Gazze'de savaşla birlikte çocukların oyun alanları da yok oldu

Gazze'de savaşın gölgesinde büyüyen çocuklar, oyun oynayacak güvenli alan bulamıyor. Çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığının her geçen gün daha fazla zarar gördüğünü belirten aileler, çocukları için güvenli oyun alanlarının sağlanmasını istiyor.

RAFIF ESLEEM

Gazze - Ekim 2023’te savaşın başlamasından bu yana Gazze Şeridi’nde çocukların oyun oynayabildiği alanlar da savaşın hedefi oldu. Halk parkları, eğlence merkezleri ve çocuk oyun alanları ya tamamen yıkıldı ya da farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı. Bugün birçok çocuk için oyun alanlarının yerini, yıkılmış evlerin enkazı, çadır kampları ve çöp ile kanalizasyon atıklarıyla kirlenmiş sokaklar aldı.

Savaş çocukların güvenli alanlarını yok etti

Gazze’de yaşayan Hala El-Harazin, üç küçük kızının şehirdeki diğer çocuklar gibi oyun oynayabilecekleri güvenli alanlardan mahrum kaldığını söyledi. Çocukların zamanlarının büyük bölümünü, yaz sıcağında bunaltıcı hale gelen çadırların içinde geçirmek zorunda kaldığını belirten Hala El-Harazin, savaş öncesinde mahallelerinde bulunan eğlence parklarının artık ya hastaneye ya da mülteci kamplarına dönüştürüldüğünü ifade etti. Hala El-Harazin, ailelerin geçmişte çocuklarıyla birlikte vakit geçirdiği parkların ve özel olarak düzenlenmiş dinlenme alanlarının bugün artık yalnızca bir anı olarak kaldığını kaydetti.

‘Araçların geçtiği ve kanalizasyonla kirlenmiş sokaklarda oynamak zorunda kalıyorlar’

Hala El-Harazin, “Bugün çocuklar oynamak istediklerinde ya çadırların içinde vakit geçiriyor ve bu durum kalabalık yaşam koşulları nedeniyle zaman zaman komşuların tepkisine yol açıyor ya da enkazların arasında oynuyor. Bu da annelerin çocuklarının yaralanacağı ya da tehlikeli kalıntılardan zarar göreceği korkusunu sürekli yaşamasına neden oluyor. Çocuklar ayrıca araçların geçtiği ve kanalizasyonla kirlenmiş sokaklarda oynamak zorunda kalıyor. Tüm bunlar ciddi sağlık riskleri yaratırken, çocukları da sürekli bir korku, kasvet ve üzüntü atmosferi içinde yaşamaya mahkum ediyor” dedi.

Savaşın başlamasından bu yana İsrail'in Gazze'ye birçok çocuk oyuncağının girişini engellediğini kaydeden Hala El-Harazin, “Özellikle oyuncak bebekler ve takı yapımında kullanılan boncuklar artık ya bulunamıyor ya da fiyatları katlanmış durumda. Bu nedenle anneler oyuncakları kumaş, yün ve eldeki diğer malzemelerden yapmaya çalışıyor. Erkek çocuklar ise zamanlarının büyük bölümünü geri dönüştürdükleri malzemelerle uçurtma yaparak ya da sokaklarda, kamplarda ve mahallelerde futbol oynayarak geçiriyor” ifadelerinde bulundu.

Nihad El-Harazin ise, çocukların oyun oynayabilecekleri güvenli alanların yokluğunun ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, bunun çocukların psikolojik sağlığını ve eğitim hayatını olumsuz etkilediğini söyledi. Çocukların duygusal olarak rahatlayabilecekleri düzenli etkinliklere ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Nihad El-Harazin, oyunun bu ihtiyaçların başında geldiğini ifade ederek, özellikle son dönemde boş arazilere kurulan çadırlardan uzak, savaş enkazından temizlenmiş futbol sahaları ve özel oyun alanlarının oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

Çocukların yaşam koşullarındaki dramatik değişime dikkat çeken Nihad El-Harazin, savaş öncesinde çocukların sınırlı imkanlara rağmen yiyecek, giysi, su ve oyun gibi temel haklardan yararlanabildiğini kaydetti. Ancak bugün çocukların her taraftan enkaz ve savaş kalıntılarıyla çevrili bir ortamda yaşadığını söyleyen Nihad El-Harazin, devam eden İsrail saldırıları nedeniyle annelerin çocuklarını birkaç dakika bile gözden uzak bırakmaya çekindiğini söyledi.

Çocukların psikolojilerine yansımaları

Çocukların güvenlikten ve kendilerine ait oyun alanlarından yoksun bırakıldığını belirten Nihad El-Harazin, bunun çocukların yetişme biçimini ve çevreleriyle kurdukları ilişkiyi olumsuz etkilediğini dile getirdi. Çocukların geçmişe kıyasla daha öfkeli ve agresif hale geldiğine dikkat çeken Nihad El-Harazin, geleneksel oyunların kazandırdığı paylaşım, dayanışma ve rekabet ruhunun yanı sıra, bir dönem Gazze'nin farklı bölgelerini dolaşan kukla tiyatroları gibi etkinliklerin sunduğu eğitsel ve kültürel birikimden de mahrum kaldıklarını açıkladı.

‘Çocuklar için ciddi riskler’

Savaşın ardından çocukların yaşadıkları korkunun etkilerinden kurtulabilmeleri için her türlü bireysel ve toplumsal girişime ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Nihad El-Harazin, çadır kamplarında ve enkazların arasında yaşamaya zorlanan çocukların ağır koşullarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Nihad El-Harazin, sözlerinin sonunda, enkaz ve kirliliğin çevrelediği bu alanların çocuklar açısından kısa ve uzun vadede ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti.