DEKUP’tan dünya kamuoyuna çağrı: Sessiz kalmayın
Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılara karşı toplanan sivil toplum örgütleri, “Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa yarın daha büyük yıkımlar yaşanır” uyarısında bulunarak, dünya kamuoyuna ‘Sessiz kalmayın’ çağrısı yaptı.
Amed - Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP), HTŞ çetelerinin Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarına karşı Çand Amed Kongre Merkezi önünde açıklama gerçekleştirdi.
Açıklamanın Kürtçe metnini platform adına Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut okudu.
‘İnsanlık suçu işleniyor’
Ruçem Vefa Elyakut, Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde sürdürülen saldırıların açık ve tartışmasız bir “insanlık suçu” olduğunu söyledi. HTŞ’nin yürüttüğü bu saldırıların doğrudan sivilleri hedef aldığını kaydeden Ruçem Vefa Elyakut, şöyle konuştu: “IŞİD saldırıları hâlâ hafızalarda yerini korurken, verilen mücadelelerle geriletilen IŞİD ve politikalarını canlandırıp bölgeyi yeniden dizayn etme çabaları beyhudedir. Yüzlerce sivilin öldürülmesi, yüzlercesinin kaçırılarak akıbetlerinden haber alınamaması, kadınların sokaklarda sürüklenmesi ve binalardan aşağı atılması verilen mesajı net olarak ortaya koymaktadır. Ortaya çıkan sonuç; her şeye rağmen IŞİD’in isim değiştirip yeniden yaşam bulma çabası ve ardından Ortadoğu’nun bu karanlık yapıyla şekillendirilmek istenmesidir. Özellikle Kürt mahallelerinin seçilmesi tesadüfi değildir; bu durum, bundan sonra oluşturulmak istenen politikaların işaret fişeğidir.”
‘Çözüm ihtimali sabote ediliyor’
Saldırıların, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleştiğine vurgu yapan Ruçem Vefa Elyakut, “Son derece manidardır. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Rojava’ya yönelik bu düşmanca tutum, SDG’nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir” dedi.
‘Dünyanın bildiği bir hakikat boğulmaya çalışılıyor’
Daha önce Süveyda’da Dürzilere ve Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıları da hatırlatan Ruçem Vefa Elyakut, “Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür. IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve SDG, Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır” diye belirtti.
‘Rojava’ya sahip çıkmak insanlığa sahip çıkmaktır’
Ruçem Vefa Elyakut, açıklamanın devamında şunları söyledi: “Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla Rojava’nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim’in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır. Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır; Kürt halkı yalnız bırakılmamalıdır. Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır.”