İran’da katliam tablosu: Protestolarda on binlerce ölüm, sessizlik ve inkar

İran genelinde süren protestoların birinci ayında, insan hakları örgütleri ve uluslararası medya; toplu gözaltılar, zorla itiraflar, internet kesintileri ve sağlık sisteminde yaşanan insani krizle birlikte ağır hak ihlallerine dikkat çekiyor.

Haber Merkezi - İran genelinde başlayan kitlesel protestolar birinci ayını doldurdu. İnsan hakları raporları ve uluslararası medya, baskının artmasına, toplu gözaltılara, zorla alınan itiraflara, internet kesintilerine ve sağlık kurumlarında yaşanan insani krize dikkat çekiyor.

Resmi makamların örtbas politikaları devam ederken, hayatını kaybedenlerin sayısı ve şiddetin gerçek boyutlarına ilişkin devlet verileri ile bağımsız anlatılar arasında derin bir uçurum oluşmuş durumda. Bu tablo, Rojhilat’ı ve diğer kentleri son yılların en ağır siyasi ve insan hakları krizlerinden birinin içine sürüklüyor.

Rojhilat baskı altında

Kürdistan İnsan Hakları Ağı, İran içi iletişimin ağır biçimde kısıtlanmasına ve rejimin ailelere yönelik haber yayılmasını engelleyen baskı ve tehditlerine rağmen, protestoların bastırılması sırasında yaşamını yitiren 126 Kürt yurttaşın kimliğini doğruladığını açıkladı. Katledilenler ağırlıklı olarak Kirmanşah, İlam, Tahran, Elburz, Loristan, Horasan-ı Rezevi, İsfahan, Merkezi, Hürmüzgan ve Huzistan eyaletlerinden. Ağın; edindiği bilgilere göre, İran rejiminin askeri–güvenlik güçleri protestoların bastırılmasında yaygın biçimde savaş mühimmatı kullandı. Çok sayıda vakada göstericiler doğrudan baş ve kalp bölgelerinden hedef alındı.

Cenazelerin bilgileri yayınlandı

Rapora göre bazı vakalarda güvenlik kurumları, cenazelerin ailelere teslimi için yüksek meblağlar talep etti; bazı aileler ise ölüm nedeninin “yüksekten düşme” gibi gerçeğe aykırı ifadelerle kayda geçirilmesini kabul etmeye zorlandı. Ayrıca birçok aile, katliamın sorumluluğunu göstericilere yüklemeleri ya da yaşamını yitiren kişiyi “Besiç üyesi” olarak tanıtmaları için tehdit edildi. Katledilen tüm Kürt yurttaşların isim ve bilgileri, il ve ilçe bazında ağın internet sitesinde yayımlandı.

Gözaltılar devam ediyor

Öte yandan HRANA haber ajansına göre, son günlerde İlam’da en az 19 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Dehloran, Dereşehr, Abdanan, Bedre, İvan-ı Garb, Çerdavel, Sirvan ve çevre köylerden yurttaşlar bulunuyor. Gözaltına alınanlar arasında yaralı halde tutuklananlar ve bir üniversite öğrencisi de var. Aynı zamanda “Birleşik Öğrenciler” kanalı, 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Parisa Hariri’nin Urmiye’deki protestolar sırasında gözaltına alındığını, bilinmeyen bir yere götürüldüğünü ve durumunun belirsiz olduğunu duyurdu. Buna karşılık, Devrim Muhafızları’na bağlı Tesnim ajansı, İlam’da aralarında 4 kadının da bulunduğu 27 kişinin Devrim Muhafızları İstihbaratı tarafından gözaltına alındığını bildirdi.

Veriler yaşananların çok azını yansıtıyor

İran İnsan Hakları Derneği’nin (HRANA) derlediği son verilere göre, protestolarda doğrulanan can kaybı 5 bin 848’e ulaştı. Bunların 5 bin 520’si gösterici, 77’si 18 yaş altı çocuk, 209’u rejime bağlı güçler, 42’si ise gösterici olmayan ya da sivil kişilerden oluşuyor. İncelemesi süren ölümler 17 bin 91 olarak bildirildi. Toplam gözaltı sayısı 41 bin 283, ağır yaralı sayısı 7 bin 804, yayımlanan zorla itiraf videosu sayısı ise 240 olarak kayda geçti.

