Yemen’de üç kadın bakan: Mücadelenin kazanımı mı, yetersiz temsil mi?
Yeni kurulan Yemen hükümetinde üç kadının bakan olarak atanması kadın hareketi tarafından önemli bir kazanım olarak görülüyor. Ancak yüzde 9’luk temsil oranı, Ulusal Diyalog sürecinde hedeflenen en az yüzde 30 kotanın hâlâ gerisinde kalıyor.
RANYA ABDULLAH
Yemen – Yemenli kadınların karar alma mekanizmalarına katılım talebiyle yürüttüğü uzun soluklu mücadele sonucunda üç kadın önemli bakanlıklara atandı. Ancak bu oran, uluslararası kurumların önerdiği en az yüzde 30’luk temsil hedefinin hâlâ altında kalıyor.
Yemen’de Ulusal Diyalog Konferansı sonuçları, bakanlık atamaları ve karar alma mekanizmalarında kadınlara en az yüzde 30 kota ayrılmasını geçici bir güçlendirme aracı olarak öngörmüştü. Ancak geçen yıllar boyunca Yemenli kadınlar ardı ardına kurulan hükümetlerde temsil dışı bırakıldı; uluslararası toplum tarafından tanınan yönetim altında kurulan hükümetlerde kadınlara yer verilmediği görüldü.
Bu yıl Şubat ayında kurulan yeni hükümette ise kadınlara üç bakanlık verildi. Afrah Abdülaziz ez-Zube Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı, Yargıç İşrak Fadl el-Maktari Hukuk İşleri Bakanı, Ahd Muhammed Salim Ca‘sus ise Kadın İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı olarak atandı.
Atama kararı; Yemen Anayasası’na, 23 Kasım 2011’de imzalanan Körfez İşbirliği Konseyi girişimi ve uygulama mekanizmasına, 7 Nisan 2022 tarihli yetki devri ve Başkanlık Konseyi’nin oluşturulmasına ilişkin kararlara, 2004 tarihli Bakanlar Kurulu Yasası’na ve ayrıca 2026 tarihli (17) sayılı Başkanlık Konseyi Kararı’na dayandırıldı.
Kadınların uzun mücadelesi
Üç kadının önemli bakanlıklara atanması çeşitli çevrelerce memnuniyetle karşılansa da, hükümette kadın temsilinin yüzde 9 seviyesinde kalması birçok kişiye göre kadınların karar alma süreçlerine katılım hakkını karşılamıyor.
Birçok kadın aktivist ise bu atamaların Yemenli kadınların uzun süredir yürüttüğü mücadelenin sonucu olduğunu belirterek, bunu kadınların siyasi güçlenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Ancak hedefin en az yüzde 30 temsil oranına ulaşmak olduğu da vurgulandı.
Aktivistler ayrıca katılımın liyakat ve hak ediş temelinde olması gerektiğini, fırsatların adil dağıtılması ve kadınların karar alma süreçlerine gerçek anlamda dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Kadın katılımı sembolik değil

Sosyal Kalkınma Fonu Sosyal Koruma Projeleri Sektör Sorumlusu Amal eş-Şumeyri, üç kadın bakanın atanması haberini “büyük bir sevinç ve sınırsız bir zafer duygusuyla” karşıladıklarını söyledi. Bunun hükümetin kadın katılımını sembolik değil, ulusal bir gereklilik olarak görmeye başladığının göstergesi olduğunu ifade etti.
Amal eş-Şumeyri, Yemenli kadınların mücadelesinin uzun bir süredir sürdüğünü, 2011 öncesi sürece göre istikrar dönemlerinde dahi devletin kadınların bakanlık görevlerini asli bir hak olarak üstlenebileceğine dair tam bir kanaate ulaşmadığını belirtti.
Kadınların geçmişte yalnızca Sosyal İşler ya da İnsan Hakları gibi belirli bakanlıklarla sınırlandırılmasının, kadının rolüne dair geleneksel bakışın göstergesi olduğunu söyleyen Amal eş-Şumeyri, yeni atamaların bu kalıbı kırdığını, özellikle halk ve siyasi çevrelerce destek gören yetkin kadınların seçilmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Kadın kadroların tercih edilmesini büyük bir kazanım olarak nitelendiren Amal eş-Şumeyri, ancak kadınların hedefinin üç bakanlıkla sınırlı olmadığını, en az yüzde 30 kotaya bağlı kalınması ve liyakat esaslı açık başvuru süreçlerinin işletilmesi gerektiğini belirtti. Amal eş-Şumeyri, “Devlet kurumlarının gerçek anlamda toparlanmasına ve ulusal kalkınma sürecinin doğru bir zemine oturmasına katkı sağlayacağını” ifade etti.
Başka bakanlıklara ulaşma hedefi

Yemen Kadınlar Birliği’nin eş-Şemaytin ilçesi başkanı Semira el-Azzazi ise üç kadının bakanlığa atanmasını kadınlar adına “bir kazanım” olarak değerlendirdi; ancak bunun kadın hareketinin talep ettiği yüzde 30’luk gerçek temsile ulaşmadığını söyledi.
Semira el-Azzazi, genç kadın liderlerin de farklı kademelerde sürece dahil edilmesi gerektiğini belirterek, “Önümüzdeki dönemde devletin tüm mekanizmalarında daha geniş bir kadın varlığı görülmeli” dedi.
Niteliksel bir sıçrama
Eğitim ve Öğretim Müdürlüğ
ü Danışmanı ve Nasırcı Halk Birlikçi Örgütü Merkez Komitesi üyesi Hüda el-Hayderi ise üç kadının önemli bakanlıklara atanmasını Yemen’de kadın katılımı tarihinde “niteliksel bir sıçrama” olarak değerlendirdi. Hüda el-Hayderi, toplumun geleneksel olarak kadınlara uygun görmediği bakanlıklara kadın atanmasının önemli bir gelişme olduğunu ve bunun otuz yılı aşkın süredir devam eden kadın mücadelesinin meyvesi olduğunu söyledi.
Hüda el-Hayderi ayrıca kadınların dışişleri gibi egemen (stratejik) bakanlıklara da atanması gerektiğini belirterek, diyalog, müzakere ve barış inşası alanlarında öne çıkan kadın yetkinliklerinin bulunduğunu vurguladı.
Son olarak, yeni dönemde kadın temsilinin yüzde 30’un üzerine çıkarılması gerektiğini ifade eden Hüda el-Hayderi, bunun kadınların dönüşüm ve değişim süreçlerinde daha güçlü rol oynamasını sağlayacağını ve toplumun tüm kesimleri için kapsamlı bir ulusal açılım yaratacağını dile getirdi.