‘Her bireyin ve toplumun varlığı kendi diliyle bağlantılıdır’
Kürtçe öğretmenleri ve öğrencileri, dilin ulusal, toplumsal ve kültürel kimliğin temel dayanaklarından biri olduğunu vurgulayarak, “Her bireyin ve toplumun varlığı kendi diliyle bağlantılıdır” dedi.
RONÎDA HACÎ
Hesekê - 1999 yılında UNESCO ve Birleşmiş Milletler tarafından kültürel çeşitliliğin korunması, dil güvenliği ve dillerin desteklenmesi amacıyla 21 Şubat, “Dünya Ana Dil Günü” olarak kabul edildi. Dünya Ana Dil Günü, asimilasyon ve inkara karşı halkların dillerinin korunması için uluslararası hukuk, insan hakları hukuku ve birçok özgürlükçü kurum tarafından desteklenmektedir.
21 Şubat dünyanın dört bir yanında kutlanmaktadır. Kürtçe yüzlerce yıldır yok edilme girişimleriyle karşı karşıya kalmış, ancak Kürtler tüm baskı ve zorluklara rağmen şiir ve türküler aracılığıyla dillerini korumuştur. Rojava Kürdistanı’ndaki Kürtler ile Süryani ve Ermeni bileşenler, 2011 yılına kadar Baas rejiminin baskısı nedeniyle bugünü kutlayamamış; ancak 19 Temmuz Devrimi’nin başlamasından bu yana bugün coşkuyla kutlanmaktadır. Konuya ilişkin Kürtçe öğretmeni Jînda Ehmê ve Kürt öğrenciler ajansımıza konuştu.
‘Evlerden üniversitelere doğru’
Kürtçenin geliştirilmesinde önemli rol oynayan öğretmenlerden biri olan Jînda Ehmê, Esad rejiminin baskı ve saldırıları altında Kürt ailelerin evlerini Kürtçe öğretimi için okullara dönüştürdü. Jînda Ehmê, 21 Şubat’ı kutlayarak Rojava Devrimi’nin tarih, kültür ve ana dili koruma devrimi olduğunu vurguladı.
Jînda Ehmê, devrimin başlangıcında Kürt annelerinin, Baas rejiminin baskı ve saldırılarına rağmen bu adımı kolaylaştırmak için evlerini açtığını belirterek, Kürt halkının kararlılığı sayesinde bireysel evlerden Kürtçe kurumlarına, okullara, ardından enstitülere ve son olarak üniversitelere uzanan bir süreç yaşandığını dile getirdi.
‘Öğretmenler aynı zamanda öğrenciydi’
Jînda Ehmê, Rojava Devrimi’nin ilk aşamasında Kürtçenin geliştirilmesi için öğretmenlerin hem öğretmenlik hem de öğrencilik yaptığını belirtti. O günleri şu sözlerle anlattı:
“Tarih bilinci, kültürel bilinç ve güçlü bir ahlak anlayışına sahip bir nesil inşa etme amacıyla Kürtçe materyaller hazırlandı ve öğretmenler bu materyaller üzerinden eğitildi. Devrimin başlangıcında öğretmenler aynı zamanda öğrenciydi; enstitüler aracılığıyla bu materyaller üzerinden eğitim alıyorlardı.”
‘Kadınlar toplumun yönetim ve eğitim yükünü omuzladı’
Jînda Ehmê, ana dilin geliştirilmesinde kadınların rolüne de değinerek Rojava Devrimi’nde kadınların dil ve eğitim alanında önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Bu süreci şöyle anlattı:
“Kadınlar evde çocuklarını eğitti, aynı zamanda toplumun genel eğitim ve yönetim sorumluluğunu üstlendi. Kadınlar bu devrimde eğitim alanının geliştirilmesinde başarılı oldu. Çünkü bu alana ilgi duyuyorlar ve hem evde hem toplum içinde bunu pratiğe döküyorlar.”
Baas rejimi döneminde büyük zorluklar yaşadıklarını, ancak Türk devleti, IŞİD ve Baas rejiminin sürekli saldırılarına rağmen kendi eğitim sistemlerini örgütleme ve öğretme konusunda başarılı olduklarını belirten Jînda Ehmê, Baas rejiminin yıkılmasının ardından umutlarının ve toplumun beklentisinin ulusal bir kimliğe sahip olmak ve ana dili öğrenmek olduğunu ifade etti.
‘Ana dilde eğitim onurdur’
Jînda Ehmê, ana dilde eğitimin bir onur olduğunu belirterek, “Rêber Öcalan’ın düşünceleri ve şehitlerin kanı sayesinde elde edildi” dedi ve değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Bugün Kürtçe eğitim veriliyor; gazetecilik, yazarlık, bilimsel çalışmalar, sanat, diplomasi, siyaset, araştırma ve her türlü kültürel faaliyet Kürtçe yürütülüyor ve her gün kendine yeni imkanlar yaratıyor. İnsan bilmelidir ki dil yalnızca bir kimlik değildir. Aynı zamanda insanın hakikatinin varlığı ve gelişimidir. Ana dilin tarihi, farkındalıkla ve kavrayışla başlar; ardından üretim, konuşma ve yazma ile devam eder.”
‘Ana dilimiz kimliğimiz ve onurumuzdur’
Ciwana Mihemed adlı öğrenci de 21 Şubat Anadil Günü’nü kutlayarak, “Bu birkaç yıldır rejimin baskılarına rağmen ana dilimizde eğitim görüyoruz. Bir öğrenci olarak her zaman ana dilimizde okuyacak ve onu geliştireceğiz ki özgür bir gelecek inşa edelim. Rejimin yıkılmasından sonra cihatçı HTŞ bölgelerimize saldırdı ve yaklaşık bir aydır okullarımıza gidemiyoruz. Kendi dilimizde öğrenmek ve konuşmak çok güzel bir duygu. Biz dilimizle varız; çünkü dil kimliğimiz ve onurumuzdur” ifadelerini kullandı.
‘Kendi toprağımızda kendi dilimizle okumak hakkımızdır’
Bêrîtan İsmail adlı öğrenci ise bir Kürt kadını olarak kendi toprağında yaşamanın ve Kürtçe eğitim almanın hakkı olduğunu belirterek, “Tarihimizi bilmemiz çok önemlidir. Düşman ne kadar bizi yok etmeye çalışsa da başaramaz. Çünkü 14 yıllık devrim sürecinde dili, tarihi ve kültürü olan bir nesil inşa edildi” dedi.