Fas’ta özel gereksinimli bireyler için haklar kağıtta kaldı
Fas’ta yasal düzenlemelere rağmen özel gereksinimli bireyler eğitim, istihdam ve adalete erişimde ciddi engellerle karşılaşıyor. Kadınlar ise ayrımcılık ve şiddet riskiyle daha fazla karşı karşıya.
Haber Merkezi – Fas’ta özel gereksinimli bireylerin haklarını korumaya yönelik gelişmiş yasal çerçeveye rağmen günlük yaşamda ciddi eşitsizlikler sürüyor. Fas Engelli Kadın Hakları Örgütü, 30 Mart Ulusal Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yasal metinlerle fiili uygulama arasındaki farkın özellikle kadınlar açısından endişe verici boyutta olduğunu belirtti.
Örgüt, Fas’ta 2011 Anayasası, 97.13 sayılı çerçeve yasa ve Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne taraf olunmasına rağmen, bu hakların uygulanmasında yapısal sorunların sürdüğünü vurguladı. Açıklamada, temel hizmetlere erişimde yaşanan güçlüklerin günlük yaşamı doğrudan etkilediği ifade edildi.
Çok boyutlu dışlanma sürüyor
2014 Ulusal Engellilik Araştırması’na göre, özel gereksinimli bireyler nüfusun yaklaşık yüzde 6.8’ini oluşturuyor. Ancak bu kesimin çok boyutlu yapısal dışlanmayla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Eğitim alanında özel gereksinimli çocukların yüzde 60’ından fazlasının eğitim sisteminin dışında kaldığı, okullaşma oranının ise yüzde 40’ı geçmediği kaydedildi. Kız çocuklarında dışlanma oranlarının daha yüksek olduğu ve bu durumun yüzde 60’ı aşan okuryazarlık sorununa yol açtığı ifade edildi.
Ekonomik kırılganlık derinleşiyor
Ekonomik alanda özel gereksinimli bireylerin işgücüne katılım oranının yüzde 13’ü geçmediği, işsizlik oranlarının toplum ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi. Sosyal koruma mekanizmalarından yararlanma oranının sınırlı kaldığı, tedavi, yardımcı cihazlar ve ulaşım gibi giderlerin hane gelirinin yüzde 20 ila 40’ını oluşturabildiği aktarıldı. Bu durumun özel gereksinimli bireyleri yoksulluk ve kırılganlık riskiyle karşı karşıya bıraktığı vurgulandı.
Özel gereksinimli kadınlar daha fazla risk altında
Açıklamada, özel gereksinimli kadınların çoklu ayrımcılığa maruz kaldığı ve cinsel şiddet dahil olmak üzere farklı şiddet türlerine daha açık olduğu belirtildi. Bildirim ve koruma mekanizmalarına erişimde yaşanan zorluklar ile olumsuz toplumsal kalıpların, kadınların kamusal yaşama katılımını sınırladığı ifade edildi.
Adalete erişimin de sınırlı olduğu, işaret dili tercümesi eksikliği, erişilebilir olmayan yargı mekanları ve uygun düzenlemelerin bulunmamasının önemli engeller oluşturduğu kaydedildi. Bilgiye erişimin yetersizliği ve erişilebilir formatların eksikliği de hak kullanımını zorlaştıran faktörler arasında gösterildi.
Yükümlülüklerin uygulanması çağrısı
Örgüt, anayasal ve yasal düzenlemelerin derhal uygulanması çağrısında bulunarak kapsayıcı eğitim, istihdam politikalarının güçlendirilmesi ve sosyal korumanın genişletilmesini istedi. Açıklamada, özel gereksinimli kadın ve kız çocuklarının her türlü şiddetten korunması, adalete erişimin sağlanması ve erişilebilir bilgi mekanizmalarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Ayrıca “yardım” yaklaşımından “hak temelli” yaklaşıma geçilmesinin, eşitlik ve onur temelinde kapsayıcı bir toplumun inşası için temel koşul olduğu vurgulandı.