İsviçre’de siyasi parti ve kurumlardan Rojava çağrısı: Sessizlik suça ortaklıktır

İsviçre’de sağ ve sol partilerin oluşturduğu ortak komite, HTŞ, IŞİD ve Türkiye bağlantılı çetelerin saldırılarına karşı İsviçre’nin diplomatik sorumluluk üstlenmesini istedi; ateşkes, insani yardım ve Rojava’ya siyasi destek çağrısı yapıldı.

Haber Merkezi- İsviçre’de farklı siyasi çizgilerden partileri bir araya getiren geniş tabanlı bir komite, Suriye’de özellikle Rojava’ya yönelik artan saldırılar karşısında İsviçre’nin sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayarak uluslararası sorumluluk çağrısı yaptı. Bern’de düzenlenen basın toplantısında hem siyasi temsilciler hem de Kürt kurumları, HTŞ, IŞİD ve Türkiye bağlantılı grupların saldırılarına dikkat çekerek diplomatik girişim, ateşkes ve insani yardım taleplerini güçlü biçimde dile getirdi.

Siyasi partiler Rojava için bir araya geldi

İsviçre’deki sağ ve sol partiler olan Merkez (Die Mitte), FDP (Freisinnig-Demokratische Partei), SP (Sozialdemokratische Partei), Yeşiller (Grüne Partei) ve EDU’dan (Eidgenössisch-Demokratische Union) oluşan bir komite, bir basın toplantısı gerçekleştirerek İsviçre’ye HTŞ, IŞİD ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı sorumluluk alma çağrısında bulundu. İsviçre kamu yayın kuruluşu SRF’de (Schweizer Radio und Fernsehen) yer alan habere göre, 5 siyasi partinin basın toplantısında İsviçre’deki Kürtleri temsilen konuşan Yaren Kırmızıtaş, Rojava’da yaşanan durumun korkunç olduğunu, HTŞ ve müttefiklerinin kadınlara yönelik ataerkil şiddeti sistematik biçimde savaş silahı olarak kullandığını söyledi. Yaren Kırmızıtaş, cinsel şiddet, tecavüzler, kaçırmalar ve kadınların köleleştirilmesinin yanı sıra kadın katliamlarına dikkat çekti.

‘Derhal çaba gösterin’

Özerk Yönetim'in temsilcisi olarak konuşan Can Mirzal, İsviçre’ye çağrıda bulunarak “Federal Konsey’e ve İsviçre Parlamentosu’na sesleniyoruz: Tüm diplomatik gücünüzle derhal bir ateşkes ve Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik tüm saldırıların sona ermesi için çaba gösterin” dedi.

Açıklamada, komitenin Kürt halkının taleplerini desteklediği ve İsviçre’nin, Suriye’deki dini ve etnik azınlıklar için yeterince çaba göstermediği kaydedildi. Die Mitte Ulusal Meclis Üyesi Stefan Müller-Altermatt, “Rojava için siyasi destek gerekiyor. Tüm bölge için diplomatik bir atılım şart. İsviçre isterse bir rol oynayabilir” diye ifade etti.

SP Ulusal Meclis Üyesi Fabian Molina ise, Özerk Yönetim'in Suriye’de ayakta kalmasının İsviçre’nin güvenlik politikası açısından da önemli olduğunu ifade ederek Kürt güçlerinin IŞİD’e karşı mücadelede merkezi bir rol oynadığını hatırlattı.

‘Kürtler geçmişte defalarca ihanete uğradı’

Suriye’deki Özerk Yönetim'in yalnızca HTŞ tarafından değil, Türkiye tarafından da saldırıya uğradığını ve ABD’nin bu süreçte “Kürtleri yüzüstü bıraktığını” belirten Yeşiller Partisi Ulusal Meclis Üyesi Balthasar Glättli, “Irak’ta ve Suriye’nin kuzeyinde Kürtler geçmişte defalarca ihanete uğradı. Bugün bu tarihe yeni bir sayfa ekleme fırsatımız var” ifadelerini kullandı.

Komite, İsviçre Federal Konseyi’ne kamplarda tutulan IŞİD üyeleri ve ailelerinin Avrupa’ya ve İsviçre’ye geri dönebileceği riskiyle İsviçre’nin diplomatik olarak bir ateşkes için çaba göstermesi ve insani yardımı artırması gerektiği vurgusunda bulundu.

‘Kazanana kadar direneceğiz’

Öte yandan İsviçre’de Kürt kurumlarının çatı örgütü CDK-S ile YJK-S ortak bir açıklama yayımlayarak süreci değerlendirdi. Saldırıların özgür Kürt iradesini hedef aldığı belirtilerek, dört parça Kürdistan halkının bu saldırılara karşı tarihsel bir direniş pozisyonu aldığı vurgulandı. Açıklamada, yurtdışında sürdürülen kitlesel eylemlerin Rojava’da direnen halka moral verdiğine dikkat çekilerek direnişin yerel değil, evrensel bir anlam taşıdığı ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, Türk devletinin ve bağlı güçlerin Kobanê başta olmak üzere Rojava’ya yönelik saldırılarını artırma ihtimaline işaret edildi. Kobanê’nin özgürleştirilmesinin yıldönümünde saldırıların başladığına işaret edilerek, hem havadan hem karadan saldırıların yoğunlaşabileceği uyarısı yapıldı. Açıklamada direniş hattının terk edilmeyeceğini belirterek, “Mevzilerimizi ve alanlarımızı koruyacağız. Sloganlarımızla, kadınların ve gençlerin kararlı duruşuyla mücadeleyi sürdüreceğiz. Kazanana kadar direneceğiz” denildi.