Geçmişin lezzetlerini bugünle buluşturan iki kadının başarı yolculuğu
Tunus’un kırsal bölgelerinde kadınlar, büyükannelerinden miras kalan tarifleri küçük işletmelere dönüştürerek ekonomik bağımsızlıklarını kazanıyor. Kadınlar, doğal malzemelerle hazırladıkları yiyeceklerle uluslararası başarılar elde ediyor.
İHLAS HAMRUNİ
Tunus - Tunus’un kırsal bölgelerinde, kadim gelenekler ve mirasla yoğrulmuş topraklarda yaşayan kadınlar, günlük yaşamın zorluklarına karşı sarsılmaz bir kararlılık sergiliyor. Küçük mutfaklarından ülkenin daha büyük pazarlarına uzanan emekleriyle, sadece büyükannelerinin tariflerini korumakla kalmıyor, aynı zamanda bu tarifleri gelir getiren küçük işletmelere dönüştürerek hem bağımsızlıklarını sağlıyor hem de ailelerinin yaşam koşullarını güçlendiriyor.
Mounira Azzi, halk mirası ve geleneksel mutfağıyla zengin Sidi Bouzid bölgesinden bir kadın olarak, ailesinden kalan tarifleri koruyup geçim kaynağı haline getirdi. Mounira Azzi, “Yemek mirası benim için sadece kültürel bir miras değildi, zamanla bir yaşam biçimi ve günlük bir mücadele haline geldi” diyor.
Alternatif yollar aradı
Başlangıçta hayatının istikrarlı olduğunu, eşinin çalıştığını, ancak beklenmedik bir durum nedeniyle eşinin işini bırakmak zorunda kaldığını anlatan Mounira Azzi, bu durumun geçimini sağlamak için alternatif yollar aramasına yol açtığını belirtiyor. Mounira Azzi, küçük miktarlarda tütsü hazırlayıp uygun fiyatlarla satarak mütevazı bir işe başladı ve bu süreci, uzun bir çalışma ve özveri yolculuğunun ilk adımı olarak değerlendiriyor.
Zamanla işini, sağlıklı, basit ve lezzetli diğer yemekleri de kapsayacak şekilde genişleten Mounira Azzi, menüsünde nesiller boyu aktarılan tariflere uygun olarak hazırlanan geleneksel tatlılar, çeşitli kuskus türleri ve harissa gibi yemeklere yer verirken, tüm bu ürünlerin doğal malzemelerle ve kısık ateşte yavaşça pişirilerek hazırlandığını ifade ediyor.
Mounira Azzi, “Küçük projem, finansal kaynaklardan ziyade deneyim ve azim sayesinde yavaş yavaş büyümeye başladı. Sürekli çabalarım sayesinde Tunus’ta birçok sergiye katılma fırsatı buldum ve bazı ürünlerim yerel pazarın ötesine geçerek Fransa ve Katar’a kadar ulaştı” diye belirtiyor.
Mounira Azzi, başarısının sadece maddi getirilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kızlarının ihtiyaçlarını karşılamayı ve onları onurlu koşullarda yetiştirmeyi de kapsadığını vurguluyor. Mounira Azzi’ye göre, gerçek eşitlik sadece haklarla sınırlı değil, aynı zamanda sorumluluk almayı, çok çalışmayı ve zor zamanlarda ailenin yanında durmayı da içeriyor.
‘Burası benim gerçek bir üretim alanım haline geldi’
Raja Messaoui ise, tamamen bağımsız çalıştığını belirterek, “Herhangi bir dernek veya kuruluşla bağlantım yok ve tamamen kendime, mutfağıma güveniyorum, burası benim gerçek bir üretim alanım haline geldi” diyor. Üretimin tüm aşamalarını bizzat yürüttüğünü dile getiren Raja Messaoui, bunun malzemelerin temizlenmesi, kurutulması ve gerekirse öğütülmesini de kapsadığını, ardından bunları büyükannelerinden miras aldığı yiyecek ürünlerine dönüştürdüğünü ekliyor.
Raja Messaoui, menüsünde çeşitli kuskus türleri, baharat, zeytin ve konserve üretimi gibi ürünlerin bulunduğunu söylüyor. Her gün farklı bir görevle uğraştığını kaydeden Raja Messaoui, bir gün zeytinleri işlerken, başka bir gün büyükannesinden öğrendiği biber veya bsisa hazırladığını anlatıyor. Raja Messaoui, “Çoğu zaman yerimden ayrılmıyorum, çünkü zamanımın büyük bir kısmını üretime ayırıyorum, sürekli çabanın başarının temeli olduğuna inanıyorum” sözlerine dikkat çekiyor.
‘Amacım sürdürülebilir bir iş kurmak’
Pazarlama ve iletişime büyük önem verdiğini belirten Raja Messaoui, “Sergileri ve çevrimiçi iletişimi kendim yönetiyorum ve tüm katılım ile seyahat masraflarını bizzat karşılıyorum. Amacım sadece sınırlı sayıda ürün satmak değil, sürdürülebilir bir iş kurmak ve pazarda gerçek bir varlık oluşturmak. Ürünlerim arasında yer alan ‘Rab al-hindi’ ve buğday bsisa, kalite ve mükemmellikleri sayesinde ulusal madalyalar kazandı” sözleriyle çalışma yaşamındaki başarıya vurgu yapıyor.
Raja Messaoui, başarının sırrının profesyonel özveride yattığını dile getirerek, “Kendi çocuklarım için yemek hazırlıyormuş gibi çalışıyorum ve bu da ürüne özel bir değer katıyor, onu eşsiz ve öne çıkan bir hale getiriyor. Bu yaklaşım, ürünlerime hem kişisel hem de kültürel bir değer kazandırıyor” diyerek sözlerini tamamlıyor.