı bele sıkıca sararken, bekar kadınlar yan taraftan bağlar ve bu fark herkes tarafından anlaşılırdı.”

Berberi kültürünün yansımaları

Kabyle melhfa (Thamlahft) olarak bilinen başka bir elbise türünün olduğunu sözlerine ekleyen Louisa Tabtouche, “Bu kıyafet Sahra ya da Aurès Dağları’ndan adını alan Şavia elbisesi gibi Cezayir’in farklı bölgelerinde görülen geleneksel giysilerle benzerlikler taşıyor. Kabyle melhfa ana elbise ve pelerin olmak üzere iki parçadan oluşur. Kolsuz olan bu dış giysi omuzlardan aşağı doğru sarkarak tüm vücudu örter. Bu yapısıyla Kabyle elbisesi, sosyal sembolizmi günlük yaşamın pratik ihtiyaçlarıyla birleştirir ve Berberi kültürünün yüzyıllar boyunca koruduğu özgünlük ve zenginliğin canlı bir kanıtı olarak varlığını sürdürür” ifadelerinde bulunuyor.

“Geleneksel Kabyle kıyafeti, ona uyumlu ve eksiksiz bir karakter kazandıran bir dizi parça ve aksesuarla tamamlanır” diyen Louisa Tabtouche, bu detayları şöyle anlatıyor:

“En belirginlerinden biri, alına yerleştirilen Th’sabt adlı süstür. Djellaba’dan ilham alan sarı, yeşil, mavi ve mercan kırmızısı gibi temel renklerle süslenen bu aksesuar genellikle gümüşten yapılır. Afzim adı verilen gümüş toka, kıyafeti bağlamak için kullanılır, geçmişte ise çift işlevliydi. Kadınlar vadilere, kuyulara su almaya ya da sonbahar ve kışın zeytin hasadı için tarlalara giderken kendilerini savunmak için de bunu kullanırlardı. Bir diğer dikkat çekici detay ise Kabyle kemeri; yün ipliklerden dokunan bu geleneksel kuşak kadının beline sarılır ve kıyafetin önemli bir parçasını oluşturur. Hafifçe dökümlü kemerde iplikler eşit aralıklarla iki veya üç kez bağlanır, uçları toplanıp açılarak renkli bir çiçek formu yaratır ve genel görünüme güzellik katar. Elbise ve aksesuarlar arasındaki bu uyum sayesinde Kabyle kıyafeti, Amazigh kültürünün derinliğini yansıtan sembolik ve estetik çağrışımlarla pratik işlevselliği birleştiren eksiksiz bir sanat eseri haline gelir.”