Tunus’ta iklim değişikliği kadınları daha fazla etkiliyor

Tunus’ta artan sıcaklıklar özellikle tarım sektöründe çalışan kadınları sağlık ve ekonomik açıdan etkiliyor. İklim uzmanı Delile Ammar, kadınların iklim değişikliğine karşı korunması için farkındalık ve destek çalışmalarının artırılmasını istedi.

NEZİHA BOUSSAİDİ

Tunus – Tunus’ta Sonbahar mevsimine girilmesine rağmen hava sıcaklıklarının yüksek seyretmeye devam etmesi, iklim değişikliğinin etkilerini daha görünür hale getiriyor. Artan sıcaklıklar günlük yaşamın yanı sıra sağlık ve ekonomik koşulları da etkilerken, özellikle tarım sektöründe çalışan kadınlar bu değişimlerden daha fazla etkileniyor. Sıcak hava dalgaları ve iklimsel aşırılıklar, kadınların çalışma koşullarını zorlaştırırken sağlık ve geçim kaynakları açısından da yeni riskler ortaya çıkarıyor.

‘Sanayinin gelişmesiyle enerji tüketimi arttı’

Bu kapsamda ajansımıza değerlendirmelerde bulunan iklim değişiklikleri ve enerji uzmanı Delile Ammar, enerji tüketiminin iklim değişikliğindeki etkisine dikkat çekerek, “Enerji kullanımı, ozon tabakasına zarar veren sera gazı emisyonlarının yüzde 70’inden fazlasının kaynağını oluşturuyor. Enerji tüketimi arttıkça ozon tabakası da daha fazla zarar görüyor” dedi. 1700 ve 1800’lü yıllardan itibaren sıcaklık ile gezegendeki karbon miktarının takip edilmeye başlandığını aktaran Delile Ammar, o dönemde sıcaklık değişimlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğunu ve doğanın kendini yeniden dengeleyebildiğini belirtti. Delile Ammar, 1980 yılından itibaren ise sanayinin gelişmesiyle birlikte artan enerji tüketiminin sıcaklıkların büyük ölçüde yükselmesine yol açtığını ifade etti.

Toplumlarda yaşanan belirgin değişimlere dikkat çeken Delile Ammar, “Bunun üzerine bazı uluslararası kuruluşlar karbon emisyonlarının kaynaklarına ilişkin araştırmalar yaptı. Bu araştırmalar, karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 70’inin tüketilen enerjiden kaynaklandığını, sera gazlarının ise çeşitli sanayi faaliyetleri sonucunda da ortaya çıktığını gösterdi. Bu kapsamda sera gazı emisyonlarını azaltmayı amaçlayan çok sayıda uluslararası anlaşma ve sözleşme imzalandı” diye kaydetti.

Sıcaklar tarım işçisi kadınları olumsuz etkiliyor

Doğal bir kaynaktan elde edilen güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerjinin kullanılmasının gezegen ve özellikle ozon tabakası üzerinde olumlu bir etkisi olacağının altını çizen Delile Ammar, sözlerine şöyle devam etti:

“Güneş enerjisi gibi doğal kaynaklardan elde edilen yenilenebilir enerjinin kullanılması, gezegenimiz ve özellikle ozon tabakası üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır. Bu da sıcaklıkların ve iklim değişikliğinin etkilerinin, özellikle savunmasız ve kırılgan kesimlerin, başta da farklı alanlarda çalışan ve tarıma ve toprağa bağlı kadınların üzerindeki etkilerinin azaltılmasına katkı sağlayacaktır. Tarım sektöründe çalışan kadınlar, özellikle sıcak hava koşullarında çocukları ve aileleri için güneş altında bir saat yerine iki saat çalışmak zorunda kalıyor. Sıcaklıkların yükselmesinin tüm olumsuz etkilerini bu kadınlar üstleniyor. Güneş çarpmasına maruz kalıyor ve bu durum ölümle dahi sonuçlanabiliyor. Yaz döneminde klimalı evlerde yaşayan bir kadının sıcaklık nedeniyle hayatını kaybetmesi buna örnek gösterilebilir. Sıcaklık artışlarının ve iklim değişikliğinin sınırları yok. Sera gazı emisyonlarının herhangi bir ülkede ortaya çıkması, dünyanın tüm ülkelerini ve tüm kesimlerini etkiliyor. Bu nedenle her devletin bu yönde çaba göstermesi gerekiyor.”

Delile Ammar, iklim değişikliğinin toplumsal cinsiyet üzerindeki etkilerinin de incelendiğini belirtti. Kadınların toplumsal açıdan kırılgan kesimler arasında yer aldığını ifade eden Delile Ammar, kadınların önemli bir bölümünün tarım sektöründe çalıştığını ve gelirlerinin sınırlı ve istikrarsız olduğunu söyledi. İklim değişikliğinin etkilerinin özellikle bu kesimde daha fazla hissedildiğini söyleyen Delile Ammar, değişen iklim koşullarının tarımsal faaliyetleri, ürünlerin kalitesini ve verimliliğini olumsuz etkilediğini kaydetti. Ürün kalitesindeki düşüşün ihracatın gerilemesine de yol açtığına vurgu yapan Delile Ammar, tüm bu gelişmelerin tarım sektöründe çalışan kadınların istihdam olanaklarını azaltarak ekonomik ve sosyal açıdan daha kırılgan hale gelmelerine neden olduğunu ifade etti.

Sıcaklarda kadınların korunmasına yönelik öneriler

Aşırı sıcaklarda kadınların korunmasına yönelik önerilerini de paylaşan Delile Ammar, kadınların güneş altında çalışırken zorlu koşullara uzun süre dayanmak zorunda kaldığını belirtti. Bu nedenle kadınların desteklenmesi, yönlendirilmesi ve sağlık konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Delile Ammar, güneşin sıcaklığından korunma konusunda sağlık bilgilendirmesi yapılmasının önemine dikkat çekti. Delile Ammar ayrıca sıcak havalarda soğutma araçlarının kullanımına ilişkin bilgilendirme yapılması, ulaşım ve çalışma saatlerinin de iklim koşullarına uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Delile Ammar, “Kadınlara yönelik bilgilendirme, farkındalık ve eğitim programlarının yanı sıra bazı bağışçı kuruluşların desteğiyle çok sayıda atölye ve eğitim kursu düzenleniyor. Kadınlar tarım, sanayi, yönetim veya ev içinde olmak üzere farklı alanlarda yer alıyor ve dolayısıyla çevresel ve iklimsel değişikliklerden etkileniyor. Kadınlar ailenin reisi ve ev işlerinin yürütülmesinden sorumlu kişi oldukları için bu değişikliklerin etkilerini doğrudan hissediyor. Bu etkileri azaltmak ortak çabaların yanı sıra bazı davranışlarımızı ve yaşam biçimlerimizi değiştirmeyi gerektiriyor. Elektrik ve su tüketimini tasarruflu kullanmalı, ev içinde mümkün olan en düşük maliyet ve en az enerji tüketimiyle rahatlık ve refah sağlayacak yöntemler araştırmalıyız” dedi.