Rojhilat ve Belucistan’da idamlar, gözaltılar ve infazlar arttı

İran’da savaşla birlikte Rojhilat ve Belucistan’da baskılar yoğunlaştı. İnsan hakları örgütleri, son günlerde Kürt ve Beluc aktivistlerin öldürüldüğünü, idamların gizlice infaz edildiğini ve siyasi tutuklular üzerindeki baskının arttığını belirtti.

Haber Merkezi – İran’da savaş nedeniyle oluşan güvenlik atmosferiyle birlikte Rojhilat (Doğu Kürdistan) ve Belucistan, yeniden idamların, gözaltıların ve devlet kaynaklı şiddetin merkezlerinden biri haline geldi. İnsan hakları kuruluşları, son dört gün içinde Kürt ve Beluç yurttaşlara yönelik çok sayıda hak ihlali yaşandığını, infazların gizlice gerçekleştirildiğini ve ailelerin yoğun baskı altında tutulduğunu bildirdi.

Güvenlik politikaları baskıları artırdı

İnsan hakları savunucuları, İran yönetiminin savaş ortamını muhalif sesleri susturmak için kullandığını belirtiyor. Rapora göre son askeri gelişmelerin ardından gözaltılar, ağır cezalar ve siyasi idamlar hız kazandı. Yalnızca son çatışma sürecinin başlamasından bu yana İran cezaevlerinde en az 37 siyasi ve güvenlik tutuklusunun idam edildiği bildirildi.

Bu davalarda çoğunlukla “İsrail adına casusluk”, “muharebe (moharebe)”, “ulusal güvenliğe karşı faaliyet” ve “muhalif gruplarla iş birliği” suçlamalarının yöneltildiği, ancak yargı süreçlerinin şeffaf olmadığı ve zorla alınan ifadeler konusunda ciddi endişeler bulunduğu ifade edildi.

Dalaho’da iki Kürt kardeş öldürüldü

29 Mayıs 2026 sabahı, İran Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi’nin Kirmanşan eyaletine bağlı Dalaho ilçesinin Qela Kehuş köyünde düzenlediği operasyonda Kürt Yarsan aktivistler Mücteba Veysi ve Meysem Veysi’nin vurularak öldürüldüğü bildirildi. İki kardeşin, Ocak 2026’daki protestoların ardından güvenlik kurumlarının takibi nedeniyle gizlenerek yaşadığı belirtildi.

Operasyon sırasında bölgede bulunan Ferşad Hatemipur’dan ise hala haber alınamadığı kaydedildi. Aynı aileden Secad Veysi’nin de “muharebe” suçlamasıyla idam tehdidi altında olduğu aktarıldı.

Sınır bölgelerinde baskılar sürüyor

Rojhilat’ın Serdeşt kentinde bir Kürt sınır emekçisinin (kolber) güvenlik güçlerinin ateşi sonucu yaralandıktan sonra yaşamını yitirdiği belirtildi. İnsan hakları savunucuları, son yıllarda onlarca kolberin silahsız olmalarına rağmen doğrudan hedef alındığını ifade ediyor.

Belucistan’da gizli idamlar

Belucistan’da ise idamların ve baskıların daha da yoğunlaştığı kaydedildi. İnsan hakları kuruluşları, internet kesintileri ve sansür nedeniyle birçok infazın kamuoyundan gizlendiğini belirtiyor. Zahedanlı bir Beluç tutuklunun ailesine haber verilmeden Meşhed’deki Vekilabad Cezaevi’nde idam edildiği, bir başka Beluç siyasi tutuklunun da son görüş hakkı tanınmadan Zahedan Merkez Cezaevi’nde infaz edildiği bildirildi.

Hak örgütlerinin verilerine göre yalnızca 2025 yılı içinde İran’da en az 143 Beluç yurttaş idam edildi.

Kadınlar ve gençler de hedefte

Çabahar’da silahlı kişilerin bir eve düzenlediği saldırıda bir Beluç kadın yaşamını yitirirken, bir kadın da yaralandı. Ev sakinlerinden bir kişinin kaçırıldığı ve akıbetinin bilinmediği belirtildi. Zahedan’ın Şirabad bölgesinde ise yaklaşık 16 yaşındaki bir kız çocuğunun cansız bedeninin bulunduğu, vücudunda ağır darp izleri tespit edildiği aktarıldı.

‘1980’lerin baskı politikalarına dönüş’

İnsan hakları örgütleri, son dönemde “casusluk”, “muharebe” ve “ulusal güvenliğe karşı faaliyet” suçlamalarının yaygın şekilde kullanıldığını belirterek bunun muhalifleri susturma ve toplumda korku yaratma amacı taşıdığını ifade etti. Özellikle Kürtler, Beluçlar, hakikat arayan aileler ve sivil toplum aktivistlerinin hedef alındığına dikkat çeken kuruluşlar, mevcut uygulamaların 1980’li yıllardaki geniş çaplı baskı politikalarını hatırlattığı uyarısında bulundu.