Tunuslu kadınlar sporu yaşamlarının parçası haline getiriyor

Tunuslu kadınlar, sporu yalnızca fiziksel sağlık için değil, psikolojik dengeyi korumanın da bir yolu olarak görüyor. Spor salonlarına katılımın arttığı bölgede kadınlar, sporun yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirtiyor.

İHLAS HAMRUNİ

Tunus- Tunus'un Kasserine Vilayeti'ndeki bir spor salonunda, müzik sesleri egzersiz ekipmanlarının ritmine karışırken farklı yaşlardan kadınlar fitness ve dans başta olm

ak üzere çeşitli spor aktivitelerine katılıyor. Günlük yaşamın sıradan bir parçası gibi görünen bu tablo, aslında kadınların spor alanlarında giderek daha görünür hale geldiği ve sporu yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline getirdiği sessiz bir toplumsal dönüşüme işaret ediyor. Kadınların bireysel deneyimlerinin kesiştiği bu alanlar, yalnızca spor yapılan mekanlar değil, aynı zamanda yaşamın baskılarından uzaklaşarak fiziksel ve psikolojik dengeyi yeniden kurdukları sosyal alanlar olarak da öne çıkıyor.

‘Yalnızca kendime odaklanıyorum’

Kadınlardan Hajar Al-Daasi, yıllar süren hareketsizliğin ardından yeniden spora başladığını ve bu deneyimin geçmiştekinden tamamen farklı olduğunu söyledi. Sporun artık yalnızca fiziksel bir aktivite olmadığını belirten Hajar Al-Daasi, "Benim için spor psikolojik rahatlama sağlayan bir alana dönüştü. Spor salonuna girdiğimde stresi, yorgunluğu ve günlük sorunları geride bırakıyor, yalnızca kendime odaklanıyorum. Egzersiz sırasında enerjimi yeniden toparlıyorum. Spor psikolojik dengemi yeniden kazanmama yardımcı oluyor. Seansı yeni bir insan, yeni bir ruh ve farklı bir ruh haliyle tamamlıyorum" dedi.

‘Bu özel zaman benim için vazgeçilmez’

Etkinin sadece psikolojik yönle sınırlı olmadığını, vücuda da uzandığını dile getiren Hajar Al-Daasi, “Fitness performansımda ve günlük yaşamımdaki hareketliliğimde belirgin bir gelişme yaşadım. Kadınlar bedenlerine ve sağlıklarına önem verir; spor da görünüm ile sağlık arasında denge kurmamıza yardımcı oluyor. Spor salonu aynı zamanda bana ev ve aile sorumluluklarından kısa süreliğine uzaklaşma imkanı sunuyor. Bu özel zaman benim için vazgeçilmez hale geldi. Kadınlar için spor bir lüks değil, zihinsel ve fiziksel sağlığı korumanın ve günlük yaşama daha fazla enerjiyle dönmenin temel yollarından biridir" ifadelerinde bulundu.

‘Spor tercih değil bir gereklilik’

Yıllar önce bir hobi olarak başladığı sporun zamanla yaşam tarzına dönüştüğüne dikkat çeken Buthaina Bin Khamisi, sporun yaşamına kattığı olumlu yönlerini şöyle anlattı:

"Geçmişte kadınlar arasında spor kültürü yeterince yaygın değildi. Bu nedenle kadınların spor yapma oranı da düşüktü. Ancak bugün durum değişti. Kadınlar artık spora daha fazla ilgi gösteriyor ve öneminin daha çok farkına varıyor. Ailevi ve mesleki sorumluluklarıma rağmen spor yapmayı sürdürüyorum, çünkü bunun artık bir tercih değil, zihinsel ve fiziksel dengemi korumak için bir gereklilik olduğuna inanıyorum. Spor, günlük yaşamın stresinden uzaklaşmama yardımcı oluyor ve bana rahatlama hissi veriyor. Aynı zamanda işime ve aile hayatıma daha yüksek bir enerjiyle devam etmemi sağlıyor. Birçok kişi spora gerçek faydalarının farkında olmadan başlıyor, ancak zamanla ruh halinde, sağlık durumunda ve genel enerjisinde meydana gelen değişimi hissediyor. Spor yalnızca kilo vermek ya da fiziksel görünümü iyileştirmekle ilgili değil, zihni ve bedeni birlikte etkileyerek yaşam kalitesini bütünlüklü bir şekilde artırıyor."

‘Toplumsal algılar değişti’

Antrenör Abeer Al-Khamasi de kadınların spor salonlarına katılımında son yıllarda gözle görülür bir artış yaşandığını belirterek, bunun kadın sporlarına yönelik toplumsal bakış açısındaki değişimin bir yansıması olduğunu dile getirdi. Kadınların sporun fiziksel ve psikolojik faydaları konusunda daha bilinçli hale geldiğini ifade eden Abeer Al-Khamasi, "Kadınlar artık sporu ikincil bir aktivite olarak değil, yaşam tarzlarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Spor salonuna yorgun ya da stresli gelen birçok kadın, kısa süre içinde kendisindeki değişimi fark etmeye başlıyor. Antrenmanlarla birlikte enerji seviyeleri yükseliyor, ruh halleri iyileşiyor ve kendilerini psikolojik olarak daha iyi hissediyorlar. Bu değişim birçok kadını spora devam etmeye teşvik ederken, çevrelerindeki kadınları da spor yapmaya yönlendiriyor" dedi.

‘Spor daha erişebilir bir hale geldi’

Spor salonlarında sunulan program çeşitliliğinin de bu ilgiyi artırdığını belirten Abeer Al-Khamasi, fitness ve kuvvet antrenmanlarından dans egzersizlerine, boks gibi farklı spor dallarına kadar uzanan seçeneklerin kadınların ilgi alanlarına hitap ettiğini ve sporu daha erişilebilir hale getirdiğini kaydetti. Özellikle boksun kadınlar arasında giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirten Abeer Al-Khamasi, "Boks, yaygın klişelerin aksine kadınların olumsuz enerjilerini atmalarına yardımcı olurken, aynı zamanda fiziksel olarak güçlenmelerini sağlıyor. Kadınlar bu ve benzeri spor dallarında yüksek performans sergileyerek, zaman zaman antrenörlerin beklentilerini dahi aşan bir kararlılık ortaya koyuyor. Bu durum güçlü bir iradeyi ve değişim isteğini yansıtıyor" diye ekledi.

Kadınların spor yapmayı günlük yaşamlarının bir parçası haline getirebilmesi için zaman planlamasının önemine de dikkat çeken Abeer Al-Khamasi, iş ve ev sorumluluklarıyla uyumlu antrenman saatlerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Abeer Al-Khamasi, ayrıca kadınların farklı ihtiyaç ve fiziksel kapasitelerini gözeten nitelikli antrenörler ile uygun spor programlarının varlığının da spora katılımı artıran temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti.

Abeer Al-Khamasi, sporun kadınlar için yalnızca fiziksel görünümü iyileştirmeye yönelik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, "Spor, kadınların zihinsel sağlıklarını güçlendirmelerine ve yaşamın getirdiği baskılarla daha iyi başa çıkmalarına yardımcı olan önemli bir denge aracına dönüştü" sözleriyle değerlendirmelerini tamamladı.