Zürih’te kadınlardan barış vurgusu: Süreçlerin öznesi kadınlar olmalı

İsviçre’nin Zürih kentinde düzenlenen uluslararası konferansta farklı ülkelerden kadınlar bir araya gelerek barış süreçlerinde kadınların rolünü, müzakere deneyimlerini ve kalıcı barışın toplumsal zeminini tartıştı. Konferansa yaklaşık 180 delege katıldı.

Haber Merkezi - Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) ile İsviçre Kürt Kadın Birliği (YJK-S) tarafından Zürih’te “Barış, Bizsiz Olmaz” sloganıyla düzenlenen uluslararası kadın konferansı başladı. Kürdistan’ın dört parçası ve çeşitli ülkelerden yaklaşık 180 delegenin katıldığı konferansta, kadınların barış süreçlerindeki rolü, eşit temsiliyet, müzakere deneyimleri ve sürdürülebilir barışın toplumsal zemini ele alınıyor. DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, Kolombiyalı barış müzakerecisi Victoria Sandino ve Bask ülkesinden Kizkitza Gil de San Vicente konuşmacılar arasında yer alıyor.

Zürih’te uluslararası kadın konferansı başladı

Zürih Rote Fabrik’te düzenlenen konferans, sabah saatlerinde siyasetçi Dilan Dirayet Taşdemir’in açılış konuşmasıyla başladı. Açılışın ardından, Pervin Buldan, Victoria Sandino ve Kizkitza Gil de San Vicente’nin katılımıyla “Kadınların barış süreçlerindeki uluslararası deneyimleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Konferans kapsamında gün boyunca farklı başlıklarda atölye ve panel çalışmaları yapılacağı belirtildi.

Pervin Buldan: Kadınlar barışın temel gücüdür

Prof. Dr. Nazan Üstündağ’ın moderatörlüğünde yapılan panelde ilk olarak İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan söz aldı. Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutlayarak konuşmasına başlayan Pervin Buldan, kadınların barış süreçlerindeki rolüne dikkat çekti. Savaş süreçlerinde en fazla mağdur edilen kesimin kadınlar olduğunu belirten Pervin Buldan, buradan hareketle barış süreçlerinin temel öznesinin kadınlar olması gerektiğini vurguladı.

Kadınların barış süreçlerine doğrudan dahil olmasının önündeki zorluklara değinen Pervin Buldan, “Sayın Öcalan her toplantısında bu konuyu masaya yatırır. Kadınların yaşadıklarını, kadın katliamlarını ayrıntılı bir şekilde ele alır. Sayın Öcalan, demokratik entegrasyon sürecinde kadınların önemli bir itici güç olacağına inanıyor ve buna büyük önem veriyor” dedi.

Kadınların her alanda örgütlenmesinin barışa doğrudan katkı sunacağını ifade eden Pervin Buldan, “Barışın toplumsallaşmasını istiyoruz. Bizim coğrafyamızda kadının adı yok; kadının verdiği her mücadele yok sayılır. Tıpkı Kürtlerin inkârı ve yok sayılması gibi kadınlar da yok sayılır. Ancak son çeyrek yüzyılda, özellikle savaş koşullarında Kürt kadınları, kadın mücadelesinin ne kadar hayati olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Buna en somut örneklerden biri Rojava’dır” diye konuştu.

Barış sürecinde yasal düzenleme aşamasına gelindiğine dikkat çeken Pervin Buldan, bu süreçte kadınların aktif biçimde yer alması gerektiğini belirtti. “Kadınların yasal güvence altına alınmadığı bir süreç anlamlı olmayacaktır. Yasal düzenlemeler içerisinde kadınların inkârının ve imhasının önüne geçilmesi, her alanda eşitliğin sağlanması için güçlü güvenceler oluşturulmalıdır” dedi.

“Jin, Jiyan, Azadî” felsefesinin kadınlar için ortaya konulan bir yaklaşım olduğunu ifade eden Pervin Buldan, bu anlayışın bugün dünya çapında bir yaşam felsefesine dönüştüğünü söyledi. “Sayın Öcalan’ın sıkça dile getirdiği ‘Kadını özgür olmayan bir toplum asla özgür olamaz’ sözü, bu sürecin temel yaklaşımını ortaya koyuyor” diyen Pervin Buldan, kadın özgürlüğünün barışın inşasındaki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Victoria Sandino: Kadınlar barışın merkezinde yer almalı

Kolombiyalı eski senatör ve barış müzakerecisi Victoria Sandino, konuşmasına Kürt kadın mücadelesinin dünya genelinde kadınlara ilham verdiğini belirterek başladı. Kolombiya hükümeti ile FARC arasında yürütülen barış sürecine değinen Victoria Sandino, kadınların müzakere süreçlerinde yeterince yer almadığını ancak sahada barışın inşasında kritik rol üstlendiklerini ifade etti.

Victoria Sandino, “Kadınlar, özellikle de anneler, savaşın yarattığı derin tahribatın onarılmasında belirleyici bir rol oynadı. Bizler bu emeğin ve deneyimin müzakere süreçlerine yansıması için ciddi bir mücadele yürüttük. Ancak bu çabalar, kabul edilen ya da çıkarılan yasal düzenlemelere yeterince yansımadı” dedi.

Kadınların barış süreçlerinin merkezinde yer almasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Victoria Sandino, aksi halde kurulacak barışın eksik kalacağını belirtti. “Ne Kolombiya devlet sistemi içinde ne de FARC yapısında kadınların rolü yeterince ele alındı. Oysa bu savaşın en büyük mağdurlarından biri kadınlardı. Buna rağmen Kolombiyalı kadınlar, barış süreçlerinin merkezinde yer almak için mücadele etmeye devam ediyor” diye konuştu.

Kizkitza Gil de San Vicente: Özgürlük mücadelesinde kadınların rolü

Bask Ulusal Kurtuluş Hareketi üyesi ve eski siyasi tutsak Kizkitza Gil de San Vicente konferansa çevrim içi katıldı. Konuşmasına Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep ederek başlayan Kizkitza Gil de San Vicente, Bask ülkesindeki özgürlük mücadelesi ile kadınların rolüne dair değerlendirmelerde bulundu.

Bask kadınlarının ulusal mücadelede yalnızca yer almakla kalmadığını, aynı zamanda kendi kimliklerini ve örgütlülüklerini kabul ettirmek için özel bir mücadele yürüttüğünü belirten Kizkitza Gil de San Vicente, kadınların uzun yıllar boyunca görünürlük, eşit temsiliyet ve karar alma mekanizmalarında yer alma mücadelesi verdiğini ifade etti.

Kadınların ulusal kurtuluş mücadelesinin pasif bir parçası değil, dönüştürücü bir öznesi olma iddiasıyla hareket ettiğini söyleyen Kizkitza Gil de San Vicente, bu yaklaşımın mücadeleyi hem toplumsal hem de siyasal açıdan derinleştirdiğini belirtti.

Konferansın gün boyunca farklı başlıklarda yapılacak panel ve atölye çalışmalarıyla devam edeceği bildirildi.