Fashafuye Cezaevi’nde uyuz salgını: Tutsakların sağlığı tehlikede

Tahran Büyük Cezaevi’nde (Fashafuye) uyuz vakalarının yaygınlaştığına ilişkin haberler üzerine insan hakları savunucuları alarm verdi. Yetersiz hijyen koşulları ve aşırı kalabalık nedeniyle bulaşıcı hastalıkların hızla yayıldığı belirtiliyor.

Haber Merkezi – Tahran Büyük Cezaevi’nde, kamuoyunda bilinen adıyla Fashafuye Cezaevi’nde uyuz hastalığının yaygınlaştığı yönündeki haberler, mahpusların sağlık koşullarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. İnsan hakları savunucuları ve tutuklu hakları örgütleri, cezaevindeki sağlık ve hijyen koşullarının kritik seviyeye ulaştığı uyarısında bulundu.

Yayımlanan raporlar ve mahpus yakınlarından aktarılan bilgilere göre, cezaevindeki hijyen koşulları son derece yetersiz durumda. Deri hastalıkları ve bulaşıcı rahatsızlıkların yaygınlaştığı belirtilirken, çok sayıda mahpusun uyuz belirtileri gösterdiği ifade ediliyor.

Uyuz vakaları artıyor

Raporlara göre, deri parazitlerinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalık olan uyuz, cezaevinin çeşitli koğuşlarında yayılmaya başladı. Hastalığın özellikle ortak kullanılan kıyafetler, battaniyeler ve hijyenik olmayan ortamlar aracılığıyla hızla bulaştığı belirtiliyor.

Mahpuslar, yoğun kaşıntı, deri yaraları ve enfeksiyonların hem fiziksel hem de psikolojik sağlıklarını olumsuz etkilediğini aktarıyor.

Tedavi ve hijyen imkanları yetersiz

İnsan hakları aktivistleri, sağlık hizmetlerine erişimde ciddi eksiklikler bulunduğunu belirtiyor. Doktor ve ilaç yetersizliği ile çevresel hijyen sorunlarının hastalığın kontrol altına alınmasını zorlaştırdığı ifade ediliyor.

Yayımlanan bilgilere göre birçok mahpus, temizlik malzemelerine, temiz kıyafetlere ve temel hijyen ürünlerine yeterince erişemiyor. Bazı koğuşlarda ise aşırı kalabalık koşulların sürdüğü belirtiliyor.

Kaynaklar ayrıca, hasta mahpusların sağlık kontrollerinin yavaş ilerlediğini ve bazı kişilerin uzun süre uygun tedaviye ulaşamadığını aktarıyor.

Bulaşıcı hastalık riski büyüyor

Mahpus hakları alanında çalışan aktivistler, mevcut koşulların yalnızca uyuzla sınırlı kalmayabileceği uyarısında bulunuyor. Cezaevindeki hijyen eksikliği ve sağlık hizmetlerindeki yetersizlik nedeniyle başka bulaşıcı hastalıkların da yayılma riski bulunduğu belirtiliyor.

Açıklamalarda, mahpusların sağlık hizmetlerine erişim hakkının güvence altına alınmasının devletin sorumluluğu olduğu vurgulanırken, gerekli önlemlerin alınmamasının temel hak ihlali anlamına geldiği ifade edildi.

Fashafuye yeniden eleştirilerin odağında

Tahran Büyük Cezaevi, son yıllarda kötü hijyen koşulları, sağlık hizmetlerindeki eksiklikler, aşırı kalabalık ve ağır tutukluluk koşulları nedeniyle sık sık eleştirilerin hedefi olmuştu.

Daha önce de cezaevinde içme suyu sıkıntısı, düşük kaliteli yemekler, yetersiz havalandırma ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlara ilişkin çok sayıda rapor yayımlanmıştı.

İnsan hakları savunucuları, özellikle kronik hastalığı bulunan veya sağlık durumu hassas olan mahpusların mevcut koşullardan daha fazla etkilendiğine dikkat çekiyor.

Acil müdahale çağrısı

Raporların yayımlanmasının ardından insan hakları örgütleri ve mahpus hakları savunucuları, yargı makamları ile Cezaevleri Kurumu’na acil önlem çağrısında bulundu.

Çağrılarda, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, gerekli ilaçların temin edilmesi, hijyen koşullarının iyileştirilmesi ve cezaevindeki aşırı yoğunluğun azaltılması gerektiği belirtildi.

Aktivistler, gerekli adımların atılmaması halinde yüzlerce mahpusun fiziksel ve ruhsal sağlığının ciddi risk altında kalabileceği uyarısında bulundu.