Avat’ın hikayesi: İran’da internet kesintisi görme engellilerin hayatını nasıl etkiliyor?
İran’da internet kesintileri, milyonlarca insanı etkilerken, özellikle görme engelliler ve dijital ekonomiye bağlı yurttaşlar, kesintilerle birlikte hem hayatlarını hem de gelirlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.
PARSHANG DOLATYARİ
Haber Merkezi- Savaşın başlangıcından ve hatta yakın zamanda ilan edilen ateşkes döneminde bile, İran'da internetin kesintiye uğraması ve kapatılması, artık yalnızca "güvenlik gerekliliği" çerçevesinde açıklanamayan, en belirgin yönetim araçlarından biri haline gelmiştir. Bu olgu, yoksulluk mühendisliği ve insanların sosyal yaşamdan kademeli olarak dışlanması olarak değerlendirilebilecek bir örgütlenme düzeyine ulaşmıştır. Resmi istatistiklere göre, internete bağımlı olan ve günlük aktivitelerini gerçekleştiren, bağımsızlıklarını koruyan 60 milyondan fazla insan (görme engellilerde dahil), artık sadece bilgiye erişimden değil, aynı zamanda dünyada "var olma" olasılığından da mahrum bırakılıyor.
Varoluş ve yokluk arasındaki sınır
Bu durumda, internet artık teknolojik bir araç değil; varoluş ve yokluk arasındaki sınır haline geldi. Bu devasa istatistiklerin ortasında, Rojhilat Kürdistan’dan Awat M.’nin öyküsü, bu durumu sayısal düzeyden insan düzeyine taşıyor. Awat, patlamamış bir mayının patlaması sonucu sağ elini, diğer elinin üç parmağını ve her iki gözünün de görme yetisini kaybetti. Bu felaketten sonra, konuşma yazılımından bankacılık ve iletişim hizmetlerine kadar hayatını internete dayalı olarak yeniden kurdu, ancak şimdi her internet kesintisiyle sadece dünyayla bağlantısı kopmakla kalmıyor, aynı zamanda "yeniden kurduğu hayat" da çöküyor. Onun için internetin kapanması, patlama anına geri dönüş, dünyadan kopma deneyiminin tekrarı anlamına geliyor.

10 yaşındaki kızına bağımlı durumda
Bu çöküş sadece soyut bir düzeyde gerçekleşmiyor; hayatının en küçük anlarında yaşanıyor. Daha önce cep telefonu ve konuşma tanıma yazılımı kullanarak basit bir banka ödemesini kendi başına yapabilen Avat, şimdi internet kesintisinin karanlığında 10 yaşındaki kızına bağımlı durumda. Bir zamanlar bağımsızlığın bir işareti olan şey, şimdi bir bağımlılığa dönüştü. Daha önce sesli navigasyon uygulamalarıyla yaptığı evden çıkmak veya kısa bir rota izlemek gibi en basit hareketler bile artık bozuluyor. İnternet kapalıyken bu cihazlar da kapalı ve şehirde gezinmek için çocuğunun elini tutmak zorunda kalıyor. Avat için şehir artık anlaşılabilir bir alan değil, sadece kızının çocuksu sesiyle anlam kazanan karanlık bir labirent.
Bu bağımlılık sadece pratik değil, aynı zamanda içsel bir çöküş. Yıllarca kaybettiği bağımsızlığını yeniden inşa etmeye çalışan Avat, şimdi en basit işler için bile aynı çocuğuna bağımlı durumda; oysa bunlar bir çocuğun bile yapabileceği şeyler. Burada internetin kesilmesi, çaresizlik durumuna zorunlu bir geri dönüş, tam da aşmaya çalıştığı noktaya geri dönüş anlamına geliyor.
Yoksulluğun mühendisliği ve insanlığın sosyal yaşamdan aşamalı olarak yok edilmesi
Şimdi internetin kesilmesi, vatandaşların günlük yaşamlarını hedef alan bir yönetim aracı haline geldi. Netblocks, İran'daki internet kesintilerinin yaklaşık bin saate ulaştığını bildiriyor. Bu, İran nüfusunun yüzde 70'inden fazlasının (yaklaşık 60 milyon kişi) küresel internete erişimden fiilen mahrum bırakıldığı anlamına geliyor. Bu durum, interneti küresel bir ağdan "kontrollü bir internete”, erişimin siyasi bir ayrıcalık olduğu bir alana indirgedi. Buna dijital gücün yoğunlaşması, yani kontrolün kullanıcıdan hükümete, toplumdan iktidar yapısına aktarılması denebilir. Böyle bir yapıda şeffaflık belirsizliğe, hesap verebilirlik gereksiz hale gelir ve yönetim dışlama ve engelleme temelinde işler.
Görme engelliler: Sessiz bir dışlanmanın cephesinde
Görme engelliler için internet, hayatta kalmanın altyapısıdır. Hareketliliği, bağımsızlığı, katılımı ve hatta insan onurunu mümkün kılar; ancak İran'da, normal şartlar altında bile, birçok dijital hizmet görme engelliler için uyarlanmamıştır ve şimdi, internetin kapatılmasıyla bu sınırlı erişim de kaybolmuştur. Avat için internet, gözlerinin yerini alan şeydir ve internetin kapatılmasıyla bu "dijital göz" kapanmış ve dünya onun için erişilemez hale gelmiştir. Burada, fiziksel ve açık olmayan, ancak yapısal ve görünmez bir şiddet türüyle karşı karşıyayız. Tıpkı mayının bedenini uyarı vermeden yok etmesi gibi, internetin kapatılması da uyarı vermeden hayatının geri kalanını alt üst ediyor.
