Gazeteci Bêrîvan Mihemed: Türkiye'nin saldırıları barış süreciyle bağdaşmıyor

Bêrîvan Mihemed, Türkiye'nin Federal Kürdistan'a yönelik askeri operasyonlarını sürdürdüğünü belirterek, “Son saldırılar ve Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit Ankara'nın barış sürecine bağlı olmadığını gösteriyor” dedi.

HÊLÎN EHMED

Silêmanî – Hollanda'da yaşayan gazeteci ve aktivist Bêrîvan Mihemed, Türkiye'nin Federal Kürdistan'a yönelik askeri operasyonlarını değerlendirdi. Bêrîvan Mihemed, saldırıların yalnızca belirli bir bölgeyle sınırlı olmadığını, Türkiye'nin Kürdistan'ın dört parçasında askeri müdahalelerini sürdürdüğünü söyledi.

Bêrîvan Mihemed, Türkiye'nin operasyonlarının Kürdistan'ın toprağını, doğasını ve halkını hedef aldığını belirterek, sınır ihlalleriyle toprakların kontrol altına alınmaya çalışıldığını, ormanların yakılması ve ağaçların kesilmesiyle doğanın tahrip edildiğini, Kürtlerin ise kimlikleri nedeniyle yaşamlarını yitirdiğini ifade etti.

‘Kürdistan Bölgesi yönetimi sessiz kalıyor’

Federal Kürdistan'daki yetkililerin Türkiye'nin askeri operasyonlarına karşı sessiz kaldığını söyleyen Bêrîvan Mihemed, bu durumun saldırıları kolaylaştırdığını söyledi.

Bêrîvan Mihemed, “Kürdistan Bölgesi Hükümeti Türkiye'nin politikalarının bir parçası haline geldi. Türkiye, Güney Kürdistan'daki siyasi partilerin sessizliğinden güç alıyor. Dünyanın hiçbir yerinde işgalci bir güç köyleri işgal edip insanların evlerine dönüşü için şartlar dayatamaz” dedi.

Geçmişte askeri operasyonların bölgedeki gerilla varlığı gerekçesiyle meşrulaştırıldığını hatırlatan Bêrîvan Mihemed, yaklaşık iki yıldır gerillaların barış sürecinde yer aldığını, buna rağmen köylere yönelik askeri operasyonların devam ettiğini söyledi.

Bêrîvan Mihemmed, Kürt halkının bu konuda Federal Kürdistan yöneticilerinden hesap sorması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Daha önce gerillalar dağlarda topraklarını ve halklarını korumak için mücadele ediyordu. Ancak barış sürecinden bahsedilen bu dönemde bu tür saldırıların nedenleri sorgulanmalıdır.”

Bêrîvan Mihemmed, Zaxo bölgesine yönelik saldırıların devam ettiğini belirterek, Kürt halkının bu işgalleri kabul etmemesi ve tepki göstermesi gerektiğini söyledi.

‘Ulusal birlik güçlendirilmeli’

Türkiye'nin saldırılarının yalnızca askeri bir mesele olmadığını savunan Bêrîvan Mihemed, Kürdistan Bölgesi'nin geleceğinin de tehdit altında olduğunu vurguladı.

Kürt siyasi güçlerine birlik çağrısı yapan Bêrîvan Mihemed, Kürdistan'ın geleceğinin yeniden şekillendiği bir dönemde tüm Kürt siyasi aktörlerinin ortak tutum geliştirmesi gerektiğini belirtti. Medyanın da işgal politikalarına karşı toplumu bilgilendirme sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Bêrîvan Mihemed, Irak Parlamentosu'ndaki Kürt temsilcilerin de ortak hareket ederek askeri operasyonlara karşı girişimlerde bulunması gerektiğini söyledi.

‘Köylülere ağır şartlar dayatılıyor’

Bêrîvan Mihemmed, Federal Kürdistan’daki birçok köyün Türkiye ve Kürdistan Demokrat Partisi (PDK) tarafından boşaltıldığını veya katliamlara maruz kaldığını, bu nedenle insanların kendi topraklarında yaşayamadığını belirtti. Bêrîvan konuşmasına şöyle devam etti:

“İşgallere rağmen Türkiye, bölgedeki köylülerin dönüşü için birçok şart ve engel koyuyor. Bu şartlar hiçbir insan tarafından kabul edilemez. Kürt halkı kendi topraklarında Türkiye devleti tarafından köle muamelesi görüyor.”

Bu koşullar arasında köylülerin silah bulundurmaması, evlerinde sınırlı miktarda gıda bulundurabilmesi ve gece köylerinde kalmamalarının yer aldığını dile getiren Bêrîvan Mihemed, bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu belirtti.

Bêrîvan Mihemmed, Türkiye tarafından Kürdistan Bölgesi köylülerine başka şartların da dayatıldığını, medya kurumlarının da bölgedeki işgalleri yansıtmada etkili rol oynamadığını belirterek şöyle dedi:

“Saldırı ve operasyonlar her gün devam ediyor. Medyanın sessizliği siyasi güçlerden kaynaklanıyor ve medya kurumları hükümetin gölgesinde çalışıyor.”

‘Saldırılar ve tecrit barış süreciyle çelişiyor’

Bêrîvan Mihemed, Türkiye'nin barış sürecine yaklaşımını da eleştirerek, Kürt tarafının diyalog için girişimlerde bulunduğunu ancak Ankara'nın bu sürece yeterli karşılığı vermediğini öne sürdü.

Son dönemdeki askeri operasyonların ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sürmesinin, Türkiye'nin barış sürecine bağlı olmadığını gösterdiğini savunan Bêrîvan Mihemed, uluslararası kamuoyunun Abdullah Öcalan'ın sürece ilişkin açıklama yapmasını beklediğini ancak tecridin daha da ağırlaştırıldığını ifade etti.

Bêrîvan Mihemed, “Son saldırılar ve devam eden tecrit, Türkiye'nin barış sürecine gerçekten bağlı olmadığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.