Bu kapsamda, Kazvin Tıp Bilimleri Üniversitesi’nde okuyan 23 yaşındaki tıp öğrencisi Baharan Taherkhani, savaş mermisi isabetiyle hayatını kaybetti. Ailesinin cenazeyi teslim almak için baskı gördüğü ve defin töreninin ciddi kısıtlamalara tabi tutulduğu bildirildi. Öte yandan Tahran Farabi Göz Hastanesi başhekimi, yaklaşık bin kişinin saçma ve yüksek hızlı mühimmat nedeniyle ağır göz yaralanmalarıyla hastaneye başvurduğunu açıkladı. Sağlık çalışanlarına göre, yaralı sayısının fazlalığı yatak yetersizliğine yol açtı ve hastalar koridorlarda yatırılmak zorunda kaldı.

Farklı eyaletlerde yeni gözaltılar

İnsan hakları raporları ve yerel medyaya göre, son günlerde Çabukser, Benderenzeli ve Reşt’te 4 yurttaş gözaltına alındı; bu kişilere “kamu alanlarını kasten yakma” suçlaması yöneltildi. Aynı zamanda Tesnim, Gülistan eyaletinde “protestoların liderleri” oldukları iddiasıyla 9 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Yezd eyaletinde ise devlet televizyonu, aralarında Bahai yurttaşların da bulunduğu 150 kişinin İstihbarat Bakanlığı tarafından gözaltına alındığını bildirdi. Bu kişiler resmi açıklamalarda “protesto liderleri” ve “yurt dışı medyayla bağlantılı” olarak tanımlandı.

Fars ajansı, Şehrekods Devrim Muhafızları İstihbaratı’na dayanarak 18 kişinin gözaltına alındığını ve itiraf videolarının yayımlandığını aktardı. Çekim koşulları belirsiz bu videolara benzer şekilde Kum, Perend ve Semnan’da da zorla itiraf yayınları yapıldığı; güvenlik kurumlarına bağlı medyada en az 11 zorla itiraf videosu yayımlandığı bildirildi.

Sağlık çalışanlarının gözaltına alınması

İran İnsan Hakları Örgütü, son protestolarda yaralılara yardım edenlere yönelik yeni bir baskı ve şiddetli gözaltı dalgası olduğunu açıkladı. Güvenlik güçlerinin ev ve kliniklere baskın düzenleyerek doktorları ve gönüllü yurttaşları gözaltına aldığı, mallarına zarar verdiği bildirildi. Erdebil’de doktor Amene Süleymani, kentteki protestolarda yaralıları tedavi ettiği için gözaltına alındı. Ayrıca, yaralılara yardım ettikleri için dört doktorun daha gözaltına alındığı ve akıbetlerinin bilinmediği aktarıldı. Bir gönüllü sağlık görevlisinin ise evini yaralılar için sığınak haline getirdiği gerekçesiyle darp edilerek gözaltına alındığı kaydedildi.

İnternet kesintisi: Baskının gizleme aracı

NetBlocks, İran’da protestoların ölümcül biçimde bastırılmasını gizlemek amacıyla uygulandığını belirttiği internet kesintilerinin 17 gündür sürdüğünü açıkladı. NetBlocks’a göre bazı kullanıcılar yalnızca önceden onaylanmış sınırlı hizmetlere erişebiliyor; kimi durumlarda mesaj gönderip almak ancak filtre aşma araçları ile mümkün. Kurum, kısa süreli bağlantı artışlarının “normale dönüş” izlenimi yarattığını, ancak sistematik ve hedefli kesintinin sürdüğünü vurguladı.

Time’ın iki gün raporu

Time dergisine göre, İran Sağlık Bakanlığı’ndan iki üst düzey yetkili, yalnızca 8–9 Ocak tarihlerinde 30 bine kadar kişinin hükümet karşıtı protestolar sırasında hayatını kaybetmiş olabileceğini açıkladı. Yetkililere göre bu iki günde ölü sayısı o denli yüksekti ki bazı sağlık merkezlerinde ceset torbaları tükendi, cenazeler ambulans yerine kamyonlarla taşındı. Time, bu tahminlerin hastanelerde görev yapan doktorlar ve acil ekiplerinin kayıtlarına dayanan gizli istatistiklerle örtüştüğünü aktardı.