İranlı sporcu Parisa: Kız çocuklarının çabalarını görünce ülkeyi terk edemiyorum

İran’da tekvandocu Parisa M., maruz bırakıldıkları engeller nedeniyle birçok kez ülkesinden göç etmeyi düşündüğünü ancak kız çocuklarının çabalarının kendisini vazgeçirdiğini anlattı.

ŞABNAM TAVAKOLİ

Tahran – İranlı 34 yaşındaki Parisa M., babasının tekvando antrenörü olmasının da etkisiyle 8 yaşında tekvandoya başladığını anlattı. Çocuk yaşlarında antrenmanlarını babasının yanında yaptığını belirten Parisa M., “Herkesin bana sorduğu ilk soru ‘neden dövüş sanatlarını seçtin’ yönündeydi. Ben ‘hayalimin peşinden gidiyorum’ cevabını veriyordum. Bundan başka hiçbir şeyin benim için önemi yoktu” dedi.

‘Defalarca alay konusu oldum’

Ancak toplumun hala kız çocuklarının ve kadınların bu tür sporlara yönelmesine önyargıyla baktığını kendisinin de bu önyargılardan nasibini aldığını dile getiren Parisa M., şunları aktardı: “Çevremde insanlar tarafından defalarca alay konusu oldum. Dövüş sanatçısı olmakla erkek olmak birbiriyle özdeşleştiriliyor. Dövüş sanatlarını erkeklerden daha ilgiyle, hatta belki daha profesyonelce ve ciddiyetle takip eden bir kadınım. Bu alanda karşılaştığım tüm sorunlar ve kısıtlamalar nedeniyle bir erkekten daha çok çabalıyorum.”

‘Ataerkil sistemin etkisinde’

Kız çocuklarının fiziksel zarar görmek istemedikleri için bu sporu yapmaktan çekindiklerini gördüğünü aktaran Parisa M., “Bu benim için üzücü. Çünkü bu düşüncenin nereden kaynaklandığını, bu kaygıların arka planının ne olduğunu biliyorum” dedi. Öğrencilerine her zaman yüzme dersi bile olsa antrenman sırasında birçok zorlukla karşılaşabilecekleri uyarısında bulunduğunu dile getiren Parisa M., “Yarışma sırasında hakemlerden, yüzümüzün incinmesinden, elimizin kırılmasından korkuyoruz. Kadınlar, ataerkil düşüncenin etkisi altında. Ataerkil toplumun istediği de onların korkması” diye konuştu.

‘Tek başımızayız’

Öğrencilerine, hiçbir kuruluşun desteği ve teşviki olmadan bir arada olduklarını vurguladığını aktaran Parisa M., şunları ifade etti: “Burada tek başımıza olduğumuzu söylüyorum. Müsabakalarda örtünmenin zorunlu olmasından, çocukların antrenmanında erkek antrenörlerin bulunmasının yasaklanmasına kadar önümüze birçok taş diziliyor. Dünyanın her yerinde erkekler ve kadınlar birlikte özgürce antrenman yapıyor, yeteneklerini test ediyor. O nedenle rakiplerimizin bizden daha fazla ilerleme kaydetmeleri doğaldır. Yarışmalar ve antrenman süresi giderek daha yoğun hale geliyor. Ama masraflar size ait olsa bile bir erkeğin kulübe girmesine izin verme hakkınız yok.”

‘Kız çocukların çabasını görünce ayrılmaktan vazgeçiyorum’

Birçok kez göç etmeyi düşündüğünü ancak kız çocukların çabasını görünce ülkesinden ayrılmaktan vazgeçtiğini vurgulayan Parisa M. “Ülkeden birer birer ayrılan birçok kadın sporcumuzun başka bir ülke için mücadele edip onların gururu olmak üzere göç ettiğini duydum ve bu beni çok üzüyor. Ben ve diğer meslektaşlarım da ülkeden ayrılırsak kimse kalmaz. Ben burada kendi payıma düşeni ve elimden gelenin fazlasını yaparak kız çocuklarını cesaretlendirmeye çalışıyorum. Bu yüzden diğer arkadaşlarımdan da üzerlerine düşeni yapmalarını istiyorum. Umarım çok da uzak olmayan bir gelecekte sürekli çabalarımızla hem dövüş hem de dövüş dışı kadın sporları alanında reformlar göreceğiz” şeklinde konuştu.