Amel Celal: Kadınların siyasi alandaki temsili güçlendirilmeli
Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden Amel Celal, kadınların siyasi alanda daha güçlü ve etkin bir şekilde yer alması gerektiğini belirterek, siyasi partilerde ve karar alma mekanizmalarında kadın temsiliyetinin artırılması çağrısında bulundu.
HÊLÎN EHMED
Silêmanî - Dünyanın dört bir yanında kadınlar toplumsal, kültürel ve siyasi gelişimde önemli bir rol oynadı. Ancak iktidar yapılarına resmi ve sistematik katılım her zaman ciddi ve yapısal engellerle karşı karşıya kaldı. Kadınların karar alma mekanizmalarında anlamlı biçimde yer almasının hükümetlerin performansını iyileştirdiği, yolsuzluğu azalttığı, toplumsal adaleti ilerlettiği ve sürdürülebilir kalkınmayı sağladığı görülüyor.
Mahabad Cumhuriyeti’nin kuruluşundan Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) güçlenmesine kadar Kürt kadınların tarihteki rolü ve etkisi görülürken, kadınların siyasi katılımı çoğu ülkede hala daha derin zorluklarla karşı karşıya. Bunlar arasında yasal ayrımcılık, toplumsal cinsiyet kalıpları, ataerkil yapılar, siyasi tehdit ve şiddet ile ekonomik desteğin yetersizliği bulunuyor. Bu engeller yalnızca kadınların siyasi katılımını sınırlamakla kalmıyor, aynı zamanda demokrasinin temellerini de zayıflatıyor. Bu sorunların çözümü; politika oluşturulmasını, yasal reformları, toplumsal cinsiyet eğitiminin güçlendirilmesini ve kadınların siyasi faaliyetleri için güvenli bir alan oluşturulmasını gerektiriyor.
‘Kadınların daha etkili bir hukuki, anayasal ve sivil mücadele yürütmesi gerekiyor’
Kürdistan Yurtseverler Birliği örgütlerinin yönetim kurulu sorumlusu Amel Celal, 1991 Bahar Ayaklanması’nın ardından Güney Kürdistan’da kadınların diğer kadınlar üzerinde etki bıraktığına dikkat çekti. Amel Celal, ardından kadınlar öncülüğünde başlatılan Rojava Devrimi ile birlikte kurulan Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) Ortadoğu’daki kadınlar üzerinde yeniden önemli ve hızlı bir etki yarattığını kaydetti.
Amel Celal, “Amacımız kadınların ilerleme ve haklarını güvence altına almak. Kadınlar geçmişte ve günümüzde yürütülen mücadelelerde önemli roller üstlendi. Biz kadınların program, plan, strateji ve kadınlara özgü net bir vizyona sahip olması gerekiyor. Kadınların daha etkili bir hukuki, anayasal ve sivil mücadele yürütmesi gerekiyor. Ancak güçlü kadınlarla siyasi taraflar arasındaki ilişkinin yeterli olmaması, kadınların parçalanmasına yol açtı. Bu parçalanma, kadınların düşünsel olarak ayrışmasına ve elde edilen kazanımlar ile kadınlara özgü vizyon konusunda farklı tutumların ortaya çıkmasına neden oluyor” dedi.
Geçmişte kadınların siyasi katılımı konusunda genel bir görüş olmadığını kaydeden Amel Celal, “Geleneksel olarak kadınların görevi yalnızca çocuk yetiştirmek, yemek hazırlamak ve ev işleriyle ilgilenmekti. Bu insani bir görevdir, ancak kadın aynı zamanda güçlü bir siyasi ve insani aktör olmalıdır. Silahlı mücadele ve kadınların silahlı meselelerdeki katılımından oluşan bir geçiş süreci yaşandı. Bu süreci aşmalı ve siyasi meseleler konusunda daha önemli adımlar atmalıyız” ifadelerinde bulundu.
‘Siyasi iktidarın sorgulanması ve denetlenmesi gerekiyor’
Amel Celal, kadınların siyasi katılımının yalnızca siyasi partiler ve parlamentoda temsil edilmekle sınırlı kalmaması, kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti. Yüksek Kadın Konseyi’nde görev yaptığı dönemde, tüm siyasi kurumlarda kadınların kota sistemi temelinde siyasi faaliyetlere katılımını öngören bir yasa tasarısını parlamentoya sunduklarını aktaran Amel Celal, kadınların kazanımlarının artırılması için siyasi iktidarın sorgulanması ve denetlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Amel Celal, kadınların siyasi makamlarda yeterli güce ulaşamamasında kendilerinin de sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Kadınların kendi haklarının yanı sıra diğer kadınların haklarını savunmak için de mücadele etmesi gerektiğine vurgu yapan Amel Celal, “Siyasete daha fazla katılım göstermemizin nedenlerini, katılımın amacını ve siyasetteki rollerimizi daha iyi anlamamız gerekiyor. Gerçek bir temsiliyet ve önemli kazanımlar elde etmek için parlamentoda ve siyasi alanda yeteneklerimizi göstermeli, kadınların siyasi alandaki rolünün ne kadar önemli olduğunu ortaya koymalıyız” diye belirtti.
Siyasi partilerin tüzük ve programlarında kota sisteminin açıkça belirtildiğini kaydeden Amel Celal, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Tüm siyasi partilerin tüzük ve programlarını incelediğinizde kota sisteminin açıkça yer aldığını görürsünüz. Medya çalışanlarının ve sivil toplum örgütlerinin siyasi partiler ve siyasi yapılar içerisinde araştırma yaparak bu tüzük ve programların ne ölçüde hayata geçirildiğini ortaya koyması gerekiyor. Sonuç olarak biz kadınlar bu noktadan başlamalıyız. Çünkü siyasi partiler parlamentoyu ve karar alma mekanizmalarını oluşturan yapılardır. Şu anda tüm sendika ve örgütlerde kadınların en az yüzde 25 oranında temsil edilmesi için çalışıyorum ve bu oranın altında olunmaması gerekiyor. Çünkü sendikalarda ve bazı örgütlerde kadınların temsili konusunda ciddi boşluklar var. Bu nedenle kadınların bu boşlukları doldurmak için kendilerinin mücadele etmesi gerekiyor.”