İbtissam Tebbat: Onurlu yaşam koşulları saha çalışmalarıyla desteklenmeli

Demokrasi İçin Genç Kadınlar Derneği üyesi İbtissam Tebbat, kadın sorunlarının yalnızca yasal reformlarla sınırlı kalmaması, saha çalışmalarıyla desteklenmesi ve tüm bölgelerde kadınlara onurlu yaşam koşulları sağlanmasının önemine dikkat çekti.

HANAN HARET

Fas - Kadın hakları tartışmaları, eşitlik mücadelesinin onur, adalet ve kapsayıcı kalkınma ile doğrudan bağlantılı olması nedeniyle toplumsal bağlamdan ayrı ele alınamaz. Ancak özellikle kırsal ve dağlık bölgelerde kadınların karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlar çoğu zaman resmi istatistiklerde yeterince görünür olmaz. Bu nedenle yasal düzenlemelerin kadınların günlük yaşamına nasıl yansıdığına yeniden bakmak ve bu düzenlemeleri gerçek eşitliği sağlayacak, kadınların toplum içindeki konumunu güçlendirecek somut politika ve uygulamalara dönüştürmek büyük önem taşıyor.

Demokrasi İçin Genç Kadınlar Derneği üyesi İbtissam Tebbat, Fas’taki kadın hakları tartışmasının yalnızca elde edilen yasal reformlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Bu reformların kadınların günlük yaşamına etkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren İbtissam Tebbat, ücret adaleti, sosyal haklar ve çeşitli alanlarda eşit fırsat sağlanması gibi taleplerin çoğunun hala çözümsüz kaldığını ifade etti. İbtissam Tebbat, yasal metinlerde kaydedilen ilerlemelere rağmen, yasaların öngördükleri ile kadınların sahadaki deneyimleri arasında hala büyük bir fark olduğunu açıkladı.

‘Kadın hakları mücadelesi, eşitlik mücadelesiyle doğrudan bağlantılıdır’

İbtissam Tebbat, resmi veriler ve istatistiklerin kadınların karşılaştığı gerçek zorlukları ortaya koysa da, rakamların günlük yaşamda yaşanan sorunların tüm boyutunu yansıtamadığını belirtti. Kadın sorunlarının diğer toplumsal sorunlardan ayrı ele alınamayacağını vurgulayan İbtissam Tebbat, kadın hakları mücadelesinin daha geniş sosyal adalet, onur ve eşitlik mücadelesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu sözlerine ekledi.

‘Söylem, somut politika ve uygulamalara dönüştürülmeli’

İbtissam Tebbat, emek, insan hakları ve siyasi alanlardaki aktörlerin, kadın sorunlarını daha büyük bir eşitlik için çabalayan toplumsal bir projenin temel bir parçası haline getiren ortak değerler üzerinde birleştiğini belirtti. Marjinalleşme, şiddet ve olumsuz stereotipler gibi çeşitli ayrımcılık biçimlerinin hala günlük sosyal söylemde yer aldığını dile getiren İbtissam Tebbat, bu nedenle kadın sorunlarının kadın hareketinin önceliklerinin merkezinde bulunduğunu vurguladı. İbtissam Tebbat, gerçek eşitliğe ulaşmanın, eşitliği savunan söylemi somut politikalara ve uygulamalara dönüştürme konusunda gerçek bir irade gerektirdiğini sözlerine ekledi.

Rekabet ve dışlama değil, toplumu inşada ortaklık

İbtissam Tebbat, yıllarca aynı söylemin pratik değişiklik olmadan sürdürülmesinin istenen dönüşümü sağlamayacağını savundu. Ayrıca, kadınların statüsü ve rolü konusunda toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulunan İbtissam Tebbat, kadın ve erkek arasındaki ilişkinin rekabet veya dışlamaya değil, toplumu inşa etmede ortaklığa dayanması gerektiğini vurguladı.

‘Köylerde saha çalışmaları genişletilmeli’

İbtissam Tebbat, kadın örgütlerinden insan hakları örgütlerine kadar farklı aktörler arasında koordinasyonun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. İbtissam Tebbat, özellikle köyler ve dağlık bölgeler gibi kadınların daha karmaşık zorluklarla karşılaştığı alanlarda saha çalışmalarının genişletilmesi gerektiğini vurguladı.

‘İyileştirmenin koşulu mekansal adalet’

İbtissam Tebbat, kadınların hakları ve kazanımları için dünya genelinde verilen mücadele ve fedakarlıkları hatırlamanın önemine dikkat çekti. Kadınların durumunu iyileştirmenin temel koşullarından birinin mekansal adalet olduğunu vurgulayan İbtissam Tebbat, ülkenin tüm bölgelerinde kadınlara onurlu bir yaşam için gerekli koşulların sağlanmasının daha eşit ve adil bir toplum inşa etmenin önemli adımlarından biri olduğunu belirtti.