Gazze'deki kadınlar ateşkesin ikinci aşamasını nasıl değerlendiriyor?
Gazze’deki kadınlar, kayıp ve yıkımın yarattığı ağır yükle yaşam mücadelesi veriyor. Ateşkes ve sınır kapılarının açılması gibi adımlar umut verse de, sevdiklerini kaybetmenin acısı ve günlük zorluklar devam ediyor.
RAFIF ESLEEM
Gazze - Gazze’de kadınlar, süregelen şiddet ve kayıpların ağır yükü altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Ateşkesin uygulanması ve Hamas’ın silahlarının teslimi gibi önemli gelişmeler yaşansa da kuşatma altındaki şehirde günlük hayat hala belirsizlik ve korku içinde geçiyor. Her Filistinli aile çatışmalar nedeniyle en az bir yakınını kaybetmiş durumda. Gazze’deki kadınlar, yıkılan evlerin ve maddi kayıpların telafi edilebileceğini bilse de sevdiklerinin kaybının yarattığı boşluğu hiçbir şeyin dolduramayacağını söylüyor.
‘Kayıpların yerini ne doldurabilir?
Gazze Şeridi’ndeki kadınların saldırılardan ve kayıplardan artık bıktığını belirten Nihal Al-Jarjawi, “Her aile, çatışmalar nedeniyle birini kaybetti. Çatışmalar neden hemen durdurulmuyor? Maddi kayıplar telafi edilebilir, evler yeniden inşa edilebilir ama kaybedilen insan hayatlarının yerini hiçbir şey dolduramaz. Bir oğulun, bir kardeşin yeri nasıl dolduracak?” ifadelerinde bulunuyor.
Kadınların ateşkese ihtiyacı olduğunu dile getiren Nihal Al-Jarjawi özellikle 23 yaşını bile doldurmamış, iki çocuğuyla tek başına ve geçimini sağlayacak kimsesi olmadan kalan genç kadınların yaşadığı zorluklara dikkat çekiyor. Nihal Al- Jarjawi, “Birçok haber var ama özellikle Refah Sınır Kapısı’nın açılması, komşu Arap ülkelerinde mahsur kalanların geçişinin kolaylaştırılması ve hayati tehlikesi bulunan hastaların çıkışına izin verilmesi gibi konularda sahada hiçbir şey uygulanmıyor” diyor.
‘Biz sadece vaatler ve boş sözler istemiyoruz’
Nihal Al-Jarjawi, somut adımlar atılmasını isteyerek, “Örneğin yeniden yapılanma için ülkeye çimento girişine izin verilmeli ve kadınların nakit işlemlerinde karşılaştığı günlük zorlukları hafifletmek için her türlü para birimi, kağıt ve madeni para temin edilmeli. Biz sadece vaatler ve boş sözler istemiyoruz” diye ekliyor.
İnternet ve dijital medya üzerinden haberleri takip etmediğini dile getiren Nihal Al-Jarjawi, daha çok şehir sakinlerinin huzurlu bir yaşam sürebilmesi için uygulanması gereken mekanizmaları tartıştıklarını söylüyor.
Nihal Al-Jarjawi, “İsrail güçlerinin her gün işlediği ihlaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın planında belirtildiği gibi anlaşmanın tam olarak uygulanması umudunu paramparça ediyor” sözlerine dikkat çekiyor.
‘Eşim geri dönemedi’
Kadınlardan Tahani Al-Amarin ise, “Ateşkes terimi savaşçılar için bir mola anlamına gelebilir, ama bizim ruh sağlığımıza da iyi geliyor. Gazze’deki kadınlar olarak iki yıl süren saldırılar boyunca savaşmadığımızı kim söyleyebilir? Yerinden edilme, kayıp, yetersiz beslenme ve barınma gibi zorluklar, bizim ve kız çocuklarımızın günlük mücadelelerinin bir parçası. Eşim saldırının başında tıbbi tedavi için ayrıldı ve o zamandan beri geri dönmedi. Ben çocuklarımı tek başıma büyütmek zorundayım ve eşim İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle Gazze’ye gelemedi. Bu yüzden sınır geçişlerinden gelen haberleri yakından takip ediyorum” diye belirtiyor.
‘Arabulucu ülkeler İsrail’i zorlamalı’
Ateşkesin gerçek anlamda uygulanabilmesi için sınır geçişlerinin her iki yönde açılmasını ve çimento gibi inşaat malzemelerinin girişine izin verilmesini isteyen Tahani Al-Amarin, “Böylece anlaşmanın gerçek bir şekilde uygulandığına ve tüm hükümlerinin yerine getirileceğine inanabiliriz. Arabulucu ülkelerin İsrail’i ateşkesi uygulamaya ve her gün onlarca sivilin hayatını hedef alan hava saldırılarından vazgeçmeye zorlamasını bekliyoruz. Mevcut durum sanki Gazze halkına meydan okunuyormuş gibi, yaşananlardan sorumlu olmasak bile ölüm, çocukları, kadınları ve yaşlıları sürekli rahatsız etmeye devam ediyor” diyor.
Tahani Al-Amarin, sadece Filistin gazeteleri ve internet sitelerini okumakla kalmıyor, yerel radyo istasyonları ve siyasi analizleri de takip ediyor. Tahani Al-Amarin, ABD Başkanı Donald Trump’ın planında yer alan “sarı hat” bölgelerindeki yerinden edilmiş kişilerin evlerine geri dönmesi, yeniden yapılanma, Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönde açılması, barış komitesinin çalışmalarına fiilen başlanması ve kadınların omuzlarındaki yükün hafifletilmesi gibi maddelerin hayata geçirilebileceğine dair umut etmek istiyor.