Suriye’de mezhep temelli şiddet derinleşiyor: 4 binden fazla sivil yaşamını yitirdi
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 2024 Aralık ayından bu yana mezhep temelli saldırılar ve infazlarda 4 bin 140 sivilin katledildiğini açıkladı. Raporda, nefret söylemi ve cezasızlık politikalarının toplumsal çöküşü derinleştirdiği uyarısı yapıldı.
Haber Merkezi– Suriye, Esad rejiminin yıkılmasından bu yana en kanlı dönemlerinden birini yaşıyor. Ülkenin birçok bölgesinde infazlar, intikam saldırıları ve mezhep temelli katliamlar artarken, dijital medya üzerinden yayılan nefret söylemleri de toplumsal gerilimi derinleştiriyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin bugün yayımladığı rapora göre, 8 Aralık 2024’ten bu yana mezhep temelli saldırılarda 4 bin 140 sivil yaşamını yitirdi. Ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.
Raporda, 2024’ün son haftalarında Humus, Hama ve Lazkiye başta olmak üzere birçok kentte mezhep aidiyetine dayalı cinayetlerin arttığı belirtildi. 2025 yılı boyunca ise şiddetin daha da yayıldığı ve çocuklar ile kadınların da hedef alındığı ifade edildi.
Gözlemevi verilerine göre, 2025 yılı içinde 1201 kişi infaz ve intikam saldırılarında öldürüldü. Şiddet olayları Humus, Hama, Lazkiye ve Tartus’un yanı sıra Şam, Dera, İdlib ve Süveyda’ya kadar yayıldı.
En az bin 683 sivil katledildi
Raporda, 6 Mart 2025 tarihi saldırılarının en kritik dönüm noktası olduğu kaydedildi. Sahil bölgeleri ve dağlık alanlarda düzenlenen saldırılarda 63 ayrı katliam yaşandığı, Lazkiye, Tartus ve Hama’da bin 683 sivilin katledildiği belirtildi. Çok sayıda kişinin sahada infaz edildiği ve ağır hak ihlallerinin yaşandığı ifade edildi.
Mayıs ayında ise çatışmalar Şam kırsalındaki Sahnaya, Eşrefiye Sahnaya ve Ceramana bölgelerine sıçradı. Bu bölgelerde 18 sivilin öldürüldüğü, bunlardan 14’ünün Eşrefiye Sahnaya’da sahada infaz edildiği kaydedildi.
Süveyda’daki bilanço ise “felaket” olarak tanımlandı. Bölgede yaşanan olaylarda 990 kişinin öldüğü, bunların 823’ünün Dürzi topluluğundan olduğu belirtildi. Ölenler arasında kadınlar, çocuklar ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu ifade edilirken, çok sayıda kişinin Savunma ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı unsurlar tarafından infaz edildiği ileri sürüldü.
2026 yılında da şiddetin sürdüğünü belirten rapor, Humus, Lazkiye ve Hama’da mezhep temelli saldırılarda en az 88 kişinin öldürüldüğünü aktardı.
Raporda ayrıca dijital medya platformlarında örgütlü nefret kampanyalarının yürütüldüğü, “elektronik sinekler” olarak adlandırılan hesapların mezhepçi propaganda ve provokasyonlarla toplumsal kutuplaşmayı körüklediği belirtildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, bazı resmi medya organları ile iktidara yakın çevreleri de mezhepçi dili beslemekle eleştirdi. Raporda, suçların yalnızca mezhepsel kimlikler üzerinden ele alınmasının toplumsal barış açısından ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.
Gözlemevi, cezasızlık politikalarının sürmesi ve nefret söyleminin yaygınlaşmasının Suriye’yi daha büyük bir toplumsal çöküşe sürükleyebileceği uyarısında bulunarak, ülkenin ya adalet ve hesaplaşma yolunu seçeceğini ya da intikam ve nefret sarmalında daha derin bir krize sürükleneceğini belirtti.