Kuşatma 17’nci gününde: Kobanê için daha fazlasını yapmalıyız
Wan’dan mesajlarını ileten TJA’lılar, Kobanê’nin kadınlar için zaferi, umudu ve direnişi ifade ettiğini belirterek, kuşatmanın derhal kalkmasını ve yardım TIR’larının geçişine izin verilmesini istedi.
MEMİHAN HILBİN ZEYDAN
Wan – Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), IŞİD ve Türkiye destekli çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’deki tahribatı devam ediyor.
Cihatçı HTŞ, IŞİD ve Türk devletine bağlı çeteler, 6 Ocak’ta Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine saldırılarda bulundu. Ardından da Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Gerçekleştirilen saldırılarla birlikte Tebqa, Reqa, Eyn Îsa ve Kobanê kırsalından göç edenler Kobanê kentine yöneldi. Alınan ateşkes kararına rağmen saldırılar devam ederken, son olarak çeteler tarafından Kobanê kuşatıldı ve saldırılar Kobanê üzerinde yoğunlaştı.
600 binden fazla insanın yaşadığı Kobanê kenti 17 gündür kuşatma altında. Kente yardımların girişine izin verilmiyor. Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Suriye geçici yönetimi arasındaki anlaşma gereği (2 Şubat’ta yürürlüğe girdi) Kobanê üzerindeki kuşatmanın kalkması gerekiyordu. Ancak, bölgedeki sorun gittikçe derinleşiyor. Kentte, gıda ve ilaç krizinin yanı sıra, iletişim sorunu da yaşanıyor; elektriklerin kesik olduğu Kobanê’de başta çocuklar olmak üzere halk büyük bir mağduriyet yaşıyor. Kuşatmanın devam etmesinin yanı sıra Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından Kobanê'ye gönderilen, içinde temel gıda ve hijyen malzemeleri bulunan 25 TIR’lık insani yardım konvoyu, Pirsûs girişinde jandarma tarafından durduruldu. TIR’ların geçişine izin verilmedi.
‘Anlaşma sağlanmış olabilir, rehavete kapılmamak lazım’
Wan’dan Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Zeynep Durmaz, Türkiye’nin HTŞ’nin işlediği savaş suçlarına destek verdiğini belirterek, tepki gösterdi. Zeynep Durmaz, “HTŞ’nin saldırılarında özellikle kadınlar ve çocuklar hedef alındı. HTŞ din üzerinden kadınları ve çocukları katletti. Kürtler bu süreçte hiçbir devletten destek görmedi, uluslararası güçler saldırılara sessiz kaldı” dedi.
Suriye geçici yönetimi ve QSD arasındaki anlaşmaya işaret eden Zeynep Durmaz, “Bu saldırılar tekrar yaşanabilir o yüzden rehavete kapılmamak gerekiyor” diye belirtti.
Sınırların Kürtleri ayıramayacağını vurgulayan Zeynep Durmaz, “Dört parçaya bölünmüş olsak da Rojava’da atan yürek ile Bakur’da atan yürek birdir” dedi ve ekledi: “Suriye’de bir anlaşmaya varıldığı gibi Türk devleti de bu doğrultuda Bakur’da yürütülen çözüm sürecine dair bir adım atmalı” şeklinde konuştu.
‘Kobanê kadınların zaferidir’
“Kobanê kadınların mücadelesiyle kazanılmış bir zaferdir” diyen Zeynep Durmaz, dayanışma mesajı verdi. Zeynep Durmaz son olarak şunları söyledi: “Bir an önce Kobanê’de yaşanan su ve elektrik sorunu çözülmeli. Saldırılara karşı bütün Kürt halkı ayaklanmalı. Bu süreçte hiçbir Kürt rahat bir şekilde arkasına yaslanamaz. Bugüne kadar alanlara çıkarak elimizden geleni yaptık ama daha fazlasını yapmalıyız.”
‘Kürt halkı yaşananlara karşı susmamalı’
TJA üyesi Tülin Nezerpur, cihatçı HTŞ’nin Rojava’ya yönelik saldırıları karşısındaki sessizliği eleştirerek, “Bu noktada iş bize düşüyor. Bizim susmamamız ve yaşananları unutturmamamız gerekiyor. Orada yaşanan hiçbir acının unutulmaması gerekiyor” dedi.
Türk devletinin de saldırılara karşı durmadığını ifade eden Tülin Nezerpur şöyle dedi: “Bir barış süreci içerisindeyiz fakat Türkiye bu saldırılara karşı hiç ses çıkarmadı. Hiçbir şekilde ‘dur’ demedi ve bunun tek sebebi saldırıları destekliyor olması. Çocukların, kadınların katledildiği hiçbir dava haklı değildir.”
‘Türk devleti yardımların ulaşmasına engel oluyor’
Tülin Nezerpur, “Rojava ile Bakur arasında bir fark yok. Acı aynı acıdır bizim için. Bizim için Rojava’yla Bakur birdir. Süreç göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin Rojava’yı destekler bir yerde olması gerekirdi. Özellikle Kobanê için hazırlanan yardım TIR’larının geçişine engel olmaması gerekirdi. O TIR’larda silah ya da bomba yoktu. O TIR’larda bebek bezi, mama, ekmek ve su vardı. Bunlar temel insani ihtiyaçlar” diye belirtti.
‘Saldırı ve kuşatmaya ses çıkarmak gerek’
Jineoloji Akademisi tarafından Rojava’da işlenen savaş suçlarına dair hazırlanan raporun yaşananların halka şeffaf bir şekilde sunulması ve suçluların cezalandırılması için açısından önemli olduğunu kaydeden Tülin Nezerpur, bu raporun dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kobanê’nin kadınlar için önemine ilişkin konuşan Tülin Nezerpur, şunları söyledi: “Kobanê kadınlar için zaferi, umudu, direnişi ve gücü ifade ediyor. Kobanê kadınların zaferidir. Saldırı ve kuşatmaya ses çıkarmak gerek. Ses çıkaranlar var ama korkanlar da var. Korkuyu bir kenara bırakmamız gerekiyor. Dünyanın her yerinden saldırılara karşı bir ayaklanma oldu ama Bakur’dan çok etkili bir ses çıkmadı. Evet Bakur’da halk tepki gösterdi ama yetersizdi. Rojava’da atan yüreğimizin sesini burada duyuramadık. Korkunun kimseye faydası yok. Korku bizi ölüme, yok oluşa götürür.”