Beluc kadınlarının zorla kaybedilmesi: Kronik bir krizin yeni ve endişe verici boyutu
Raporlar, Pakistan'da Beluc kadınlarının zorla kaybetme vakalarının arttığını ve yeni bir baskı aracı haline geldiğini gösteriyor; insan hakları aktivistleri bağımsız bir uluslararası soruşturma ve sorumlu kurumların hesap vermesini talep ediyor.
Haber Merkezi- Belucistan'da zorla kaybetmeler, büyük bir sorun olarak milyonlarca aileyi belirsizlik içinde bırakmaya devam ediyor. Belucistan Kayıp Kişiler Sesi (VBMP) gibi yerel örgütler, kayıp sayısını binlerle ifade ederken, ağırlıklı olarak erkekler, aktivistler, öğrenciler ve gazeteciler kayıplar arasında yer alıyor.
Artık kadınlar da kaybediliyor
Pakistan'ın resmi kurumları da kayıpları binlerce kişi olarak kayıt altına alırken bu durum, hedef alma modelinin artık yavaş yavaş kadınları da kapsayacak şekilde genişlemesinin zeminini oluşturuyor.
Beluc insan hakları örgütleri ve yerel raporlar, son yıllarda Quetta, Panjgur, Kech, Khuzdar ve Awaran gibi şehirlerde kadınların kaybolması vakalarını belgeledi. Sivil örgütler 2025 yılında öğrenciler, sivil toplum aktivistleri ve sağlık çalışanları olmak üzere çeşitli sosyal kesimlerden kadınların hedef alınmasında bir artış olduğunu bildirdi.
Aktivistler, kadınların hedef alınmasının bireysel ortadan kaldırmanın ötesine geçen ve cinsiyete dayalı korku yaratmayı, savunuculuk ağlarını zayıflatmayı ve Beluc topluluklarının sosyal sermayesini baltalamayı amaçladığını belirtiyor.
Raporlar, sınır birlikleri, terörle mücadele birimleri ve istihbarat teşkilatları, güvenlik ve paramiliter güçlerin birçok kayıp olayının arkasındaki rolünü defalarca ortaya koyuyor; Pakistan hükümeti bu iddiaları reddetse de ancak davaları aydınlatmak ve adaleti sağlamak için bağımsız ve etkili soruşturmalar ve şeffaf yargı süreçlerini de yürütmüyor. Uluslararası kuruluşlar da bağımsız soruşturmaların eksikliği ve faillerin cezasız kalması konusunda uyarıda bulunuyor.
Özellikle kadınların hedef alınması sembolik ve pratik bir ağırlık taşırken, Beluç toplumunda kadınların oluşturduğu destek ağlarını da bozuyor.
Tutuklu aktivistlerin serbest bırakılması talebi
Bu süreçte Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve bağımsız haber ajansları gibi kuruluşlar raporlar ve dosyalar yayınladı ve bağımsız BM uzmanları tutuklu aktivistlerin serbest bırakılmasını ve bağımsız soruşturmalar yapılmasını talep etti. Ancak uluslararası baskı, bağımsız soruşturmalar oluşturmada şimdiye kadar başarısız oldu; aynı zamanda, Mehrang Baloch gibi aktivistlere yönelik son tutuklamalar ve kısıtlamalar da endişeleri artırdı.
Kadınların hedef alınması iki yönlü okunabilir; Daha karmaşık sosyal kontrol yöntemlerine uzanan baskı stratejisinin derinleşmesi ve yumuşamasına; ikincisi, esas olarak ailelerdeki kadınlar etrafında oluşan kolektif kapasitelerin ve savunuculuk ağlarının yok edilme girişimine neden oluyor.
Hesap verebilirlik ve denetim eksikliğinde, bu süreç insan hakları ihlallerinin normalleşmesine ve cinsiyete dayalı baskı mekanizmalarının gelişmesine yol açabilir.