Kuzey ve Doğu Suriye’ye giden kadın gazeteciler gözlemlerini aktardı

HTŞ ve IŞİD saldırılarına karşı Federal Kürdistan’dan Kuzey-Doğu Suriye’ye giden konvoylara eşlik eden kadın gazeteciler, halkın direnişini dünyaya aktarırken, “Yolculuk boyunca gördüğümüz şey halkın iradesi ve yüksek moraliydi” dedi.

HELİN AHMED

Silêmanî – Cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile IŞİD’in, Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları, bölgedeki Kürt halkı üzerinde ağır bir insani ve güvenlik krizine yol açıyor. Saldırılar, sadece bölgesel değil, uluslararası boyutta da tepkilere yol açtı. Ancak bu tepkilerin sınırlı kalması, Kürtlerin hem bölgesel hem de küresel ölçekte savunmasızlığını derinleştiriyor. Saldırılara tepki gösteren Federal Kürdistanlılar da yönünü Kuzey ve Doğu Suriye’ye çevirdi. Kürtlerin yaşadığı toprakları korumak amacıyla konvoylar halinde bölgeye hareket eden çoğunluğu gençlerden oluşan gönüllüler, bölgedeki durumu gözlemlemek ve topluluklarını desteklemek için yola çıktı.

Federal Kürdistan’daki 6 kadın gazeteciden oluşan bir grupta, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları ve halkın tepkilerini an be an takip ederek dünya kamuoyuna aktardı. Bölgede yaşananları aktaran gazeteciler arasında ajansımız NUJINHA, Rojnews Haber Ajansı, Jin TV, Sterk TV ve Aryen TV gibi özgür medya kuruluşları da yer alıyor. Ajansımıza konuşan kadın gazeteciler, Kuzey ve Doğu Suriye’deki durumu ve halkın mücadelesini anlattı.

‘Haklarını kararlılıkla koruyorlar’

Kuzey ve Doğu Suriye’ye giden gazetecilerden biri olan Rojnews Haber Ajansı muhabiri Parez Ramazan, 20 Aralık sabahı Dêrik’i ziyaret ettiklerini söyledi. Parez Ramazan, “Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt halkı haklarını kararlılıkla savunuyor, silahlanarak kendilerini ve topraklarını koruyorlar. Kadınların direnişteki rolü çok önemliydi. Bir yandan topraklarını savunmak için silah taşıyor, öte yandan sağlık hizmeti sunuyorlardı. Dêrik’te bir enstitü merkezinde kaldık ve zorluklara rağmen kadınlar bizi sıcak karşıladı. Ertesi gün öğle yemeğinde bir anne yanımıza geldi, silahlarını bıraktı ve çocuklarına nasıl davranıyorsa bize de öyle davrandı” dedi.

‘Yüksek bir moral ve azme tanık olduk’

Kürt halkının ve kadınların durumunu haberleştirmek için bir grup gazeteciyle birlikte Kuzey ve Doğu Suriye’ye giden Silêmanî’deki Jin TV çalışanı Sozyar Ali, “20 Aralık'ta ilk genç konvoyuyla Kuzey ve Doğu Suriye’ye gittik. Federal Kürdistan şehirlerinden ve kasabalarından gençler, savaşçıları ve halkı desteklemek için Kuzey ve Doğu Suriye’ye akın ediyordu. Dikkatimi çeken şey, genç bir erkeğin şu sözleriydi: ‘Kürdistan bir otobüste toplandı.’ Bizler, Jin TV, Arian TV, Stêrk TV, NUJINHA ve Rojnews’teki gazeteciler de dahil olmak üzere bir grup özgür basın gazetecisi olarak, halkın gözü olmayı ve olayları aktarmayı başardık. Kendi gözlerimizle Kuzey ve Doğu Suriye’deki savaşçıları ve halkı gördük, yüzlerindeki gülümsemeye, yüksek morallerine ve azimlerine tanık olduk. Büyük bir kararlılık ve iradeyle mücadeleye devam ediyorlar” diye belirtti.

‘Öğrenci ve öğretmenler de silahlanmıştı’

Kuzey ve Doğu Suriye’ye giden ajansımız NUJINHA muhabirlerinden Helin Ahmed, gözlemlerini şu sözlerle aktardı:

“Silêmanî’deki Tawari Salonu önünden altıdan fazla otobüsle Kuzey ve Doğu Suriye’ye doğru yola çıktık. Ortaya çıkan direniş coşkusu hepimize büyük bir moral kaynağı oldu. Birçok zorluğun ardından ve gençlerin ısrarı sayesinde Kuzey ve Doğu Suriye’ye ulaşmayı başardık. İşlemleri tamamlamak için bizi sınırda birkaç saat beklettiler. Başımıza ne geleceğini bilmiyorduk; diğer savaşçılar gibi şehit olabilir ya da çetelerin eline düşebilirdik. Tüm bu tehlikeleri göze alarak yola çıktık. Sanat ve Tiyatro Enstitüsü’ne gittiğimizde öğrenciler bizi çok güzel karşıladı. Şöyle dediler: ‘Öğrenciler ve öğretmenler olarak hep birlikte silahlandık. Sanat öğrencisi olsak da, özgür bir hayat yaşayabilmek için topraklarımızı korumak ve savunmak için silahlanacağız.’ Kuzey ve Doğu Suriye’de çetelere karşı topraklarını savunmak için silahlanan kadınların rolü çok önemli.”

‘Halkın iradesini dünyaya göstermek için gittik’

Stêrk TV ve Aryen TV’nin kameramanı Barham Hawrami ise, "Kürt halkının gücünü ve iradesini kameralarımız aracılığıyla dünyaya göstermek için Kuzey ve Doğu Suriye’ye gittik. Sanat ve Tiyatro Enstitüsü’nde kaldık. Eskiden kültür ve sanatın merkezi olan bir yer, ne yazık ki şimdi bir savaş alanı haline gelmişti” diye kaydetti.

‘O 24 saat gururumuz olacak’

Aryen TV muhabiri Berwa Abdulrahman da, "Bize 24 saat boyunca kutsal bir görev verildi. Kuzey ve Doğu Suriye’ye gitmek için yola çıkan gençlerin öfkesini, moral ve coşkusunu tüm dünyaya iletebildik. Bu 24 saat boyunca gördüğümüz şey, halkın iradesi ve yüksek moraliydi. Bu, hayatımızın geri kalanında gururumuz olacak" şeklinde konuştu.