Yemen’de öğrenciler yeni eğitim yılına güvenlik endişeleriyle başladı

Yemen’de yeni eğitim yılı, askeri tırmanış, yerinden edilme ve ekonomik sorunların gölgesinde başladı. Öğrenciler güvenlik endişeleri ve zorlu yaşam koşullarına rağmen eğitimlerine devam etmeye çalışıyor.

RAHMA SHANZOUR

Yemen — Yeni eğitim yılının başlamasıyla Yemen’deki okullar ve üniversiteler kız ve erkek öğrencileri yeniden kabul etmeye başladı. Ancak ülkenin farklı cephelerinde süren askeri tırmanış, özellikle çatışma ve güvenlik gerilimlerinden etkilenen bölgelerde eğitim sürecinin düzenli şekilde sürdürülmesinin önünde yeni engeller oluşturuyor.

Öğrencilerin eğitime dönüşü, yıllardır devam eden çatışma, yerinden edilme ve kötüleşen ekonomik koşulların ağırlaştırdığı bir ortamda gerçekleşiyor. Bu koşullar bazı öğrencilerin eğitime erişimini ve devamlılığını zorlaştırırken, yeni eğitim yılı güvenlik, istikrar ve günlük yaşam koşullarına ilişkin endişelerin gölgesinde başladı.

Öğrenciler eğitimlerine devam etmeye çalışıyor

Yıllardır çatışmanın etkilerini yaşayan Taiz kentinde öğrenciler, top mermileri ve ani patlamaların yarattığı endişeye rağmen eğitimlerine devam etmeye çalışıyor. Öğrenci ve akademisyenlerin aktardığına göre güvenlik kaygıları yalnızca eğitim kurumlarıyla sınırlı kalmıyor; öğrencilerin okullara ve üniversitelere gidiş ve dönüşleri sırasında ailelerinin de endişe yaşamasına neden oluyor.

Taiz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Şems Fikri, üniversiteye gitmek üzere evden çıktığı andan itibaren güvenlik endişesi yaşadığını belirtti. Taiz çevresindeki bazı cephelerde askeri gerilimin tırmanmasıyla bu endişelerin arttığını ifade eden Şems Fikri, bu yıl eğitime dönüşün geçmiş yıllardan farklı olduğunu söyledi. Günlük yaşamının her aşamasında güvenlik kaygısının kendisine eşlik ettiğine vurgu yapan Şems Fikri, “Durumun değiştiğini düşünüyorum. Geçmişte biraz da olsa güvenlik hissi vardı, ancak çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte artık top mermileri ve ani patlamalar nedeniyle endişeler oluştu” dedi.

Savaşın sona ermesini umut ediyorlar

Şems Fikri’ye göre bu endişe yalnızca kendisi ve arkadaşlarıyla sınırlı kalmıyor, ailelerine de uzanıyor. Şems Fikri, “Evden çıktığımızda ailelerimizi birçok endişe sarıyor. Babalarımız ve annelerimiz bizim için kaygılanıyor ve başımıza kötü bir şey gelmesinden korkuyor” diye belirtti. Tüm bu endişelere rağmen savaşın sona ermesini umut ettiğini kaydeden Şems Fikri, bunun öğrencilerin tırmanışın yarattığı kaygılardan uzak şekilde eğitimlerine devam etmelerini sağlayacağını dile getirdi.

Şems Fikri’nin yaşadığı endişeler, yıllardır süren çatışmanın etkileriyle ağırlaşan eğitim ortamının bir parçası. Bazı öğrencilerin okullara ve üniversitelere gidiş yollarında yaşadığı güvenlik endişesinin yanı sıra eğitim, binlerce okulun zarar görmesi, yerinden edilme ve eğitim kurumlarına ulaşmanın zorluğu gibi başka sorunlarla da karşı karşıya.

Hükümet verilerine göre yaklaşık 3 bin okulun zarar görmesi veya yıkılması nedeniyle yaklaşık 3 milyon çocuk eğitimden mahrum kaldı. UNICEF ise okul dışında kalan çocukların sayısını 3,7 milyonun üzerinde tahmin ediyor. Yaklaşık 2 bin 916 okulun zarar görmesi veya eğitim dışı amaçlarla kullanılmasıyla kriz daha da derinleşirken, yaklaşık 172 bin öğretmenin üçte ikisinden fazlasının maaşlarının 2016’dan bu yana düzenli olarak ödenmediği belirtiliyor. Yerinden edilmenin sürmesi, okulların uzaklığı, patlayıcı maddelerin oluşturduğu riskler ve kadın öğretmen eksikliğiyle birlikte bazı öğrencilerin ders sıralarına dönüşü, akademik başarıyı aşan ve eğitimlerini düzenli şekilde sürdürme imkanlarını etkileyen zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

‘Öğrencilerin eğitimle bağları koptu’

Taiz Üniversitesi’nde akademisyen Dr. Libya Eş-Şercubi, öğrencilerin ders sıralarına dönmesinin askeri tırmanışla bağlantılı endişelerin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti. Ani top mermilerinin bazı öğrenciler için hala bir endişe kaynağı olduğunu ifade eden Libya Eş-Şercubi, gözlemlerine göre bu endişelerin bazı öğrencileri eğitimlerini bırakmayı düşünmeye itebileceğine dikkat çekti. Libya Eş-Şercubi, eğitimin devam etmesini öğrencileri çevreleyen bir dizi koşulla ilişkilendirerek yerinden edilmenin, yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalan bazı öğrenciler açısından ek bir zorluk oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Sahil bölgelerinden ayrılmak zorunda kalan bazı öğrencilerin eğitimlerine devam etmekte zorluk yaşadığını ifade eden Libya Eş-Şercubi, “Yerinden edilme, özellikle sahil bölgelerinden yerinden edilen öğrenciler açısından büyük bir sorun. Öğrenciler kendilerini okullarından uzakta buldu ve eğitimle bağları koptu. Bunun yanı sıra yaşadıkları bir dağınıklık hali de var. Çatışmaların devam etmesi bu sorunu daha da ağırlaştırabilir ve öğrencilerin kendi okullarına dönmesini zorlaştırabilir. Sahil bölgelerindeki öğrenciler, çatışmalar sona ermediği ve koşullar dönüşlerine izin vermediği sürece kendi okullarında eğitimlerine yeniden başlayamayacak” diye belirtti.

Çok sayıda cephede askeri tırmanış sürerken öğrencilerin okullara ve üniversitelere dönüşü, yeni eğitim yılının başlamasından çok daha büyük sorunları beraberinde getiriyor. Bazı öğrenciler için eğitime devam etmek, güvenlik endişeleri, yerinden edilme ve savaş yıllarında ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle zorlaşıyor. Aileler ve öğrenciler tüm bu zorluklara rağmen eğitimin sürmesi için çaba gösterirken, çatışmaların sona ermesi ve güvenli, istikrarlı bir eğitim ortamının sağlanması önem taşıyor. Böylece çatışma ve yerinden edilmenin yeni nesil Yemenlilerin eğitim hakkının önünde kalıcı bir engele dönüşmesinin önüne geçilebilir.