Doktor Evin Xelil: Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de savaş suçları işlendi

Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarda siviller ve sağlık kurumları hedef alındı. Kobanê’de görev yapan Doktor Evin Xelil, hastanelerin bombalanmasını ve sağlık çalışanlarının katledilmesini açık savaş suçları olarak nitelendirdi.

BERÇEM CÛDÎ

Kobanê- Cihatçı HTŞ’ye bağlı silahlı çetelerin Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları, sivilleri ve sağlık kurumlarını hedef alan ağır savaş suçlarını beraberinde getirdi. Hastanelerin bombalandığı, sağlık çalışanlarının katledildiği saldırılara ilişkin konuşan Kobanê’de görev yapan doktor Evin Xelil, yaşananları “tarihi bir direniş ve insanlığa karşı işlenen suçlar” olarak tanımladı.

Kobanê kentindeki Miştenûr Sağlık Merkezi’nde görev yapan doktor Evin Xelil, yaşanan katliamlara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Evin Xelil, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki direnişi “dayanışma ve direnişin zirvesi” olarak tanımlayarak şunları söyledi:

“Yaşadığımız bu yedi gün son derece ağır ve anlam yüklüydü. Bu yüzden günlerce Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de yaşananları konuşabiliriz. Bir hafta boyunca bu mahallelerde eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergilendi. Bu direnişte siviller, sağlık çalışanları, gazeteciler ve hafif silahlı asayiş güçleri yer aldı. Halkın bu birlik ve direnişi; binlerce çete, tank, drone ve her türlü ağır silaha sahip bir düşmana karşı gerçekleşti.”

‘Hastaneler yıkıldı, çalışanlar katledildi’

Evin Xelil, özellikle hastanelerin ve sağlık çalışanlarının hedef alınmasına dikkat çekerek saldırıları şöyle anlattı:

“Çetelerin saldırıları son derece vahşiydi. Bunun sonucunda halk büyük acılar yaşadı ve çok sayıda katliam gerçekleşti. Vahşet öyle bir noktaya ulaştı ki, hastaneler doğrudan bombalandı ve kuşatma altına alındı. Amaç, yaralıların hastanelere ulaşmasını engellemek ve içerideki yaralıların güvenli alanlara çıkmasını önlemekti. Osman ve Xalid Fecr adlı iki hastane vardı; tüm zorluklara rağmen sağlık çalışanları görevlerini yerine getirmek için büyük bir çaba gösterdi. Buna rağmen hastaneler tamamen yıkıldı, birçok doktor ve sağlık emekçisi vahşi yöntemlerle katledildi.”

‘Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de savaş suçları işlendi’

Evin Xelil, HTŞ çetelerinin Halep’te gerçekleştirdiği saldırıları savaş suçu olarak nitelendirdi ve şöyle devam etti:

“Halep’te Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen vahşi saldırılar, daha önce Alevi ve Dürzilere karşı da uygulanmıştı. Bu da bu silahlı grupların, DAİŞ zihniyetine benzeyen ırkçı bir anlayışa sahip olduğunu açıkça gösteriyor. Biz bu zihniyeti Kobanê’ye yönelik saldırılar sırasında da yaşadık. Bu nedenle bu grupları halkını koruyan bir Suriye ordusu olarak tanımlamak mümkün değildir. Aksine bunlar DAİŞ’tir ve Suriye halklarını tasfiye edip yok etmeyi amaçlamaktadır. Tüm bu saldırılar, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insani ve sağlık sözleşmelerinde açıkça tanımlanmış savaş suçlarıdır.”

‘Direnişimizle her zaman başımız dik olacak’

Doktor Evin Xelil, yürütülen direnişe ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Kürt bir kadın ve bir doktor olarak, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki görkemli direnişten büyük bir onur duyuyorum. Halkımızın, savaşçılarımızın ve komutanlarımızın direnişiyle gurur duyuyoruz. Son ana kadar eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergilendi; bu direniş fedai eylemlerine kadar ulaştı. Yaşanan bu günler, Kürt halkının direnişini ve zaferini tanımladı. Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de yükselen bu duruş ve kararlılık, Kürt halkının başının her zaman dik kalmasını sağlayacaktır.”