Hediya Yûsif: Yaşanan olayların sorumlusu Şam hükümetidir
PYD Eşbaşkanlık Divanı üyesi Hediya Yûsif, Kürt halkının haklarının tanınması, ana dilin korunması ve son olayların faillerinin cezalandırılması çağrısında bulunarak, bu olayların sorumluluğunun Şam hükümetine ait olduğunu belirtti.
RONÎDA HACÎ
Hesekê – Suriye geçici yönetimi Eğitim Bakanlığının Kürtçe derslerini okullarda haftada 3 saatle sınırlandıran kararının ardından Kürt toplumunun tepkisi büyürken, Suriye Savunma Bakanlığına bağlı Hesekê Tugayı üyesi Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve Kobanê Cezaevi’nde protestocuların bedenlerini ateşe vermesi bölgedeki gerilimi daha da artırdı.
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlık Divanı üyesi Hediya Yûsif, konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Acil müdahale çağrısı
Sözlerinin başında yaşanan olaylardan Suriye geçici yönetiminin sorumlu olduğuna dikkat çeken Hediya Yûsif, hükümete olayların önüne geçmek için acilen müdahale çağrısında bulundu. Sîpan Hiznî’nin ailesine ve tüm şehit ailelerine başsağlığı dileyen Hediya Yûsif, faillerin açığa çıkarılması ve toplum içindeki karışıklıkların önlenmesi gerektiğini söyledi.
Şu anda Kürt toplumunun gündemindeki temel konunun Kürt halkının hakları olduğunu kaydeden Hediya Yûsif, “Bu hakların yasal aşamadan anayasal aşamaya taşınması gerekiyor. Kürt halkının kendi varlığı, dili ve kültürü var. Bu nedenle Kürtlerin hakları Suriye Anayasası’nda tanınmalı ve korunmalıdır. Kuzey ve Doğu Suriye’deki mücadelemiz 2012 yılından bu yana sürüyor. Bölge halkları ulusal güvenliğin korunması için ağır bedeller ödedi. Kuzey ve Doğu Suriye’de birçok bileşen yüzlerce yıldır barış içinde birlikte yaşıyor. Aralarında kültürel ve ailevi ilişkiler oluşmuş durumda” dedi.
Özerk Yönetim halkların birlikte yaşayabileceğini gösterdi
Özerk Yönetim’in 13 yılı aşkın süredir halkların birliği temelinde bir sistem inşa ettiğini ifade eden Hediya Yûsif, bu süreçte Kürt, Süryani, Arap ve Ermeni halklarının dillerinin ve kültürlerinin korunduğunu ve geliştirildiğini söyledi. Hediya Yûsif, “Bütün halklar kendi kültürleriyle yaşadı ve kendi dilleriyle eğitim gördü. Eksiklerimiz ne kadar olursa olsun, bölge halklarının kendilerini yönetebileceğini ve birlikte yaşayabileceğini kanıtladık. Bölge halkları bu yıllar içerisinde ortak bir yaşam inşa etti ve bu durum, Suriye halklarının güvenli ve istikrarlı koşullarda birlikte yaşayabileceğini gösterdi” ifadelerinde bulundu.
Suriye geçici yönetimi Eğitim Bakanlığının Kürtçe derslerini üç saate indirme kararını geriye dönük bir adım olarak değerlendiren Hediya Yûsif, bu kararın Kürt toplumu içinde büyük bir tepkiye neden olduğunu söyledi. Bölge halkının bugüne kadar sabırlı davrandığını ve sorunlarını diyalog, hukuk ve barışçıl yöntemlerle çözmeye çalıştığını sözlerine ekleyen Hediya Yûsif, “Halkımızı sakinleştirdik. Bu süreci diyalog, hukuk ve barışçıl yöntemlerle ilerleteceğimizi, bu ülke için tüm halkların yaşamını güvence altına alan ortak bir anayasa oluşturacağımızı söyledik. Mücadele yöntemimizi daha iyi bir gelecek inşa etme umuduyla değiştirdik” diye belirtti.
