Şiraz’da iki kadına hapis ve kırbaç cezası
İran’da protestolarla bağlantılı bir davada Meryem Derisi ve Feriba Hüseyni hakkında hapis ve kırbaç cezaları verildi. Kararlar, yargı süreçleri ve verilen cezaların ağırlığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Haber Merkezi - İran’da son dönemde protestolarla bağlantılı yargı süreçleri, verilen cezalar ve yargılamaların niteliği üzerinden tartışılmaya devam ediyor.
Şiraz’da görülen bir davada iki kadın hakkında açıklanan kararlar, hem cezaların ağırlığı hem de devam eden dosyalar nedeniyle dikkat çekerken, süreçteki uygulamalar ve iddialar kamuoyunda yeniden değerlendirme konusu oluyor.
Edinilen bilgilere göre Şiraz Devrim Mahkemesi 101. Şubesi, Meryem Derisi ve Feriba Hüseyni hakkında verdiği kararı yakın zamanda açıklayarak kendilerine tebliğ etti. Karara göre, Kazeroon’da yaşayan Meryem Derisi, “kamu düzenini ve huzurunu bozmak” suçlamasıyla bir yıl hapis ve 74 kırbaç cezasına çarptırıldı. Ayrıca hakkında “rejim aleyhine propaganda” suçlamasıyla açılmış başka bir dosyanın da devam ettiği ve bu dosyada henüz bir karar verilmediği bildirildi.
5 yıl cezaevinde kalacak
Şiraz’da yaşayan Feriba Hüseyni ise “ülke güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla toplanma ve anlaşma” suçlamasıyla beş yıl hapis, “rejim aleyhine propaganda” suçlamasıyla da bir yıl hapis cezasına mahkum edildi. Mahkeme, onu “liderliğe hakaret” suçlamasından beraat ettirdi. En ağır cezanın uygulanması nedeniyle Feriba Hüseyni hakkında verilen beş yıl hapis cezası uygulanacak.
Hızlı ve ağır cezalar veriliyor
Meryem Derisi 13 Şubat 2026’da Kazeroon’da, Feriba Hüseyni ise 3 Ocak 2026’da Şiraz’da ülke genelindeki protestolar sırasında gözaltına alınmış ve aynı yıl 8 Mart’ta kefaletle geçici olarak serbest bırakılmıştı. Meryem Derisi ve Feriba Hüseyni’nin daha önce de gözaltı ve mahkumiyet geçmişlerinin bulunduğu belirtildi. Dosyaların, son aylarda ülke genelinde yaşanan protestolarla bağlantılı yargı süreçlerinin bir parçası olduğu ifade edilirken, insan hakları raporlarına göre bu protestoların yaygın gözaltılarla karşılandığı ve yönetimin savaş atmosferi ile kırılgan ateşkes ortamını kullanarak vatandaşlar hakkında hızlı ve ağır cezalar verdiği öne sürülüyor.