Görünmez işsizlik: Kayıt dışı silinme
Öte yandan, İran'daki hükümet yetkililerinden alınan resmi istatistiklere göre, yaklaşık 8 ila 10 milyon insan doğrudan internetten gelir elde ediyor. İnternetin makro ekonomiye günlük kaybı yaklaşık 5 milyar toman olup, 30 günlük bir dönemde bu rakam yaklaşık 150 milyar tomana ulaşıyor. Son dönemde, bu durumun 40 gün boyunca devam etmesiyle, makro ekonomiye yaklaşık 200 milyar tomanlık bir kayıp olduğu tahmin ediliyor. Bu kayıp ekonomik aktörler arasında paylaştırılırsa, her bir kişi ortalama günlük 500 bin tomanlık bir kayıp yaşıyor. Birçoğu için bu rakam, geçim kaynaklarının tamamen ortadan kalkması anlamına geliyor.
Her kesintiyle çöken bir sığınak
Ancak bu durumu daha karmaşık hale getiren şey, doğasıdır; çünkü bu bir "doğal kriz" veya "dış şok" değil, toplumdan kaynakların organize bir şekilde sömürülmesidir. Bu, “tersine yeniden dağıtım” olarak adlandırılabilecek bir durumdur; yani, yasa, şeffaflık ve protesto imkanı olmaksızın, aşağıdan yukarıya doğru servet transferi. Avat gibi insanlar için bu rakamların özel bir anlamı var: İnternetin kesilmesi sıfır gelir ve alternatifsiz bir durum anlamına geliyor. Geleneksel iş piyasasında çalışamıyor; dijital ekonomi onun tek sığınağı, her kesintiyle çöken bir sığınak.
İnsanları kontrol etme aracı
Aynı şekilde, İran'ın interneti kesme gerekçelerinden biri de ulusal güvenliktir, ancak pratikte yaşanan şey, güvenlik kavramının bir tür tersine çevrilmesidir. Güvenlik, vatandaşların hayatlarını korumak yerine, onları kontrol etme aracı haline gelmiştir. Avat için gerçek güvenlik, internete istikrarlı erişim, yani hareket etme, çalışma ve iletişim kurma yeteneği anlamına gelir, ancak mevcut politikalar tam olarak bu imkanı ondan alıyor. Sonuç olarak, güvenlik adına uygulanan şey aslında biyolojik güvensizlik yaratıyor.
Bu dışlanma iki kat daha ağır
Kasım 2019 deneyimi ve ateşkesin ardından internet kesintisinin devam etmesi, bu politikanın sürdürülebilir bir yönetim modelinin parçası olduğunu gösteriyor. İstihdamın yüzde 60'ından fazlasının kayıt dışı olduğu bir ekonomide, internet üretim ve gelirde hayati bir rol oynuyor. İnternetin kesilmesi milyonlarca insanı işsiz bırakacak, ancak bu işsizlik hiçbir istatistikte kaydedilmiyor, bu görünmez bir işsizlik. Avat gibi insanlar için bu dışlanma iki kat daha ağır; işsizlik istatistiklerinde veya destek politikalarında görünmüyor. Onun dışlanması sessizce ve tamamen gerçekleşiyor. Bu durum, işgücünün sistematik olarak görünmez kılınması, insanların ekonomiden fark edilmeden elenmesi sürecini temsil ediyor.
Öte yandan, resmi açıklamalara göre birçok işletme sadece 20 gün dayanabiliyor; internet kesintisinin ikinci ayına ulaşmasıyla bu, çöküş eşiğini aşmak anlamına geliyor. Resmi iddialara göre, dijital ekonomi için günlük 500 milyar toman ve makro ekonomi için 5 milyar tomanlık kayıp, hikayenin sadece bir parçası. İnternetin kesintiye uğraması, satış ve ödemelerden ulaşıma, müşteri iletişimine ve hatta geleneksel el sanatlarının faaliyetlerine kadar bir dizi sonuç doğurmaktadır.
İran'da yaşananlar, bir tür sessizlik yönetimi
Buna ek olarak, VPN fiyatlarındaki keskin artış gibi yeni maliyetler halka yüklenmiş, öyle ki çoğu vatandaş aylık gelirlerinin bir kısmını sınırlı internet erişimine harcamak zorunda kalmıştır. Öte yandan, bu krizin önemli boyutlarından biri de “sınıfsal internet”in oluşmasıdır. Nüfusun büyük çoğunluğu internete erişimde ciddi kısıtlamalarla karşı karşıyayken, hükümet yapısının bazı kesimleri internete sınırsız erişime sahiptir. Sözde “beyaz” SIM kartlar ve yetkililerin “seslerini başkalarına duyuranlara” internet erişimi sağlayan açıklamaları, internetin kamusal bir haktan siyasi bir ayrıcalığa dönüştüğünü göstermektedir.
Dolayısıyla bugün İran'da yaşananlar, bir tür sessizlik yönetimidir. Dijital kontrol, ekonomik baskı ve sosyal dışlanmayı birleştiren bu politika, insanların bağımsız yaşamdan giderek dışlandığı bir yapı yaratmıştır. Bu arada, Rojhilat’ın sesi bir işaret, milyonlarca insanın başına gelen ama görülmeyen şeylerin bir işareti. İnternet kesintisinde en çok kaybolan şey insan yaşamının olasılığıdır.