‘Şehit Sîpan’ saldırısı Kürt toplumuna saldırıdır’
Hediya Yûsif, Sîpan Hiznî’nin katledilmesini Kürt toplumuna ve Şam ile yürütülen uzlaşma sürecine yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi. Sîpan Hiznî’nin yalnızca bir kişi olmadığını, Kürt toplumunun korunmasının ve ordunun onurunun simgesi olduğunu belirten Hediya Yûsif, “Şehit Sîpan, özgürlük, eşitlik ve halkların kardeşliğinin destekçisiydi. Ona yönelik saldırı, Kürt toplumuna, ordunun onuruna ve Şam ile yapılan anlaşmaya yönelik bir saldırıdır” sözlerine vurgu yaptı.
Suriye geçici yönetimini bu olayların başlıca sorumlusu olarak göstererek yönetimin bölgedeki olaylar karşısında sorumluluğunu yerine getirmesini isteyen Hediya Yûsif, Kürt dilinin haklarının kısıtlanmasının karışıklıkların önünü açtığını ve ırkçı kişilerin intikam adı altında Kürt halkına saldırmaları için bahane oluşturduğunun altını çizdi. Qamişlo Tugayına yönelik saldırıya, Hesekê’de bilimin geliştirilmesi için çalışan bir kişiye yönelik saldırıya ve Sîpan Hiznî’nin katledilmesine dikkat çeken Hediya Yûsif, yasaları ve adli kurumları olan bir devletin failleri 24 saat içinde yakalayıp cezalandırabileceğini söyledi. Hediya Yûsif, ancak bunun yerine tepkilerini gösteren kişilerin tutuklandığını ifade etti.
‘Bu yangının sorumluluğu Şam hükümetine aittir’
Kobanê Cezaevi’ndeki yangına ilişkin de Halep İç Güvenlik güçlerinin müdahalesinin bu olaya neden olduğunu dile getiren Hediya Yûsif, “Halep Genel Güvenlik güçleri müdahale etmeseydi bu olay yaşanmazdı. Halep Genel Güvenlik güçleri hangi gerekçeyle Kobanê’ye müdahale ediyor? Orada İç Güvenlik Güçlerinin bulunduğunu bilmelerine rağmen müdahale ediyorlar. Bu yangının sorumluluğu Şam hükümetine aittir ve sorumlular hesap vermelidir” dedi.
‘Adaletin yerini bulmasını istiyoruz’
Kürt toplumunun yaşadığı acılara dikkat çekerek Suriye geçici yönetiminin toplumun tepkisini ciddiye alması gerektiğini kaydeden Hediya Yûsif, daha büyük karışıklıkların önüne geçilmesi için hükümete acil müdahale çağrısında bulundu. Hediya Yûsif, “İç savaş çıkmasını istemiyoruz, ancak adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Şehit Sîpan’ın katili ve Kobanê Cezaevi’ndeki olayın sorumluları hesap vermeli. Şam hükümeti kamuoyuna, toplumun bu ülkede bir yol olduğunu ve bu yolun adalet olduğunu bilmesini sağlamalı” diye belirtti.
Hediya Yûsif, Arap aşiretlerine, kimsenin aşiretlerin adını kullanarak Kürt halkını tehdit etmesine izin vermemelerini de istedi. Kürt ve Arap halklarının yıllardır birlikte yaşadığını hatırlatan Hediya Yûsif, bu ortak yaşamın sürdürülmesi gerektiğini belirterek, “Arap aşiretlerinin şeyhlerinden ve ileri gelenlerinden tutumlarını ortaya koymalarını ve dış güçlerin iç savaş çıkarma planlarının boşa çıkarılması için bu fitnelerin önünü almalarını istiyoruz” ifadelerinde bulundu.
‘Kürtler meşru taleplerini dile getiriyor’
Kürt toplumunun ana dil hakkı talebinden geri adım atmaması gerektiğinin altını çizen Hediya Yûsif, Kürt halkının okullarda kendi dilinde eğitim görmek için sokaklara çıktığını ve bunun meşru bir talep olduğuna vurgu yaptı. Hediya Yûsif, son olayların, Kürtçe dil hakkı talebinin gündemden çıkarılmasına neden olamayacağını söyledi. Kürt toplumuna haklarını bilinçli bir şekilde savunması, fitne ve iç savaş tuzaklarına düşmemesi çağrısında bulunan Hediya Yûsif, “Kürt halkı ne kana susamış ne de işgalcidir. Ancak haklarının tanınması şartıyla Suriye’nin barışı ve güvenliği için her şekilde çalışmaya hazırdır” diyerek sözlerini tamamladı.